lilgazel
- Reads 529
- Votes 55
- Parts 11
Lenora, Marvolo'nun içindeki karanlığı herkesten önce görmüştü.
İnsanların korkuyla baktığı yerde o, yaralarını görmüştü.
Belki de en büyük hatası buydu.
Çünkü Lenora, onu değiştirebileceğine inanmadı.
Onun yanında kalırsa, biraz daha severse, biraz daha anlarsa, içindeki karanlığın altında hala bir insan olduğunu ona hatırlatabileceğini düşündü.
Onun yaralarını sararken kendi ellerinin kanadığını fark etmedi. Her affedişinde kendisinden biraz daha vazgeçti.
Her sustuğunda onun karanlığı biraz daha büyüdü. Ve her defasında, onun içindeki iyiliği bulmaya çalışırken kendi içindeki ışığı kaybetti.
Bazı insanlar yaralarını size emanet eder, ama iyileşmek yerine o yaraları sizin üzerinizde açmayı öğrenir.
Marvolo için Lenora, kaybetmekten korktuğu tek şeydi.
Lenora için Marvolo, gitmesinden korktuğu tek kişiydi.
Aralarındaki şey hiçbir zaman yalnızca aşk değildi.
Birbirlerinin korkularına, sırlarına ve en savunmasız hallerine dokunmuşlardı. Birbirlerini herkesten daha iyi tanıyor, fakat belki de tam olarak bu yüzden birbirlerine herkesten daha fazla zarar verebiliyorlardı.
İnsan, sevdiği kişinin yaralarını taşımaya başladığında, bir süre sonra hangi acısının kendisine ait olduğunu unutabiliyordu.
Ve bazı kızlar, sevdikleri adamın yaralarını sararken kendi kalplerinde açılan yaraların farkına ancak gitmeyi öğrendiklerinde varırlardı.