viyooii123 adlı kullanıcının Okuma Listesi
11 stories
ATEŞ by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 9,000,695
  • WpVote
    Votes 681
  • WpPart
    Parts 4
Ailesini şüpheli bir yangında kaybeden Arya, kimliği gizlenerek yetimhanede büyümek zorunda kalır. Vasisi olan aile avukatının izniyle küçüklüğünden bu yana yalnızca telefonda konuşsalar da aralarında bir bağ oluşan gizemli bir kadının vesilesiyle on sekizine basmasına yakın bir zamanda yetimhanede çıkar ve kendi evine yerleşir. Kader ağlarının örer, geçmişin silik raflarından bir tanıdığı, bir yabancı olarak karşısına çıkarır, çarpıştırır, bir kaldırımda kader ağlarını birbirine dolaştırır. Bu tanıdık yabancıyla yolları kesişip dururken bazı olaylar silsilesi sonucunda onunla özel bir bağ kurar, zaman zaman da geçmişin perdesini aralar. Acı bir sır gün yüzüne çıkmak için gün sayar. Aşktan kaçmak ve aşkın öznesini korumak arasında kalan Ulaş, yok sayamadığı bir fizik kuralıyla baş etmeye çalışırken Arya çoktan hayatının merkezinde yerini alır. Sırlarınsa zamansız anlarda ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır. Ben bir kelebeğim. Yarına ihtiyacım var. Biraz da sana... Biraz dediğime bakma. Kelebekler için biraz ne kadar önemlidir bilemezsin...
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 240,379
  • WpVote
    Votes 18,556
  • WpPart
    Parts 19
Hipnozla, kanser hastalarının acısının beyindeki anlamını değiştirerek bir tür nöroplastisite geliştirmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak telkinle mahkûmlarda bilişsel ve duygusal empati arasındaki kopukluğu gidererek, onların başkalarının acısını gerçekten anlamlandırabilmelerini sağlamayı hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe "deli" raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Gotik ve okültist atmosferli bir psikolojik gerilim olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilemleri eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.
Benim Minik Varisim by elizay___
elizay___
  • WpView
    Reads 3,582
  • WpVote
    Votes 229
  • WpPart
    Parts 10
Dedi ki gözlerime bakarak"başına buyruk davranman beni delirtiyor ve bu seni s!kmem için yeterli bir sebep" Ateş saçan gözleri beni ürkütüyor ama cesaret'im vardı"beni durduramazsın Alessandro roberto" Elleri çeneme ulaşıp sıktı"senin tasman elimde barlas roberto unutma" Sırıttım ama hayla ürküyordum çünkü o tehlikeli bir adamdı "Bana aless de ben senin aless'inim"
KÜLDEN ELBİSEM  by mavimsu_
mavimsu_
  • WpView
    Reads 1,405,878
  • WpVote
    Votes 82,371
  • WpPart
    Parts 66
Dünyayı perde arkasından yöneten gizli ve elit bir yapı: "Ulular"... Güçlerini sürdürebilmek için gelecek nesillerini yani çocuklarını özel olarak yetiştirirler. Bu varisler "Veliahtlar" olarak bilinir. Yedi Veliaht arasında en güçlü isim ise, sert duruşu ve zekâsıyla öne çıkan Arem Barkın Soykamer'dir. Arem Veliahtlar ekibinin lideridir ve Baş Veliaht olarak bilinir. Günlerden bir gün Arem'in hayatı, sevdiği kadın Melisa Aksel'in beklenmedik ölümüyle altüst olur. Geleceğe dair tüm planlarını bir kenara atar ve Melisa olmadan geçen yıllar onu daha karanlık birine dönüştürür. Ancak bir gün karşısına, Melisa'ya tıpatıp benzeyen gizemli bir kadın çıkar: Hera Türkeş. Arem, bu genç kadını görür görmez onun Melisa'ya benzeyen yüzünden etkilenir ve Veliahtların arasında, kendi yanında bir yer verir. Fakat Baş Veliaht'ın bilmediği bir şey vardır: Hera, eski bir askerin kızıdır ve bu asker, kızını Veliahtlar'ın karanlık sırlarını açığa çıkarmak için devlet adına görevlendirmiştir. Geçmişin gölgesinden gelen sırlar ve Arem'in kendi planları, Hera'nın oyununu tersine çevirir. Artık bu mücadelede sadece güç ve strateji değil, kalp, kader ve ihanet de belirleyici olacaktır. Yedi Veliaht ve kaderini kendi elleriyle yazmak isteyen bir Tanrıça'nın savaşı bu hikâyede başlıyor ve yangın çıkıp her şeyi küle çevirdiğinde son buluyor... Kitap 3 seridir. 1) Külden Elbisem-Birincinin ikincisi TAMAMLANDI 2) Külden Elbisem-Solan Çiçekler TAMAMLANDI 3) Külden Elbisem-Ateşin külü TAMAMLANDI Wattpad'e bu isimle yazıl mış olan ilk kitaptır. KİTABIN İLK YAYINLANMA TARİHİ 01/ 10 /2022 KİTABIN FİNAL TARİHİ 22/01/2024 KİTAP 2024 OCAK 25'te yayından kaldırıldı. Tüm bölümler düzenlendikten sonra tekrar yayınlandı. Kitabın tüm bölümleriyle wattpad'e ikinci kez yüklendiği tarih: 16/05/2024 tarihidir. Kitaba başt
prince's slave by elizay___
elizay___
  • WpView
    Reads 11,802
  • WpVote
    Votes 191
  • WpPart
    Parts 18
"İtaat edersen yaşarsın" Dedi ksrşında ki prens ona bakmadım itaat etmem gerekliydi çünkü ona satılmış bir maldım Bunu biliyordum
MIH (KİTAP OLDU) by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 9,766,998
  • WpVote
    Votes 188,457
  • WpPart
    Parts 28
"Görünen yalnızca bir sanrıdan, görünmeyen ise geçmişe ait bir yangından ibaretti." Elif, sıradan bir günün ardından durakta beklerken onun dünyasına asla ait olmadığını fark ettiği gizemli bir adamla basit bir sebepten tartışır. Bu tartışmanın ise hayatını altüst edeceğinden habersizdir. Kısa bir süre sonra bir hastane odasında uyandığında nasıl büyük bir belaya bulaştığını anlayacaktır ama her şey için çok geçtir. Gizemli adam, Elif'in tehlikede olduğunu söylüyor ve bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun onunla evlenmekten geçtiğini iddia ediyordur. İddiası bir tuzak, sahte evlilik vaadi bir yalan, sırları ise gerçektir. Ancak hissetmeyi bilmeyen bu adam ona ilk gördüğü andan itibaren âşık olmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Yaşama talihini avlayan bu adamın adı ise Siraç Vuslat'tır. "Sen," dedi kalabalığın ardından sıyrılan sesi. "Yalnızca kör talihini avladın." O an şimşek çaksaydı, onun buz gibi sesini taklit etmiş olurdu. "Seni tekrar bulacağım." Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 405,355
  • WpVote
    Votes 21,852
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,872,589
  • WpVote
    Votes 743,833
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,160,953
  • WpVote
    Votes 717,845
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 40,542,764
  • WpVote
    Votes 1,714,657
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!