Purplevoiid
ETRA NULL.
Var olan ama kaydı silinenler.
Yaşayan ama artık insan sayılmayanlar.
Denek olmak güç kazanmak değildi. İnsanlıktan vazgeçmekti. Geçmişi silmekti. Kimliği NULL'a çekmekti.
Bread George Bush, dünyaca ünlü bir bilim insanı. Nobel ödülleri, devrimsel genetik çalışmaları ve insan zihnini çözmeye yaklaşan deneyleriyle tanınıyordu. Kimsenin bilmediği şey ise onun laboratuvarında yapılan tek bir yanlış kodlamanın insanlık tarihinin en büyük felaketini başlatmış olmasıydı. O gün yazılan bir gen dizilimi hatası, canlı ile yokluk arasındaki sınırı yırtmıştı. Ortaya çıkan şey ne tamamen maddeseldi ne de tamamen düşünce. Görünmüyordu, ama vardı.
Saldırgandı.Açtı.
Bush, çözüm olarak dört kadın seçti. Dört farklı ülkeyi, dört farklı kültürü ve dört farklı genetik haritayı temsil eden denekler. Güney Kore'den sessizliğiyle tanınan bir zihin. Amerika'dan iradesi kırılmamış bir beden. Kanada'dan soğuğa alışmış bir bilinç. Brezilya'dan ritimle büyümüş bir ruh. Onlara isim verilmedi. Numara da verilmedi. Çünkü bu bir deney değildi. Bu, insanlığın son savunmasıydı.
Her birine bir simge verildi. Bu simgeler, deney sonrası hayatta kalanların güçlerini temsil ediyordu.
Bu dört kadın gerçekten insanlığı kurtarmak için mi seçilmişti. Yoksa Bread George Bush, yarattığı canavarı yok etmek için değil, onu kontrol edebilmek için mi yeni silahlar yaratmıştı.
Son sayfa kapandığında geriye tek bir soru kalır.
Canavar gerçekten dışarıda mı, yoksa çoktan içimize mi girdi.
©Tamamen Hayal Üründür. Şahsıma aittir. Yetişkin Düzeyidir.!!