😛❄🎀😭
6 stories
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 4,402,452
  • WpVote
    Votes 176,582
  • WpPart
    Parts 13
Bölümler güncelleniyor. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
SANA DÖNENE KADAR  by Luliyvell
Luliyvell
  • WpView
    Reads 236,661
  • WpVote
    Votes 11,671
  • WpPart
    Parts 15
Bazı yaralar tende değil, kalpte açılır. Bazen bir kurşun değil, bir bakış vurur insanı. Alatlı Timi'nin Komutanı, Yüzbaşı Karven Yaman Savran. Nam-ı diğer: Kıyamet Çünkü Karven, dokunduğu her hayatın sonunu yazan adamdı. Düşmanları ülkenin dört bir yanında timini ve Karven'in izini sürüyor, onları tamamen yok etmek istiyordu. Büyük bir operasyon gecesi vurulur ve ölümle yaşam arasında gözlerini kapattığında geride bıraktığı tek şey yarım kalmış bir görevdi. Bilinci yerine geldiğindeyse kendini karanlık bir odada, bir kadının bakışları altında buldu. O an fark etmedi; fakat kaderlerinin yönü çoktan değişmişti. Pusulanın iki ucu artık onları gösteriyordu, bir daha değişmemek üzere. Liva, doktorluk yeminine sadık kalmaya çalışan, yeni mezun bir doktordu. Hayatı sakin bir yolda ilerliyordu; ta ki Karven'e kadar. Yıllar sonra komutanı olacak adamı defalarca ölümden çekip aldı ve kaderlerini birbirine bağladı. Bilmeden, ülkenin en tehlikeli timinin kaderine adını yazdı. Bilmeden, Karven'in kalbindeki ilk çatlak oldu. Karven için Liva bir zaaf haline gelmişti. Ama bazı zaaflar insanı zayıflatmaz; güçlendirirdi. Düşmanları artık yalnızca Karven'i değil, Liva'yı da hedef alıyordu. Ve Karven ilk kez bir görevle değil, bir kadınla sınanıyordu. Liva, başına geleceklerden habersiz Alatlı Timi'ne katıldığında aslında bir birliğe değil, geri dönüşü olmayan bir savaşın içine adım attı. Karven ise onu korumak için gerçeği sakladı; çünkü bazen en büyük ihanet, sevdiğini korumak için susmaktır. Karven ilk defa bir kurşunla değil, bir bakışla vurulmuştu. O bakış, hiçbir zaman teninden ve aklından çıkamayacak kadar derine saplandı. Bu, kurşunların değil; kalplerin hedef alındığı bir savaşın adıydı. Ve bu hikâye, bir adamın en karanlık hâliyle bir kadına doğru yol alışının hikâyesiydi... O, SANA D
PAZİN (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 1,124,959
  • WpVote
    Votes 28,352
  • WpPart
    Parts 16
Bir gün hasta haliyle villalarında çıkan çatışmayla birlikte kaçmaya çalışırken yıllardır peşlerinde olan eski sevgilisi Karan Kızıltuğ ile göz göze gelen Ahu, sahte bir kimlikle saklanıyordur ve içtiği ilaçlardan ötürü hafızanı kaybetmiştir. Ölü gösterilen bu kızı ve ailesini öldürmek için arayan mafya lideri, hem kızın babasını bulmak için kızı kaçıracak hem de onu ikiziyle aldatan eski sevgilisinin acı dolu intikamını almak için kızı komaya sokup anılarını değiştirerek türlü oyunlarla onu kendisine aşık edecektir... *** "Nefretten aşk doğamaz demiştin." dedim tüm uzuvlarım acıyla sızlarken. "Haklıydın. Biz nerede başlarsak orada biteriz. Nefretin benim sonum olmasına izin vermeden ben kendi sonumu yazıyorum." "Yapma Savcı." dedi ben silahla ateş etmeden hemen önce. "İnsanlar yanılır ama ben yanılmaz demiştim ya sana, ilk defa haklı çıktın. Yanıldım. Nefret aşka dönüşürse şayet, o adamı kimse tutamaz. Aşk gerçekten her şeyi yenebilecek olan tek duyguymuş çünkü." "Duygulara yeri olmayan sen mi söylüyorsun bunu? Aşk nedir bilmiyorsun bile!" "Evet!" dedi bağırarak. "Aşk nedir bilmiyorum, tek bildiğim senin yanında kendimi kaybettiğim. Kalbimin hızlanmasını sağlayan, tek bir gülüşünle bana tüm dünyayı yaktırabilecek güce sahip olan tek kadın sensen ve buna aşk denmiyorsa ben hastayım Savcı. Ben yenildim." Bu cümlenin devamını duymaya hazır değildim. "Ben senin yenilmeni beklerken, ben sana yenildi-" Başımı ağır ağır sallarken cümlenin devam etmesine izin vermeyerek, acımadan iki el silah sesinin duyulmasını sağladım. Bedenim yere kapaklandı.
PAYASLI by delusionslayer
delusionslayer
  • WpView
    Reads 89,093
  • WpVote
    Votes 6,556
  • WpPart
    Parts 13
Aldın bir güzelin âhını... Seni eli kanlı zalim bilen gelinin neden tüm dünyayı karşısına aldı? Ne uğruna? Neyin uğruna? Karşısına geçip sorsana! Acım dinmiyor, zihnim susmuyor... "Kimin uğruna, Ahra!" demeye dilim neden varmıyor?
KANLI HARBİYE  by Voctevya
Voctevya
  • WpView
    Reads 507,618
  • WpVote
    Votes 14,675
  • WpPart
    Parts 9
❝ Kanla açılan bir hikayenin sayfaları, daha çok kanla yazılmaya mahkumdur. Çünkü kan başladıysa, sonuna kadar akar. ❞ Bir gece belirsiz kişiler tarafından ülke devlet adamlarına yönelik yapılan vahşi katliam sonucu ülke geri dönülmez büyük bir uçuruma sürüklenip kendi içinde parçalara ayrılır. Ve bu bütün dengeleri altüst eder. Çünkü ülkenin her bir bölünmüş bölgesi farklı federallerin hakimiyeti altına girmeye başlamış ve artık böylelikle de başa geçen her federal kendi düzenini, kendi kurallarını, istekleri doğrultusunda şekillendirmeye başlamıştır. Kimi federal halkına özgürlüğü, eşitliği ve rahatlığı sunarken, kimisi acımasız diktatörlüğü ile halkını anarşi içinde kaybeder. Bölgelerinde yaşayan insanlar ise bu hiyerarşik sisteme ayak uydurmaktan başka çareleri yoktur. İşte herkese dayatılan bu korkunç düzene başkaldıran ve değiştirmeye çalışan Ülke Başkanın tanınan kızı Avukat Pera A. Dorokva ve bu yolda onu araştırıp, yanlarına sızmak için gizli görevlendirilen Matov askeri yüzbaşı Harpkan Davis. İkisininde hiç kolay hayatları olmayacaktı. "KANLI HARBİYE"
Çalıkuşu by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 147,976
  • WpVote
    Votes 6,909
  • WpPart
    Parts 24
"Dördüncü sınıftayım. Yaşım on iki kadar olmalıydı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temrini olur" demişti. Hiç unutmam; yaramazlığımdan, gevezeliğimden bıkan sörler o sınıfta beni arkadaşlarımdan ayırmışlar, bir köşede tek kişilik bir küçük sıraya oturtmuşlardı"