Cemreeee's Reading List
15 stories
���𝒎𝒐𝒐𝒏𝒍𝒊𝒈𝒉𝒕 𝒅𝒐𝒆𝒔𝒏'𝒕 𝒋𝒖𝒅𝒈𝒆(sirius black) by HelinBALKIR
HelinBALKIR
  • WpView
    Reads 6
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
Selamm asklarim<3 öncelikle harry potter serisini defalarca okumuş ve izlemiş biri olarak sizlere bir marauders fanfic yazmak istedim🌟ana karakterler Sirius Black ve Lyra Thorne. Hikayemizi 3. Sınıftan itibaren yapacağız ve bu şekilde ilerleyecek. Hikaye çapulcular arasında geçiyor ve Peter da olacak(sorgulamayinn...)Ve gerçekten o evrene bağlı kalacağım okuyunca gerçekten harry potter okumuş gibi hissettirecek bebislerim ve bu benim için gerçekten çok önemli. İçinde fazlasıyla gerilim macera olacak ama bi o kadar da duygusal bir hikaye olacak ⚡️Umarim okurken eğlenirsinizz o zaman baslayalim🐾🕵🏻‍♀️
Gözler by ada_42
ada_42
  • WpView
    Reads 64
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 2
Merhaba Yazmaya yeni başladım. Bu sayfalarda kelimelerden çok bakışlar konuşuyor. Gözlerde saklananları anlatmak için buradayım.
SERPENÇE (Dark Romance) by beyzbooks
beyzbooks
  • WpView
    Reads 18,650
  • WpVote
    Votes 1,125
  • WpPart
    Parts 22
"Şehrin sahibiydi. Aren Sergei Markov." Şehirlerin açık arttırmayla satıldığı sistemde Moskova'yı 18 Katrilyona satın alan liderin hikayesi... Lina Aslan, Tuna ile ilişkisinde giderek daha kötü sorunlarla karşılaşır. Sevgilisi Tuna, uyuşturucunun kontrolsüz bataklığına saplandıkça öfkesini kaybeder. Lina, bir gün Tuna'yı uyarmak ve konuşmak için yemeğe davet eder. Yemekte Tuna yeniden kriz geçirir, öfkesine yenik düşerek Lina'ya tokat atar. Tam o anda, Yeraltı dünyasının en güçlü ve korkulan figürlerinden biri, şehrin gerçek sahibi Aren Sergei Markov içeri girer. Tuna'nın elinden Lina'yı kurtarır, gözünü kırpmadan Tuna'yı vurur. Lina, ilk kez gerçek bir güven duygusunu hissederken, bu güven kısa sürer. Lina, eski yaşamını geride bırakmak zorunda kalır; artık kendini, tehlike ve ihanetin iç içe geçtiği bir dünyanın tam ortasında bulmuştur.
Yazın Olur Böyle Şeyler by alisrima
alisrima
  • WpView
    Reads 92,755
  • WpVote
    Votes 5,444
  • WpPart
    Parts 30
"Derin polisi ara!" Diye bağırdı Irmak. "Emir bir şey yap!"Diye bağırdı Irmak'ın karşısındaki çocuk. "Bacağım kırıldı galiba."Diye yakındı Sarp denen çocuk. "Ben arıyorum polisi."Diyerek telefonuna yöneldi Ada. "Sakince konuşabilir miyiz?"Diyerek merdivenlerden indi çekik gözlü çocuk. "İndirsene bacım şunu!"Diyerek Irmak'a bağırdı karşısındaki çocuk. "Sus geçiririm kafana!"Diyerek yükseldi Irmak. "Hepiniz susun!" Sinirle bağırdığımda sonunda herkes sesini keserken Ada'nın polisi aramak üzere olduğunu görüp elindeki telefonu aldım. "Kimse polisi aramıyor," Diyerek Ada'ya yönelik konuştum. Ardından Irmak'a dönerek elindeki vazoyu işaret ettim. "Ve kimse kimsenin kafasını kırmıyor. İndir şunu." Aklıma gelen şey ne kadar sinirimi bozsa da bulunduğumuz durumun başka bir açıklamasını düşünemiyordum. Ya gerçekten sapıklardı ve eve gizlice girmişlerdi ya da evi aynı anda kiralamıştık. Mümkünse tabii.
DÜŞMAN OKULLAR by DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Reads 17,922,450
  • WpVote
    Votes 472,336
  • WpPart
    Parts 21
Ephesus Yayınları aracılığıyla raflarda yerini alan Düşman Okullar serisinin ilk bölümlerini buradan okuyabilirsiniz... * Birbirinden zeki ve güçlü kızlar... Birbirinden zeki ve güçlü erkekler... İki okulun öğrencileri, bir yapbozun parçaları olmasına rağmen, birbirlerinden o kadar çok nefret ederler ki ''Düşman Okullar'' diye anılmaya başlarlar. Peki Düşman Okullar'ın öğrencileri bir yerden sonra sıkılırsa ve düşman olmak istemezse ne olur? Bu, sımsıcacık bir dostluğun hikayesi... Bu, aile bağlarının hikayesi... Ve en önemlisi, bu aşkın hikayesi... Bu kitap, gerçek dostluğun hâlâ orada bir yerde olduğunu hatırlatacak size. --- 11/08/2015 tarihinde Genç Kurguda birinci sırada :)
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,625,060
  • WpVote
    Votes 701,446
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,880,091
  • WpVote
    Votes 194,336
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
Yeşil gözlüm ~ texting by Aylaliyeva9
Aylaliyeva9
  • WpView
    Reads 27
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 3
Hoşlanıyorsan anonim atma aq