Hayaletlerin yalnızca hayallerden ibaret olmadığı ve bilinen tüm doğruların sınandığı bir gerçeklikte yıllardır süregelen yenilmez bir laneti mağlup etmek mümkün müydü?
Peki ya insan tüm korkularının saklandığı sonsuz karanlıktan kaçacak kadar hızlı koşabilir miydi? Yoksa ışığa giden yolun sonu yalnızca ölüm müydü?
Her insanın içinde derin bir anlam yatar. Bu anlamın derinliği ancak insanın kurduğu hayallerle sınırlandırabilir. Ve insanlar hayallerine ne kadar inanırsa, hayatta hayallerimizi o kadar ciddiye alır.