vaelisdes
- Reads 22,064
- Votes 1,281
- Parts 10
𐚁. ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
❛❛ Kelebeğin ruhu yara aldığında, kanatları kesilip geriye onu o yapan hiçbir şey kalmadığında; intihar ipinde sallanmak o kadar acı verici olamaz aslında.
Kanatlarını kül gibi yakan ateşe atıldığında, bir günlük ömrünün olduğunu bilmiyor muydun aslında?
Biliyordun.
Masallara inanmayı tercih ettiğinde, sonuçlarından ⎯geriye elinde kalan boşluğun içini neyle doldurursan doldur.
İşe yaramaz.
Çünkü Pamuk Prenses, bir yabancının elmas elmasına kanacak kadar yalnız bırakılmasaydı, ölümle uyku arasındaki farkı zehirli bir ısırıkta öğrenmezdi.
Ariel, sesini kaybetmenin bedelini bilseydi, ait olmadığı bir dünya uğruna kendinden vazgeçmezdi.
Çünkü Malefiz, kanatları kesilmeseydi kötülüğü bir kimlik gibi taşımak zorunda kalmazdı. Sevdiği tarafından ihanete uğramasaydı, acıyı lanet sanacak kadar sertleşmezdi. Gücün, korunmak için örülen bir diken çiti olduğunu öğrenmeseydi, sevgiyi uykuya mahkûm etmezdi.
Ve kimse, yarasından bir taht kurmak zorunda bırakılmasaydı, karanlığı seçtiği için değil, karanlığa itildiği için hatırlanırdı.
Çünkü masallar, yaralı ruhlara merhem diye anlatılır. Oysa çoğu zaman yarayı saklamaktan başka bir işe yaramaz. Kelebek, kozasını yırtarak doğduğunu unutur; uçmanın bir mucize değil, bir bedel olduğunu bilmezden gelir. O bedel ödenirken alkış tutanlar, kanatların neden titrediğini hiç sormaz.
Ve insan, kendini eksilten her fedakârlığa ⎯kader dediğinde; acı, kutsal bir sabra, yalnızlık, seçilmişliğe, tahammül ise sevgiye benzetildiğinde geriye kalan şey, yaşamaktan çok hayatta kalmaktır.
Oysa kül olan kanatlar yeniden çıkmaz. Masal bittiğinde, prensler gider, büyüler bozulur, ve ip hâlâ oradadır-sadece bu kez boyna değil, göğüs kafesine dolanmıştır. ❜❜
Kalbi katran serisi I.