sAdEce22o
Bir asker için ölüm, kurşunun bedenini delmesi değil; kardeşlerinin parçalarını kendi elleriyle toplamaktır.
Üsteğmen Sezin Alaz, bir yıl önce şehit verdiği timinin uzuvlarını tek tek topladı ama hiçbirinin yüzüne bakamadı. O günden beri her gece aynı fısıltı zihnini kemiriyor: "Neden bakmadın Sezin, miden mi bulandı?"
Geçmişinden kaçmak için İstanbul'a atandığında, karşısında onu disiplinle ezmeye çalışan soğuk bir tim komutanı bulur. Ancak bir gece çalan özel bir telefon, onu bir hastane odasında hayatının en büyük şokuyla yüzleştirir: %99.9 DNA eşleşmesi.
Doğumda karıştırıldığını ve tüm geçmişinin devasa bir yalan olduğunu öğrenen Sezin için asıl dehşet şimdi başlamaktadır:
Eğer tüm hayatı bir yalansa...
O gün elleriyle topraktan topladığı uzuvlar kime aitti?
Ve yüzlerine bakmaya korktuğu kardeşleri... Gerçekten öldüler mi?
"Yüzüne bakamadığın bir şehidin, gerçekten öldüğünden nasıl emin olabilirsin?"