Rukiyeee adlı kullanıcının Okuma Listesi
13 stories
Ölümün Kırmızı Çizgisi (18+) by kitaplardunyasi7
kitaplardunyasi7
  • WpView
    Reads 151,478
  • WpVote
    Votes 8,563
  • WpPart
    Parts 24
Dmitry Tvardovsky, geçmişi karanlık anılarla dolu, gizemli ve acımasızlığı ile tanınmış, bir diğer namı Ölüm olan o adam. Her kesin korkması gereken, biri. Tüm dünyayı yöneten ve kurduğu imparatorluk altında olan beş aileyi kontrol ediyordu. Yaptığı küçük bir değişiklik ve onun ağızından çıkacak iki cümle, dünyanın sonunu getirirdi. İmparatorluğu onun gücüydü. Peki ya bu kadar gücü elinde tutan, her kesi bir kukla gibi yöneten iplere sahip olan adam, bir kız çocuğunu yönete bilecek mi? "Deliriyorum, beni o küçük parmağına sardın, kendi etrafında döndürüyorsun."
GÖRÜCÜ USULÜ |+18  by Saydamm_88
Saydamm_88
  • WpView
    Reads 7,703,985
  • WpVote
    Votes 301,802
  • WpPart
    Parts 65
Barlas "Eve gidince bana yaparsın dansını Güzelim hadi biz gidelim" dedi "Çok fırsatçısınız beyefendi ama ben evliyim kocam bu dediğinizi duysa sizin gelmişinizi geçmişinizi sike-" elini ağzıma kapayıp beni kucağına aldı "Sus yavrum" "Biz Gidiyoruz" diyerek masadan kalktığında Efe Atıfın kucağına kafasını koymuş dizini döve döve gülme krizine girmişti. Komik olan neydi? "Ya gülmesenize... adam burada beni kaçırıyor görmüyor musunuz?" Betül kırdayarak "Aynen Hüma Barlas seni kaçırıyor" dedi Yavuzda gülerek kafasını salladı "Neyse. Hadi Barlas siz gidin hesabı biz öderiz" Barlas çantamı ve ceketini alınca masadan uzaklaştık, Mekan dan Barlasın kucağında çıkarken bir yandan da çırpınıyordum. "Ya bırak beni gelmiycem seninle... evliyim ben evli" dedim parmağımdaki yüzüğü gözüne sokarak. Barlas gülmesini durduramazken valenin arabayı getirmesini bekliyorduk "Biliyorum" dedi gözlerime bakarak Yarı baygın olan bakışlarımı yüzünde gezdirerek "yaa nerden Biliyorsun?" Dedim. Yüzünü yüzüme yaklaştırdı "Çünkü benimle evlisin" ........ Tamamen eğlence amaçlı öylesine yazılmış bir kitaptır bir mantık beklemeyin. Aklıma gelen bu kurguyu hikayeleştirmek istedim sadece. Beğenen okur beğenmeyen gider. Kitaptaki şahıslar ve olaylar tamamen benim hayal ürünümdür gerçeklikle alakası yoktur. En ufak bir çalıntıda yasal işlem başlatılacaktır. Not: bazı kelimeler bilerek yanlış yazılmıştır. Hemen yargı moduna geçmeyin. Yetişkin içeriktir +18 sahneler vardır. Başlangıç tarihi:04.09.2022 Bitiş tarihi:28.05.2023 🏷Etiketler 1-askerkurgusu 1-karargah 1-karabayır 1-buluşma 1-İntikam 1-aşk 1-Tim 1-keşfet
KARAHİNDİBA-Dönem Kurgusu/ Tamamlandı/ by Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    Reads 1,404,326
  • WpVote
    Votes 89,290
  • WpPart
    Parts 21
-Hoş gelmişsin Dide kız. Hoşluk getirmişsin. Lakin ben... ' Ona odaklanmış elalardan mahcubiyetle kaçışmıştı. Toprakla uğraşmaktan nasırlaşmış avuçları sımsıkı kapatmıştı.'Ufaksın Dide kız. Yanaşamam ben sana. Evvelce büyüyesin isterim. Dilediğince de beklerim.' Duyduğu sözler karşısında şaşkınlıkla havalanmıştı uzun kirpikler. Ela gözler az evvel yanaklarına basan allık sebebiyle bakmaktan çekindiği o yüze dikkatle tutunmuştu. Yanaşmam ne demekti? Onu beğenmemiş, kadın gibi görmemiş, koynuna almaya layık mı bulmamıştı? Evet az evvel korkudan karnına ağrılar saplanmıştı. Fakat kocası olacak adamın ona yanaşmayacağını söylemesi kadınlık gururuna ağır gelmişti. Keskince sızlamıştı burnunun direği. Gözleri istemsizce dolmuş, ama yine de omuzlarını asla düşürmemişti. Elini belindeki al kuşağına uzatıp hışımla çözmüştü düğümünü. Ve kurdeleyi süslü gerdek yatağının üzerine bırakırken minicik bir gözyaşı eşliğinde söylenmişti. -O vakit buyurup kendin uyuyasın döşeğinde Yaman Ali Bey. Ufacık kızdan sana hanım olmazmış madem, keşkem almayaydın! " ✨Bu kurgu canımın içi, kız kardeşim S.K itahfen yazılmıştır💕* Başlama Tarihi: 13.06.2023 ~Dönem kurgusuuuu
ORENDA by medusaIndusk
medusaIndusk
  • WpView
    Reads 31,557
  • WpVote
    Votes 1,599
  • WpPart
    Parts 34
l Yetişkin içerik mevcuttur. l l Kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. l Kuzgun uçtu, evini aradı. Kuzgun uçtu, tuzağa düştü. Kar yağdı, bir ev tüm ihtişamına rağmen yok oldu. Sesleri içine çekti, içindekileri kovdu. Deva gelene kadar. Deva Kuzgun, hayatın kıyısında tutunmaya çalışan genç bir kadındır. Umutsuzca bir sığınak ararken, karşısına çıkan şüpheli derecede ucuz lüks bir villa, ona hem umut hem de huzursuzluk getirir. Seçeneksiz kalan Deva, bu fırsatı kaçırmaz... İzan Karavezir'in parmakları masaya vurdu kendini. Tak. Deva'yı gördü. Tak. Evi karşısına çıkardı. Tak. Kuzgun tuzağa düştü. Tak. Onunla tanışma zamanı gelmişti. İzan Karavezir, bir planını daha başarıyla sonuçlandırmıştı. Sırada kendini tanıtmak ve Kuzgun'un sınırlarını keşfetmek vardı. "Uçup uçup nereye konacağını bilemeyen Kuzgun ve kimsesiz ağacın hikayesi." "Hep söylerim, Kuzgun'un pençeleri hep biraz sinsidir." ** ÇALINTI VE KOPYALAMA DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR. ** Kapak tasarımı atesemiliter'e aittir. Kendisine emekleri için teşekkür ediyorum...
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 13,982,151
  • WpVote
    Votes 909,807
  • WpPart
    Parts 102
••Kitap oldu. Yakında final olacak ve seri altı kitaptan oluşacaktır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,680,922
  • WpVote
    Votes 2,258,999
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,613,582
  • WpVote
    Votes 701,136
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,877,195
  • WpVote
    Votes 194,234
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 16,981,836
  • WpVote
    Votes 628,103
  • WpPart
    Parts 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 37,827,378
  • WpVote
    Votes 1,654,768
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!