sıla durna
138 stories
Gölgelerdeki Bağ || Askeri by justarya
justarya
  • WpView
    Reads 254,547
  • WpVote
    Votes 10,750
  • WpPart
    Parts 39
"Kimsesiz olduğum için mi bu kadar kolay arkanı dönüp gidiyorsun?" İlk defa dile getirdiğim gerçekle boğazımdaki yumru yutkunmamı, göğsümdeki acı nefes almamı engelliyordu. Bana doğru döndü, donuk ifadesinin altında pişmanlık ya da üzüntü aramaya çalıştım ama hiçbir duygu barındırmıyordu. Ondan gelecek şeye hazırlamaya çalıştım kendimi ve o, asla duymak istemediğim o kelimeyi söyledi. "Evet."
Sahur Nöbeti | Texting by uuykusuzvedengesizz
uuykusuzvedengesizz
  • WpView
    Reads 52,105
  • WpVote
    Votes 3,726
  • WpPart
    Parts 26
Ahu: Bir iddiaya girelim mi? Aday Adayı: Ne iddiası? Ahu: Bu gecenin sonunda bir tahminde bulunacağım. Eğer seni doğru tahmin edersem, karşıma çıkmak için bir ay beklemeyeceksin. Görev yerine dönmeden karşıma çıkacaksın. Aday Adayı: Ya doğru tahmin edemezsen? Aday Adayı: O zaman da tahmin ettiğin kişiyi döverek ortaya çıkarım. Aday Adayı: Nasıl fikir?
İzi Kalan Yaralar  by Vorella
Vorella
  • WpView
    Reads 43,135
  • WpVote
    Votes 3,172
  • WpPart
    Parts 14
Hukuk son sınıf öğrencisi Liva Koral, stajıyla ilgili bir konuda eski sevgilisi, Cumhuriyet Savcısı Barlas Vural'a yazmak zorunda kalır. Yıllar sonra gelen bu mesaj, ikisini yeniden karşı karşıya getirirken, aralarında kalan şeyleri de sessizce geri getirir. ── ⋆⋅𖤓⋅⋆ ── Argo ve şiddet içerir! 05/05/2026
TUTKUNUN TANRISI by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 1,760,560
  • WpVote
    Votes 133,144
  • WpPart
    Parts 81
KİTAP OLDU. "Yani sen bir tanrısın?" diye sordum alayla. Adamın kızıla çalan gözlerinden bir karaltı geçerken, "Gülmeye devam et küçük kız." diye fısıldadı. Aramızda bıraktığı mesafeyi iyice azalttığında nefes almam gittikçe güçleşiyordu. "Eline düşebileceğin en tehlikeli tanrının eline düştün." Tek kaşımı havaya kaldırıp çenemi havaya diktim. Ona meydan okuyabilirdim. Sonuçta şizofren olup aklımı kaçırmıştım. Karşımdaki muhteşem beden kaçık zihnimin uydurmalarından biriydi. Bir tanrı olamazdı. En fazla bir büyücü falandı. "Ya..." diye mırıldandım. "Kimin elinde olduğumu öğrenebilir miyim artık?" Adam beni ürpertecek bir şekilde gülerken bembeyaz, güzelce sıralanmış iri dişleri gözüktü. "Uslu kız," diye mırladı. "Kibar olmayı öğrenmişsin." Kafasını bana iyice yaklaştırdı. Gözlerinin içindeki kanla yıkanmış kızıl nehir fokurdadı. "Heves, ihtiras, tutku..." Dilini sivri köpek dişlerinin üzerinde dolaştırırken gözleri kısıldı. "Şehvetin tanrısı." ❝Alev alev yanmak normalde bizi öldürür. Bu kadar tutkuyla birlikte kazanan biziz.❞ • Tür: Genç Yetişkin- Fantastik • Kitapta geçen mitoloji kitaba özel oluşturulmuştur. Ayrıntılı tanıtım için Tanıtım bölümüne bakabilirsiniz! Başlangıç: 05.09.2018 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
AY IŞIĞI VE YAKAMOZ (KİTAP OLDU) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 592,490
  • WpVote
    Votes 34,878
  • WpPart
    Parts 35
Bir üsteğmen ve aşık olduğu komşu kızının hikayesi... Aşkından habersiz olduğu adam için kalbi atmaya başladığında 20 yaşındaydı Gülce. Çocukluğunu geçirdiği Bozcaadada beraber büyüdüğü adamla aynı kişiydi bu: Sancak Erkuran. Sonra bir gün karşısına geçmişti Sancak ve gözlerinin içine baka baka "Bana artık abi deme," demişti. Tek bir cümleyle kalbini altüst etmeyi başarmış ve bildiği her şeyi değiştirmişti. Aynı günün gecesinde ise gitmişti Sancak Erkuran. Çünkü işi ve aşkı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış ve hayatını, vatanı uğruna feda etmişti. Yıllardır içinde büyüttüğü sevdasının küllerini kalbine hapsedip öylece gitmişti.
