Köy kurgu
34 stories
Gülfem'in Sesi by zirhvegul
zirhvegul
  • WpView
    Reads 9,023
  • WpVote
    Votes 650
  • WpPart
    Parts 10
Yaylada yalnız başına türkü söyleyen narin Gülfem, kaderine boyun eğmek üzereyken... Onu uzaktan dinleyen sert bakışlı adamdan habersizdi. Gülfem'in sesi, o sert bakışlı adamın yüreğini yakıcaktı.
Sadece Biz by muzluu_kekk
muzluu_kekk
  • WpView
    Reads 63,259
  • WpVote
    Votes 2,814
  • WpPart
    Parts 21
Emine Abla anaç bir tavırla genç kızın saçını okşadı. "Sana zarar gelsin istemem. Bir yuvaya ihtiyacın var, Yıldız. Arkanı yaslayabileceğin, güvenebileceğin biri... Mahallede herkesin dilinde tek bir isim var. Rüzgar. Tamircidir, işinin gücünün adamı. Bir de küçücük bir oğlu var. Yalnız büyütüyor çocuğu." Sonra gözlerini Yıldız'dan kaçırır gibi yaptı, biraz tereddütle ekledi: "Çocuğu var... nasıl uygun olur, bilmiyorum işte. Ama Rüzgar sağlam adamdır. Namusludur, çalışkandır. Oğluna da gözü gibi bakar. Belki de seni en iyi o anlayabilir." Yıldız şaşkınlıkla baktı. Dudaklarından istemsizce döküldü: "Rüzgar mı dedin?" "Evet," dedi Emine Abla. Yıldız, zihninde bir anı canlandı. Birkaç ay önce, mahallenin sokaklarında bir çocuğun ağlayarak koştuğunu görmüştü. Küçücük bir oğlan, kaybolmuştu. Yıldız onu sakinleştirip babasına götürmüştü, tam o sırada koşarak gelen, telaş içinde bir adam çocuğu kucaklamıştı. Adamın gözlerindeki panik, oğluna sarıldığı andaki şefkati hâlâ gözlerinin önüne geliyordu. "Rüzgar..." diye fısıldadı Yıldız kendi kendine. "Demek o..."
Taşlıyokuş'un Gelini 🥀 by maviliiyazar
maviliiyazar
  • WpView
    Reads 31,420
  • WpVote
    Votes 2,074
  • WpPart
    Parts 14
Ali Murat Karahan, cezaevinden çıktığında tüm kasaba onu bekliyordu. Gülferah'ın ise bekleyecek kimsesi yoktu. Bir gece yarısı, bir sokak lambasının altında yolları kesişti. Kurtarılmakla korunmak arasında ince bir çizgi vardı. Bu evlilik bir anlaşmaydı. Ama Taşlıyokuş, gelinlerini kolay bırakmazdı.
YABAN ÇİÇEĞİ | köy Kurgusu +18 by Damla_yazar
Damla_yazar
  • WpView
    Reads 157,927
  • WpVote
    Votes 2,294
  • WpPart
    Parts 10
İftira yüzünden adı kirlenen ve babası dışında kimse tarafından sevilmeyen kız ve 15 yıl önce köyü terk eden adam. Yıllar sonra köyüne geri dönerken göl kenarında kırmızı fistanlı bir kıza aşık olacağından habersizdir. "Bazı çiçekler bahçede değil, uçurum kenarında açarmış. Kimse koparmasın diye değil, kimse sevmesin diye..." Mihriban, titreyen elleriyle saçındaki çiçeği düzeltti. "Git buradan beyim" dedi sesi titreyerek. "Benim yanımda duranın adı kirlenir, ruhu kararır." ​Karahan, bir adım daha yaklaştı. Aralarında sadece bir nefeslik mesafe vardı. "Benim adım zaten karaydı Mihriban" dedi Karahan. "Senin alacan benim karama ışık olur ancak. Kim ne derse desin, sana laf söyleyenin dilini, taş atanın elini kırarım!" Kitap şahsıma aittir. Çalınma gibi olasılık olduğunda kanalınız şikayet ettirilecektir! Kitap kapağı: Damla_yazar
Yansıma by ahuverann
ahuverann
  • WpView
    Reads 15,017
  • WpVote
    Votes 1,107
  • WpPart
    Parts 9
Bir köy masalı... *dönem kurgusu *yaş farkı içerir
Haziran Rüzgarı (+18) by Umman35
Umman35
  • WpView
    Reads 133,388
  • WpVote
    Votes 6,496
  • WpPart
    Parts 12
