Okudum
3 stories
KOLUMU KIRDIN YÜZBAŞI \\ YARI TEXTİNG  by Eylullinho
Eylullinho
  • WpView
    Reads 734,310
  • WpVote
    Votes 31,102
  • WpPart
    Parts 67
-TAMAMLANDI- Dalga geçmek dışında hiçbir işe yaramayan arkadaş grubumla birlikte Hakkâri'de olmayan bir şey yaptık. Korku Evi açtık. İlk randevu oluşturanlar Hakkari'nin en bilinen timi. Kanca Timi. Doğum günü olduğu için timi tarafından zorla korku evine gelen komutana yapacağım minnacık bir şaka en fazla neye sebebiyet verir ki? Diğer asker veya asker-texting kurguları gibi ana kızımız okumuş doktor ve öğretmen değil. Çünkü bu hayatın bazı gerçekleri var ve herkes okuyacak diye bir kural yok? Bence bir şansa değer. ∞ Çıtır çerez bir şey. Hikaye'nin kurgusu tamamen şahsıma aittir ve kopyalanması halinde tüm haklar kullanılır. Hikayede geçen, kişiler, olay örgüsü vb. her şey hayal ürünüm olmakla birlikte gerçek dışıdır. Fazla dikkate almamak lazım. #1 - Polis [ 28.10.25 ] #1 - Love [ 07.09.25 ] #1 - Aşk [ 21. 01. 26] #2 - Mizah [ 24.09.25 ] #4 - Edebiyat [ 19.11.25 ]
HAYAT ŞARKISI | TEXTİNG by bu1yazar
bu1yazar
  • WpView
    Reads 91,477
  • WpVote
    Votes 4,158
  • WpPart
    Parts 40
"Bu hayatta işte bu benim şarkım dediğin bir şarkı var mı?" dediğimde sesim resmen içime kaçmıştı. Ellerim titriyor vücudum buz kesmişti adeta. "Sesin." Ney? Sesim. Benim sesim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,862,286
  • WpVote
    Votes 193,885
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.