KUZGUNCUK TEXTİNG  by adesyazar
adesyazar
  • WpView
    Reads 3,920
  • WpVote
    Votes 347
  • WpPart
    Parts 40
ATMACA SERİSİ II. KİTAP "Neden bunu yapıyorsun?" Alnındaki derin çizgiler belli olurken sorgulayıcı bir bakış attı bedenime. Anlamamıştım neyden bahsediyordu? "Neyi?" diye sordum anlamadığımı sesimle açık açık belli ederek. "Bana neden bu kadar iyi davranıyorsun? Vicdanını rahatlatmaksa niyetin hiç uğraşma sana karşı gram bir şey hissetmiyorum." Sert sesi sahildeki denizi daha da hırçınlaştırdı, ne diyeceğimi bilemedim. Ben vicdan rahatlaması için ona karşı bu denli yakınlık kurmuyor onu sevdiğim için bu yankınlığı sergiliyordum. "Saçmalama seni seviyorum Erdem." Dalga geçer gibi büyük bir kahkaha attı. Biraz akülü tekerlekli sandalyesini geriye çekip bedenini görmemi istedi. "Beni bu halimle mi seviyorsun Elvan?" Öfkeyle gözlerim ateşlendi, har ateş bedenimi de aynı hızda sardı. Onu o an öldürmek istedim kendine bunu yaptığı için onu şu an o denize atmak istedim. "Evet seviyorum!" Sahil kenarında yürüyüş yapan yaşlı insanların bakışlarına mağruz kalsam da öfkeyle oturduğum banktan kalkıp iki büyük adım atarak ona doğru yüzümü eğdim. Göz gözeydik. Nefesim hızlanırken bu yakınlık kalp atışımı hızlandırdı. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissediyordum. "Aşk engel tanımaz, kimse sana bunu öğretmedi mi?" diye sordum yüzüne doğru fısıldayarak. "Aşk engel tanır komşu kızı."
SAVRAN by orvelysa
orvelysa
  • WpView
    Reads 101,845
  • WpVote
    Votes 5,324
  • WpPart
    Parts 23
❝ Zorbalığın altında ezilen her kalp, bir gün zorba olmaya mahkumdur.❞ Taşınmaları sebebiyle yeni okuluna nakil olan Nihle, ünü yüzünden Umay'ın hedefi hâline gelir. Umay parıltısını paylaşmak istemez; böylece zorbalık başlar. O gün Nihle, Umay'a tek bir cümle kurar: "Eğer bugün beni öldürmeyi başaramazsan, sıra bana geçtiğinde ben seni öldürürüm." Aylar sonra roller tamamen değişmiştir. Av olan Nihle, acımasız bir avcıya dönüşmüştür. Bu sırada okula bir yabancının nakil olmasıyla Nihle'nin dengesi şaşmaya başlar. Her şey bir şekilde Nihle'nin planladığı gibi ilerler. Ta ki bir sabah Umay ortadan kaybolana dek... Nihle'nin aylar önce ettiği o tehdit, şimdi boynuna urgan; yaptığı zorbalıklar ise ayaklarının altına sandalye olmuştur. Peki bu olanların okula nakli olmuş yabancı ile ilgili nedir? Ve asıl soru: Umay'ın başına gelenlerin ne kadarı Nihle ile ilgilidir? - Uyarı: Bu kitap; fiziksel ve psikolojik şiddet, manipülasyon, baskı, güç çatışmaları, haksızlıkların olduğu adaletsiz bir okul ortamı ve yoğun zorbalık unsurları içerir. Anlatılanlar, şiddeti veya zorbalığı özendirici değil; aksine, bu durumların olumsuz sonuçlarını göstermek amacıyla işlenmiştir. Kitapta geçen tüm kurum adları, karakterler, olaylar ve mekânlar tamamen kurgudur; gerçek kişi, kurum veya olaylarla herhangi bir bağlantısı yoktur. Noyan Serisi I.
AVCI VE KURT by hivsforyou
hivsforyou
  • WpView
    Reads 79,708
  • WpVote
    Votes 4,710
  • WpPart
    Parts 19
"Künh... öz demek. Bir insanın özüne indiğinde, onu dilediğin gibi yeniden yoğurursun. Ortaya çıkan artık bir asker değil silah olur." Bir avcı. Bir kurt. Bir ihanet. Ormanın karanlığında başlayan karşılaşma, gölgelerin ardına gizlenmiş büyük bir gerçeği yerinden oynatacak. Gerçek ortaya çıktıkça, birbirlerine en uzak olması gereken bu iki insanın yolları, farkında olmadan aynı karanlıkta birleşiyor. Bir avcı gerçeğe ne kadar yaklaşırsa, o kadar hedef olur. Bir kurt ne kadar köşeye sıkışırsa, o kadar tehlikeli hale gelir. Ve bazen... kader iki yabancıyı birbirlerinin hem en büyük tehlikesi hem de tek sığınağı yapar.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,235,664
  • WpVote
    Votes 67,391
  • WpPart
    Parts 51
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
NEFRET SERÜVENİ | texting by CindyClup
CindyClup
  • WpView
    Reads 128,374
  • WpVote
    Votes 8,837
  • WpPart
    Parts 21
Araf: Okulda benden nefret ettiğini söylüyormuşsun Araf: Sen benden nasıl nefret ediyorsun ya UYARI: ilerleyen bölümlerde cinsellik, argo vb içerikler vardır.