viyenaliacilservis
"Tanrının yarattığı ve yaratmaya gücünün yetticeği en harika varlık, şuan tam karşımızda Berah..."dedi. Yamaç'ın sesindeki arzu, tüm vücudumu saran bir titreme isteğine sebep oldu.
İkisinin kolları arasında titreyen bedenimi sakinleşmek için tırnaklarımı tuttunduğum kola iyice bastırdım.
Aynada gördüğüm beden benimdi ve artık dediklerini kavrayabiliyordum.
Bu beden, gerçekten harika.
Kusursuz.
Ve olağanüstü.
İki yanımı saran bedenlere layık, bi başka beden.
Benim bedenim.
Ve en önemlisi de ruhum.
Tanrının yaratırken özendiği tek ruh.
Tanrının hayran olduğu tek ruh.
Ama asla Tanrıya ait olamayacak olan ruh.
Sahiplerini bulan ruhum.
Ait olduğu kalpleri bulan ruhum.
Onları asla terk etmeyecek ruhum.
Sadece onlara...sadece onlara ait ruhum.
"Ve sen miniğim...Tanrıyı reddedip yine bize geldin...Bizde reddediyoruz Tanrımızı çünkü bu minik beden bize verilecek en kutsal hediyeydi...ve artık bizim..."sağ tarafımdan gelen Poyraz'ın sesi ile artık gözlerimi açık tutmakta zorlanıyordum.
"Tanrıdan başka istediğimiz birşey kalmadı...İntikamımız, ruhun, bedenin...
Herşeye sahibiz...
Bu yüzden hayatımızın geri kalanında sadece ama sadece sen olacaksın..." dedi Yamaç.
Açık tutmaya çalıştığım yeşillerimi, aynadan yansıyan görüntümüz üzerinde gezdirdim.
En ortada ben ve etrafımda saran sevgililerim...
Muazzam...Birbirine bağlı, birbiriyle uyumlu ve birleşince bir bütün olan bu üç beden...
Şuan tam karşımıda, hayatımın en güzel manzarasını sunuyor bana...
Hayatımın sonuna kadar izleyebileceğim bir şaheser...
Hatta ve hatta, hayattan koparken izlemek istediğim bir tablo gibi...
Ben ve sevgililerimden oluşan 'kanlı' canlı bir tablo...
"Keza, ikimizin ruhu ve bedeni de bundan böyle sana ait...sana tapar ve senin için atar...sen istersen ölür, sen istersen yaşarlar...Ve tıpkı senin gibi söz veriyoruz ki, bu birlikteliği ölüm dahi ayıramayac