Benimkiler
7 stories
KIRIK İNCİ by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 4,642,926
  • WpVote
    Votes 256,909
  • WpPart
    Parts 31
"Sadece seni yok etmek istiyorum." dediğinde dudaklarımda kışkırtıcı bir gülüş oluştu. "Öyle mi?" dedim dudaklarına doğru fısıldayarak. "Daha çok beni nefesimi kesene kadar öpmek istiyormuş gibi bakıyorsun." dedim ama bakışlarını hiç değiştirmedi, bana öyle bakmaya devam etti. "Doğru başta amacın gerçekten beni yok etmekti, sonra baktın ki etrafımda bunu yapmaya meraklı insan çok, acıdın mı?" Konuşurken hafif alaylıydım, her bir kelimemde, her nefesimde amacım onu daha da çıldırtmaktı. "Aslında evet, seni ben mahvedecektim ama ortada mahvedilecek bir şey kalmamış." dedi eli çenemi hafif hafif okşarken. Ve onun dokunuşu mahvedilecek bir şeylerin kaldığını hissettiriyordu. Yine de bakışlarım düşmanca kısıldı. "Senin görevin beni korumaktı, değil mi? Dur o da oyundu, doğru ya." 07.04.2023
NİSYAN by Kardelencicegi
Kardelencicegi
  • WpView
    Reads 73,429
  • WpVote
    Votes 3,782
  • WpPart
    Parts 19
Hazar ve Efnan, bir zamanlar birbirlerini deli gibi seven, ama aileleri yüzünden aralarına kan girmiş iki sevdalı. Biri şehri terk etti, diğeri ardında kaldı, kan kalplerine bulandı, sevdaların sardı, bir unutma feryadı yaktı.
Yaralı Ruh +18|🔥 by serrakdogan
serrakdogan
  • WpView
    Reads 95,734
  • WpVote
    Votes 1,624
  • WpPart
    Parts 19
‼️Argo, küfür ve yetişkin içerikli sahneler bulunmaktadır‼️ Zorlukla aldığım her nefes ciğerlerimi yakmaya başlamıştı. Gözyaşlarım bir zehir gibi yanaklarımdan yavaşça aşağı doğru akarken karşımdaki adamın bakışları acımasız ve ruhsuzdu. Bana doğru butün heybeti ile yaklaşıyordu. Attığı her adımda kalbim korkudan âdeta yerinden çıkacaktı. Yavaşça geriye doğru iki adım attım. Ağzımdan çıkan hıçkırığa engel olmak için elimi ağzıma kapatıp aynı anda kafamı hayır anlamında sallıyordum. Gözyaşlarım elimi ıslattığı anda zar zor ağzımı açıp konuşabilmiştim. "Lü-lütfen görmüyor musun ben artık ya-yaşayamıyorum" Bakışları söylediğim cümle ile aniden koyulaştı. Burnundan aldığı sık sık nefesler ile sinirlendiğini anlamıştım. "Ruhun benim, inan bana sana öyle şeyler yapacağım ki ölmek sana Lütuf gibi gelecek. Fakat ölmene izin vermeyeceğim." Kulağımda yankılanan sözleri ağlamamı daha da şiddetlendirmişti. Deliler gibi bağırmak istiyordum. Bana yardım edecek kimse yoktu, o beni mahvederken ben sadece izliyordum. Çaresizlik bir kelepçe gibi ellerimi bağlamıştı. Bana doğru yaklaşan adımları korkumu daha da artırıyorken aniden kapıya doğru koşmuştum. Elimi kapının koluna atacakken belimde hissettiğim kollar ile onun göğsüne hapsolmuştum. Ondan kurtulmak adına bir iki adım öne gitmeye çalışırken göğsümün altındaki eli daha da sıkılaştı. Kulağımın dibinde hissettiğim nefes tüylerimi ürpertmişti "Bedenini de ruhun gibi ele geçireceğim. Andım olsun bunu yapacağım" Duyduğum sözler ile beynime kan sıçramıştı. Ağzımdan kaçan feryada engel olamamıştım. Onun kollarından çırpınmak için yaptığım her hamlede beni daha sıkı tutuyordu. O benim sonumdu. Beni yerle bir edecek kişiydi. Ruhumu ellerine vermek zorunda bırakıldığım katilimdi...
