senasmin2218 adlı kullanıcının Okuma Listesi
41 stories
KAN YAZGISI (BERDEL) by rozamsii
rozamsii
  • WpView
    Reads 299,985
  • WpVote
    Votes 12,226
  • WpPart
    Parts 43
Kitap bana aittir, herhangi bir çalınma durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.! Aşk, bazen bir silahın gölgesinde doğar. Ve bazı yazgılar, kınayla değil kanla mühürlenir. Heja, Mardin'in taş avlularında narinliğiyle büyümüş bir genç kadındır. Ancak bir sabah, abisinin düşman aşiretin kızını kaçırdığı haberiyle dünyası yerle bir olur. Uçurum kenarında alınan bir kararla, iki düşman ailenin kanı durdurulur-ama bir bedelle: berdel. Heja, sevmediği bir adamla; Baran ise adını bile duymadığı bir kızla evlenmeye zorlanır. Bir taraf için fedakârlık, diğer taraf için mecburiyettir bu evlilik. Ama içten içe, kırgın bakışlar, susturulmuş hayaller ve geçmişin kanlı gölgeleri arasında bir kıvılcım belirir. Baran'ın kalbinde bir şeyler kıpırdamaya başlar. Heja'nın sessizliği, içindeki fırtınaya dönüşür. Kimi kaderini seçemez, ama bazıları o yazgıyı yeniden yazmaya cesaret eder... 18.11.2025 Türkiye kategorisinde 1. sırada 18.11.2025 Keşfet kategorisinde 1.sırada 16.12.2025 Güncel kategorisinde 1.sırada 20.12.2025 Keşfet kategorisinde 1.sırada 28.12.2025 Popüler kategorisinde 1.sırada 12.01.2026 Yeni kitap kategorisinde 1.sırada
AŞK VE İNAT by Rulisinzruli_
Rulisinzruli_
  • WpView
    Reads 1,708,533
  • WpVote
    Votes 127,825
  • WpPart
    Parts 47
Bazı karşılaşmalar vardır. Adına tesadüf denir ama kader çoktan kararını vermiştir. Pınar Mir... Üniversite sınavına hazırlanırken bir yandan da babasının sevgisizliğiyle boğuşan genç bir kızdır. Artan zamanlarında, çocukluğundan beri sığındığı ilk adres olan mahalle bakkalına yardım etmeye gider.Yine bir akşamüstü, yardım için gittiği bakkala giren yabancıyla dikkati altüst olur. Belli etmese de o yabancıdan etkilenir. Ancak bir daha görmeyeceğini düşünerek aklına kilit vurur. Ta ki bir başka akşam vakti, o yabancıyı kendi evinde görene dek. O dakikadan itibaren, kilit vurduğu aklı da aşkla hiç tanışmamış kalbi de onu zorlamak için harekete geçer. Ancak genç kızın inadı, hem kalbini hem de aklını sınar. Ve bu inatla sınanacak olan bir isim daha vardır. Ali Sungur. ^^^ -Görücü mü? Kitabının yan karakterleri olan Ali ve Pınar'ın hikayesidir-
GÖRÜCÜ MÜ ? by Rulisinzruli_
Rulisinzruli_
  • WpView
    Reads 6,298,266
  • WpVote
    Votes 415,583
  • WpPart
    Parts 59
Tesadüflerle şekillenen hayatlar ve onları değiştiren seçimler. Rümeysa ile Polat'ın yolları, sıradan olmayan bir tesadüfle kesişti. Peki ya sandıklarımızın ötesinde, gerçek bir kader varsa? Tesadüfler mi, yoksa kader mi onları bir araya getirdi? ^^^^ Yayın Tarihi: 27/12/2022 Son Yayın Tarihi: 27/06/2023
SAUDADE by Rulisinzruli_
Rulisinzruli_
  • WpView
    Reads 1,199,642
  • WpVote
    Votes 67,559
  • WpPart
    Parts 42
Karakaya ailesi, sabaha karşı çalan telefonla oğullarının görevde yaralandığını öğrenir ve apar topar hastaneye koşar. Ancak bilmedikleri bir gerçek vardır ki, o da oğullarını hayatta tutan kişinin görev sırasında ona siper olan en yakın arkadaşı Sungur olduğudur. Sungur ağır yaralanırken, Alp ve Karakaya ailesi ilk kez soğuk hastane koridorunda bir araya gelir. Çığlıkların hastaneyi inlettiği esnada, sedyenin üzerinden düşen Sungur'un kanlı künyesi, Karakaya ailesinin en büyük kızı Efsan Mira'nın gözüne çarpar. Genç kadın, her şeyden bihaber künyeyi kaldırır ve saklar. Yıllar sonra, geçmişle geleceği birbirine bağlayan o küçük metal parçası Efsan Mira'nın hayatını baştan sona değiştirecektir. Abisinin hayatını kurtaran Sungur'a duyduğu minnetin yavaşça aşka dönüştüğünü fark ettiğinde ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir künyenin taşıdığı geçmiş. Bir fedakarlığın gölgesinde büyüyen minnet. Ve o minnetten doğan bir aşk. ^^^^ Yayın tarihi: 12.05.2024
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,900,810
  • WpVote
    Votes 515,116
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
Kan Bedeli  by yazelven
yazelven
  • WpView
    Reads 92,147
  • WpVote
    Votes 3,114
  • WpPart
    Parts 31
Cehenneme hoş geldin katilin kızı ...
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,620,955
  • WpVote
    Votes 701,354
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,426,921
  • WpVote
    Votes 730,028
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 382,886
  • WpVote
    Votes 21,358
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 37,871,556
  • WpVote
    Votes 1,656,150
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!