MalivyaNight
- Reads 67,242
- Votes 1,980
- Parts 11
Altın kapılar ardında yaşasam da özgür değildim.
Duvarlar korumak için değil, kaçmamı engellemek için vardı.
Marcus Wall'in mirasçısı olmak; gücü miras almak demekti ama bedeli masumiyetimdi.
Bana "prenses" diyorlardı.
Oysa ben, tahtın değil, karanlığın varisiydim.
İsveç yeraltı dünyasının en korkulan mafya liderlerinden biri olan Marcus Wall'in kurduğu imparatorluğun biricik prensesiydim.
Bu unvan kulağa masalsı geliyordu belki ama gerçekte taçtan çok zincir gibiydi.
Marcus'un adı fısıltıyla anılır, girdiği her ortamda sessizlik çökerdi; ben ise o sessizliğin ortasında büyüdüm.
...
Geniş koltuğa oturdu. Rahattı. Alanına hâkimdi. Bacaklarını iki yana açtı, hiçbir şey söylemeden dizine bir kez pat pat vurdu. O küçücük hareket... bağırmasından daha emrediciydi.
Yerini biliyorsun.
İstemesem de yaklaştım. Dizlerim titriyordu. Başımı kaldırmaya cesaret edemedim. Kucağına oturduğum an omuzlarım kilitlendi. Vücudum ona değdiğinde içimdeki her şey geri çekildi. Sanki ben orada değildim; sadece itaat eden bir gölgeydim.
Bir kolunu belime doladı. Sıkmadı. Zaten gerek yoktu. Kaçamayacağımı ikimiz de biliyorduk. Diğer eliyle çenemi tutup yüzümü kendine çevirdi. Bakışları soğuktu ama odaklıydı-beni değil, kontrolü seviyordu.
Yaş farkı, olumsuz davranışlar ve cinsellik içermektedir.
Marcus Wall (35)
Isabelle Wall (23)