CEVİZ AĞACI MAHALLESİ by mariematisse
mariematisse
  • WpView
    Reads 4,174,535
  • WpVote
    Votes 144,113
  • WpPart
    Parts 51
Lapis Yayınları aracılığıyla kitap olmuştur ✨🧡 NOT: Düzenlenmiş hali ile basılmıştır. Ayrıca yorumlarda spoiler vardır, dikkat etmenizi öneririm. Eğer spoiler verecekseniz lütfen öncesinde uyarı bırakınız. ... Ceviz Ağacı Mahallesi'nin gölgesi bahar ayında yeryüzüne dokunurken içerisinde bulunan yaşantılar da birbirlerine dokundu. Sıcacık insanların sıcacık mahallesine ve oradan da evlerinin içine misafir olduğumda çok küçüktüm ama anımsıyorum, çocuksu mutluluğum o kadar gerçekti ki içim içime sığmıyordu. Sonra büyüdüm ve onlara dahil oldum, onlara karıştım ve Ceviz Ağacı Mahallesi'ndeki ağaçların şekline girdim. Aşk bir diken gibi tırmandığım ağaçların dallarından tenime doğru uzanıp bedenimi baştan sonra doğru keserken gözlerimdeki sıcak yaşları yeryüzüne davet ediyordum. Aşık olacak kadar büyümüş, aşka düşecek kadar sersemdim. Ama mutluydum, Ceviz Ağacı demek mutluluk demekti. Ceviz ağacı demek buralarda, tepesindeki çalıkuşu demekti. Ve ben... Kızıl Çalıkuşu'ydum. .... Onların aşkı dillendirilemeyen bir lanet gibi içlerinde dağlanırken mahalleye düşen yağmur damlalarına arkadaşlık etti. Sonra mahallenin açık pencerelerinin birinden usulca bir şarkı yükseldi ve Ceviz Ağacı'na yayıldı. "O gözler bana eskisinden yabancı, Gönlümdeki bu sevda hiç bitmeyen bir acı." ... Bu isimle yazılan ilk kurgudur. Kapak için birkadehsevgi-'ye teşekkürler. Tüm Hakları Saklıdır, kurgu tamamen yazara aittir ve çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
TAN VAKTİ KELEBEĞİ  by Sidelayn_kitplari
Sidelayn_kitplari
  • WpView
    Reads 113,748
  • WpVote
    Votes 5,317
  • WpPart
    Parts 11
mahalle kurgusudur! Mahallenin ağır abisi Ömer'e, deli divane aşık olan Yasemin'in hikayesi... Yasemin, sevdiği adamın başkasıyla evleneceğini duyunca yıkılır. Acısı taze olan genç kadın; yıllarca savaştığı, uğruna binlerce gözyaşı döktüğü aşkını kalbine gömer. Ve mahalleye ona görücü bulmaları için haber salar. Ama bilmediği bir şey vardır...Ona görücü gelen adam, Ömer'in can dostudur. ... ⚜️ALINTI⚜️ Sevdiği adamı mahallenin ortasında başka bir kadına sarılırken görür... Pencereye çıkıp bağırır, "Duyduk duymadık demeyin! Yarından itibaren bütün görücülere kapım açık. Gelin görüşelim!" ... ⚜️ALINTI⚜️ Saklanma gözlerimden, Ömer'im. Gör, kanayan yaralarımı. Ağlama sakın, dayanamam. Ben ağlarım senin yerine. Saklama kalbini benden; bırak, ömrümün sonuna kadar seveyim. Öleyim... Ölüm bile, her zerresi ile sana aşık olarak gömülsün kara torağa. Yanı başımda gözyaşı dökecek olan sensen eğer, bırak bugün öleyim; sabahı göremeden, geceyi çıkaramadan, son nefesimi vereyim. Bana çıkmayan yollarını ateşe vereyim. Seni, bana göstermeyen göğü dumanlarla örteyim. Senin için tüm cihanla savaşayım; ödülüm sensen eğer, bırak askerlerimi topraklarında şehit vereyim. Bir damla aşk hediye et bana; nesiller boyu konuşulacak destanlar yazayım, tek damla aşkına. .... Tan Vakti Kelebeği... "Ve ben bir çiçektim; soldum. Bir gemiydim; battım. Bir trendim; raydan çıktım. Ama aşkımı hiçbir zaman kaybetmedim. Tam göğsümün ortasına, jiletlerle kaplayarak yerleştirdim. Çünkü o bana haramdı ve ben, her sabah göğsümün tam ortasında, o jiletlerin kestiği yaradan akan kanla avundum." ... #Yasemin 🥈 08.09.2025 #Ömer 4️⃣ 08.09.2025 #Aldatılmak🥉10.09.2025
Sessizliğimin Roman'ı by kardomii
kardomii
  • WpView
    Reads 45,474
  • WpVote
    Votes 2,947
  • WpPart
    Parts 12
Genç ressam Neva Alanka, yıllardır kalbinde ve aklında üzerini örttüğü kişiyi sır gibi saklıyordu. Aslında her şey açıktı, görmek isteyen görüyor, duymak isteyen duyuyordu. Ama Roman Oflaz... O sevgiyi yıllarca görmedi, o sevgiyi dile getiren kelimeleri duymadı. O sevginin üzerini örten katran karası renkteki nefreti ise anlayamadı. Neva Alanka, tüm tablolarında tek bir kişiyi ve o kişinin ona bıraktığı acıyı yansıttı. Fırça darbeleri, kalbini dinleyerek kağıtların üzerinde ağır ağır gezindi, anılar, acılar, görünmeyen yaralar çizdi. Sevdiği adam için sesini kaybetmişti, özünü, ruhunu unutmuştu. Kimse anlamadı. Roman Oflaz ise, onun adını haykıran küçük kızı duymadığı gibi onun kalbine bıraktığı acıyı da, ruhuna açtığı derin yaraları da bilmedi, görmezden geldi. Her karşılıksız aşktan, bir nefret doğardı... Neva Alanka, kalbini parçalara ayıran, ruhuna daima kanayacak yaralar açan, şen sesini duymayan, onu hiç görmeyen Roman Oflaz'a, yara mı olacaktı yoksa yara bandı mı? KİTABIN TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR, (Ç)ALINTI DURUMU OLURSA HUKİKİ İŞLEMLER BAŞLATILACAKTIR. 02/02/2025
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,336,128
  • WpVote
    Votes 1,606,356
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!