Atesin_Kizilligi
"Vatanı korumak için giydikleri zırh, kalplerini sakladıkları en güvenli sığınaktı."- Küçük bir çocuk, ailesini kaybeden bir çocuk, asker olmak isteyen bir çocuk; Ars Savaş Dağdelen. Daha küçük yaşlarda babası ve annesini, abisi ile rol model alan çocuktu. Kartondan silahlar yapıp siyaha boyar, gece yatmadan önce babası ile askerlerin helikopterle uçuşunu izler ve bir gün asker olmak istediğini kalbinden geçirir.
Ve şimdi Ars Savaş Dağdelen bir askerdi; barut kokulu, sarsılmaz çelik gibi disiplinli, cesur, zeki ve lider ruhlu. Küçüklüğüne dönüp baktığında buruk ama gururlu bir çocukla her gün daha tehlikeli bir güne uyanıyordu. Onun bu hayatta şanssızca kaybettiği şeyler varken; artık tek kaybedeceği şey elinden kayıp giden teröristlerdi. Ve gittiği tüm görevleri başarı ile yerine getirmek için kendi timini kurmuştu; Keskin Tim'i. Sahada devleşip karanlığa bürünen, adı gibi derileri bir anda vücuttan kazıyan keskin bıçaklar; düşman elinde haince esir alınmış bir tim liderini kurtarıp, ana vatanına götürmek için şanlı kamuflajları bir kez daha kuşanmışlardı. - O karanlık gecelerin ardında, yıldız kadar saydam ama parıltılı biri vardı; Asena Sancaktepe. Küçükken yüreğinde büyüyen bir savaşçı saklıydı. Savaşı isimsiz olmaya ramak kalmış, kırık dökük anılarla yaşamış ve sevgi dolu tabloları izlemekle bitmemişti. Babasından kara, felçli annesinin bedenini toparlamak için çalışması oldukça aktı. Tam bir münzeviydi, bir zırhtı. Fırtınaların sonsuza kadar sürmeyeceğine inanarak uzun bir yolda denizi görmeyi bekleyen yaralı ruhtu.
Bu iki yaralı ruhun ve bedenin karşılaşması; mumlarda dikkatle bakınca ortaya çıkan ve birbirine dokunan iki alevden beden silueti ve kırılan çerçeveli bir aynada camlar kırılmasa bile sağlam duran çerçeve misaliydi. - Sence nasıl karşılaşacaklar?
Hayatlarından çıkacak olan kay