Mavela adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 historias
İçimdeki Yabancı por Mavela
Mavela
  • WpView
    LECTURAS 4,983
  • WpVote
    Votos 3,099
  • WpPart
    Partes 22
•"Hayat, sizi hiç acımasız bir yumrukla yere serip, nefesinizi ciğerlerinizden çalmayı denedi mi? •Peki... bir şafağa gözlerinizi açtığınızda, kendi ruhunuzun yabancı bir bedenin kafesine hapsolduğunu hayal edebilir misiniz?" Deniz'in titizlikle ördüğü hayat ağı, tek bir günün kıyametinde paramparça oldu. Ailesiyle paylaştığı o ılık yuva, düzenli yaşamının huzur veren rutini ve kalbinin atış sebebi olan büyük aşkı... Laboratuvarda infilak eden o lanetli kıvılcımın ardından, hepsi bir anda küle döndü. Kısa bir ışık cümbüşü, göğsü parçalayan bir patlama, ardından gelen yutucu bir karanlık... Gözlerini araladığında, aynada gördüğü çehre artık ona ait değildi. Yabancı bir yüzün hatları, yabancı bir sesin tınısı, ardında gölgeli, tekinsiz bir geçmiş... Ruhu, yerli yerinde bir mahkûm gibi duruyordu; ama teni, tamamen başka bir hikâyenin geçici kabuğuydu. Kendini güvende hissettiği tüm sığınakların bir bir sulara gömülüşü, Deniz'i kimliksizliğin dondurucu uçurumuna bıraktı. Üzerine çöken yeni bedenin anlaşılmaz ağırlığı, yabancı bir hayatın fırtınası ve damarlarında uğuldayan "Ben kimim ki şimdi?" sorusunun boğucu çığlığı, onu felç etti. Şimdi önünde, bıçak sırtı iki yol uzanıyordu: •Ya bu yeni benliği kabullenip alın yazısının prangalarına boyun eğecek, •Ya da tüm geri dönülmez sonuçları göze alarak çalıntı hayatının iplerini geri almaya çalışacaktı. Fakat hangi yoldan ilerlerse ilerlesin... Orayı, zamanın bile silemediği derin yaralar, vicdanı sarsan hakikatler ve varlığını kökünden değiştirecek ölümcül, gömülü bir sır bekliyordu.
İşaretliler por Mavela
Mavela
  • WpView
    LECTURAS 119
  • WpVote
    Votos 61
  • WpPart
    Partes 1
Ölüm gerçekten bir son mu? Yoksa insan aklının anlam veremediği bir eşiğe verdiği isim mi? Yüz yıl önce dünya, sessiz bir salgınla yarıya kadar yok oldu. İnsanlar acı çekmeden, çığlık atmadan, sadece gözlerini kapatarak öldü. Ve kırkıncı gece... mezarlar açıldı. Ölüler geri döndü. Onlarla birlikte gelen şey umut değildi; bilinmezlikti. Dirilenlerin bedenlerinde beliren işaretler, içlerinde hapsolmuş bir gücün mührüydü. Bu güç bazılarını neredeyse sıradan bırakırken, bazılarını tehlikeli kılıyordu. Dünya onları kabul etti... ama asla güvenmedi. Baş karakter böyle bir dünyada büyüdü. Ölümden dönmüş bir annenin güçlü iradesi ve gücünü neredeyse tamamen kaybetmiş bir babanın sessizliği arasında. Fakat onun içindeki şey farklıydı. Onun gücü sadece bir yetenek değildi; bir kapıydı. Ve o kapının ardında, insanlığın yüz yıl önce görmezden geldiği bir gerçek yatıyordu. Bazen en korkutucu şey ölmek değildir. Bazen asıl korku, geri döndüğünde neye dönüştüğündür.