Dawn-8
Elis, yapılması planlanan barış kutlamasıyla kralın kızı olmayı beklerken gerçekleşen suikast, onu can pazarında yapayalnız bırakır. Kısa süre sonra can çekişen büyükbabasının son nefesiyle kucağına bıraktığı kanlı taç ve 'Taht senin. Asla verme.' fısıltısı, onu genç bir Kraliçe'nin yıkılmaz yeminine dönüştürür.
Tahtın üzerindeki gölgeler giderek artarken Elis sadece ailesinin intikamını almakla kalmayacak, aynı zamanda krallığın en büyük sırrıyla yüzleşecektir. Bir zamanlar masum bir bebekken kraliyetin gerçek varisiyle karıştırıldığı ve aslında kraliyet soyundan gelmediği gerçeğiyle.
Şimdi Elis, hem tahtını korumak hem de gerçek ailesinden kalan abisini tanımak zorundaydı. Zira o daha kim olduğunu anlamaya çalışırken, tahtın asıl sahibini savunanlar ve bu karmaşadan faydalanmak isteyen iki düşman taraf Kraliçe'yi saf dışı bırakmak için amansız bir saldırı başlatmıştı. Emanet Taht, Elis'in hem kaderi hem de mezarı olacaktı.