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır. Haziran&Agah Rüzgar Ağa +18 bölümler olacaktır. * Agah ağa konağa girdiğinde yüzü gergin, kaşları çatıktı. Hızla merdivenlerden çıkarak çalışma odasına ilerlerken bir anda adımları duraksadı ve balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Fakat ilk defa seslenişi cevapsız kaldı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran'ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı iki kere çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak boş odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle gayrı ihtiyar kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa. Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Kadının kalkan elini takip etti. Elindeki köpüklü bezi göğüslerine sürterek kafasını geriye doğru yatıran kadınla içi yanmaya başladı. Dimdik duran uçları sertleşmiş göğüsleri avuçlasa avucundan taşacaktı. Hele o kalçaları... Elini atsa kıpkırmızı olacak kadar beyaz ve dolgunlardı. Yutkundu Agah bir adım geri çekildi. Zar zor kafasını çevirip gidecekti ki onu gördü. Kadının inleyerek en kuytu mahremine götürdüğü eli onun için son nokta olmuştu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı. 6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti
HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik by mavverra
mavverra
  • WpView
    Reads 72,016
  • WpVote
    Votes 10,489
  • WpPart
    Parts 16
Yaralı bir ceylanın peşinden kadere koşulur mu? Annesinin köyüne hasta dedesini ziyarete gelen genç doktor Narin, ormanda ot toplarken yaralı bir ceylanla rastlaşır. Ceylanı tedavi ettikten sonra çıkan fırtınada yolunu kaybeder ve bu defa da tesadüfen avcısıyla karşılaşır. Olaylar karışıp içinden çıkılmaz bir hâl alır ve Narin Hekimoğlu'nu kurtarmaya çalışırken kendini köyün geçmişten gelen kanlı hesaplaşmalarının tam da ortasında bulur. Kader hem kendi hem de Hekimoğlu için ağlarını çoktan örmüştür. ❝Evleniyorsun Narin Hanım, hem de hemen yarın. Ya kan ya da kan...❞ Olaylar 70 - 80'li yıllar arasında geçer. ▪︎Yetişkin içerik bulundurur. Rahatsız olunduğu takdirde okunmamalıdır. ▪︎Kaba saba yorumlar yapıldığı takdirde okur direkt olarak engellenecektir.
GÜMÜŞBEY \TAMAMLANDI/ by Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    Reads 303,152
  • WpVote
    Votes 31,507
  • WpPart
    Parts 31
Eski dönem kurgusu..🕊️ Heyecanlı bir bekleyiş içindeydi güvey odasında Suna. İçindeki heyecan öyle büyüktü ki, kendini sanki bir rüyanın içindeymiş gibi hissediyordu. Kırmızı duvağın ardından avuç içine bakmış ve gülümsemişti. Kınası tutmuştu ve Suna bunun anlamını çok iyi biliyordu. Güzel başlamamışlardı ama güzel olacaklardı; Suna buna tüm kalbiyle inanıyordu. Derken, dışarıdaki davul zurnanın sesi kesilmişti; damadı güvey odasına yolcu ediyorlardı. İçindeki heyecanla yataktan kalktı. Dışarıdan gelen bağırış sesleriyle odasının kapısı açılmış ve kocası içeriye girmişti. Kalbi küt küt atarken, Yavuz Ali ona hiç bakmadan geçmiş ve odadaki koltuğun üzerine oturmuştu. Suna, ne olduğuna anlam verememişti. Az önceki heyecanından eser kalmamış, yerini korku ve hayal kırıklığı almıştı. Duyduğu cümlelerle ise az önceki rüyası kabusa dönmüştü. "Ne bekliyorsun?" dedi sert bir sesle. Cebinden tütünü çıkarıp dudaklarının arasına yerleştirdi ve metal çakmağıyla tütünü yakarken ciğerlerini derin bir dumanla doldurdu. Saliseler sonra titretmişti beyaz dumanın sardığı gözbebeklerini. "Bu gece yahut sonraki tüm geceler... Ne olacağını sanıyorsun?" En az bakışları kadar sertti ses tonu. Döktüğü her kelimede boynundaki damarlar hiddetle kabarmaktaydı. Derken bir anda öfkeyle çevirivermişti bakışlarını yatağın önünde dikilmekte olan karısına. Genç kız kocasının bakışlarında gördüğü manayı tanıyamamıştı. Kin mi, nefret miydi bu? Yoksa koskoca bir hayal kırıklığı mı? Bilememişti. Ve o an kulakları geceler boyu kalbini kor bir ateşle yakan o sözlerle çınlamıştı. "Yapmayacam Suna! Yapmayacam ! Bilesin ki bir lahza huzurun olmayacaktır bu odada. Çünkü ben emmoğlumun oynaştığı kızı değil gönlüme , yatağıma dahi almayacam !" Kitabın içeriği tamamen hayal ürünüdür