umay_kayra
- Reads 3,014
- Votes 499
- Parts 8
"Sana o telefonu sessize alma iznini verdiğimi hatırlamıyorum, doktor."
Kayra için hayat basit bir denklemdi: Gündüzleri ucuz florasan ışıkları altında teyzelerin tansiyonunu ölç, geceleri içki masasında hayatın ızdırabını ti'ye al. Kuralları belli, sıkıcı ama güvenli bir hayatı vardı. Ancak bir gece, kendini loş bir mahzende, kafasına silah dayanmış halde acımasız bir mafya babasının kalbini kurtarırken bulduğunda o denklem tamamen çöktü.
İstanbul'un yeraltı dünyasını buz gibi bir soğukkanlılıkla yöneten Çınar, bu genç doktorun sadece tıbbi dehasını değil, nefes aldığı her saniyeyi satın aldığını zannediyordu. Oysa gözden kaçırdığı çok kritik bir detay vardı: Kayra, mafyanın karanlığından korkmayacak kadar serseri ve ehlileştirilemeyecek kadar umursamazdı.
Ölüm tehditleriyle başlayan bu mecburi mesai, zamanla sınırların tamamen silikleştiği, nefretin ve tutkunun birbirine karıştığı, mantığa sığmaz, yakıcı bir aşka evrilecekti. Çınar'ın kusursuz karanlığı; Kayra'nın ehlileştirilemez ateşiyle çarpıştığında, her iki adam da kendi kurallarıyla vurulacaktı.