okumam için burada kalsın
72 stories
Kaçış | Texting  ✓ by AmistaDream
AmistaDream
  • WpView
    Reads 122,954
  • WpVote
    Votes 7,559
  • WpPart
    Parts 39
Mihra Özer: Hâlâ hiçbir şey hatırlamıyorum. Mihra Özer: İsmimi ve soyismimi de. Mihra Özer: Sen söylemeseydin, bilmezdim. . Başlangıç tarihi: 25.02.2022 Bitiş tarihi: 20.03.2022
Ölü •Texting by uzgunbirkedii
uzgunbirkedii
  • WpView
    Reads 11,506
  • WpVote
    Votes 1,170
  • WpPart
    Parts 21
Ölü: bugün, Ölü: biraz daha fazla ölüydüm Ölü: senin yüzünden Ölü: ölü bedenim senin yüzünden Ölü: bugün biraz daha çürüdü Yaralı: bunu yıllar önce söyleseydin sana sıkı sıkı sarılacak olan adam, Yaralı: bugün sana sarılmaya korkuyor - •Ölü ruhlara ithafen... ♪Kendi ruhumun zindanından, en korkunç rüyalarımdan sahne, her bir satırı... •Ölü adındaki ilk texting kitabıdır.
kanayan kalpler | texting by blueumst
blueumst
  • WpView
    Reads 201,922
  • WpVote
    Votes 13,738
  • WpPart
    Parts 33
0562****: kopyam işe yaradı mı kardelen: sen kimsin 0562****: bu vefasızlığın kaçıncı seviyesi? 0562****: hani matamatik dersinden kalma diye yardım ettim bu sabah? kardelen: yanlış hatırlamıyorsam kağıdı sınavda bir anda benden alıp çözdün kanayan kalpler; acı vermez, öldürür. kırık kalp serisi birinci kitaptır.
KAYIP NESİL ( Askıya Alındı) by _DOLUNAY_188
_DOLUNAY_188
  • WpView
    Reads 692
  • WpVote
    Votes 110
  • WpPart
    Parts 7
2005'te dünya sessizce değişti. Rusya, ABD ve Çin... üç dev güç, tarih boyunca ilk kez gizli bir anlaşmayla birleşti. Hedefleri açıktı: Türkiye'yi kökten yok etmek. Bu planın ilk adımı, kimsenin aklına gelmeyecek kadar karanlıktı. Her şehirde satın alınan piyonlar... Gece yarısı buhar olup kaybolan bebekler... Denizin ortasında, kayıtlarda ölü görünen bir adamın üzerine kayıtlı ıssız bir ada... Ve o adada büyütülen, Türk kanından gelen ama Türk'e düşman olarak yetiştirilen kayıp bir nesil. Ama plan onların sandığı kadar sessiz yürümeyecekti. Türkiye'nin en korkusuz subaylarından Üsteğmen Ayhan Sezginer'e verilen kritik bir görev, terör örgütlerinin yerle bir olmasıyla sonuçlanırken aynı anda Ankara'da bambaşka bir savaş başlamıştı: Hamile karısı Dalya kaçırıldı. Ve henüz doğmamış olan kızları, üç büyük ülkenin yıllar önce başlattığı karanlık projenin tam merkezine düşmüştü. Dalya, küf kokulu bir odada gözlerini açtığında, kaderi çoktan çizilmişti. Karnındaki bebek artık annesine ait değildi. Düşmanın merhameti yoktu. Vatanın geleceği, bir annenin çığlığında saklanıyordu. Çalınan o çocuk, bir gün öz vatanına düşman olarak geri dönecek miydi? Yoksa kan, her şeye rağmen kendi yolunu bulur muydu? Bir milletin yok oluş planı... Bir ailenin kopuşu... Bir bebekten doğacak iki ülkenin kaderi... Gerçek başlıyor. Ve hiçbir şey ama hiçbir şey duyduğun kadar masum değil. *** Hikaye geçen her şey kendi hayal ürünüm olup çalınması durumunda adli işlem başlatılacaktır...
+10 more
Bir Teravih Meselesi |Texting by kimbudeli6
kimbudeli6
  • WpView
    Reads 706,587
  • WpVote
    Votes 38,962
  • WpPart
    Parts 63
Siz: Selamünaleyküm beyefendi Hayırlı Doktor Kısmet: Aleykümselam, kimsiniz? Siz: Teravihte annenizin numaranızı verip, doktor oğlum diye övdüğü kişi Siz: Muhtemelen size de, hayırlı bir kısmet, diye tanıtılan kişiyim. Siz: Hayırlı iftarlar dileyip, iftardan sonra müsaitseniz konuşmayı uman kişi de olabilirim. Siz: İyi akşamlar.
Leyla ile Karabağırlı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,254,026
  • WpVote
    Votes 80,352
  • WpPart
    Parts 53
Seha Bey bir ayağını öne atıp ona dengesini vererek şöyle bir durdu. Leyla'yı kısacık üstün körü süzdü. Rahatsız eden bir bakış değildi ama olmasa da olurdu yani. Leyla neler oluyor diye düşünüyordu. "Küçüksün." dedi adam, burnunu çekti. "Gözüm de tutmadı pek seni. Biraz büyü. Bakalım hale yola gelecek misin..." Leyla'nın gülümsemesi soldukça soluyordu. Gözü tutmamıştı madem gelin odasına ne diye sokmuştu bu herif onu? Hale yola gelmek ne demekti? Ah bir eski Leyla olabilseydi ona hali de yolu da gösterirdi ama kaç gündür yaşadıkları onu bitap düşürdüğünden karşılık vermek için laf gelmiyordu aklına. "Eğer aynı yastığa baş koyasım gelirse, haberin olur. Sana söylerim." dedi adam. Leyla'nın gülüşü tamamen düştü bu sefer. Ne ince düşünceli adam! Ya habersiz gelse ne olurdu?! "Ama ben bunu yapmazsam eğer, sen aşkımdan ölsen bile bana gelmeyeceksin." ••• -Yaş farkı içerir- ~hikâyemiz 1989 yılında başlamaktadır~
KADER DEFTERİ by maysamellia
maysamellia
  • WpView
    Reads 138,441
  • WpVote
    Votes 10,250
  • WpPart
    Parts 27
Bir defter... Beş arkadaş gittikleri dağ evinde buldukları gizemli deftere bir hikaye yazarlar. Bir süre sonra yazılanların gerçekleştiğinden şüphe etselerde buna ihtimal vermek istemezler. Kader çoktan yazılmıştır. Ve o hikayede bir katil vardır... Ne gittikleri dağ evi, ne orada buldukları, ne de yaşadıkları şeyler tesadüftür. O gecenin sabahında bir kişi kehanete kurban olacak ve İnsanoğlu'nun günahlarından beslenen diğer evrende bulacaktır kendini. Buradan kurtulması için o defterdeki tek şeyi değiştirmesi gerektir: Kirli ve yaşanmaması gereken bir gerçeği... ~~~ Sırtım aniden sert ağacın gövdesine çarptığında yaşadıklarımın hâlâ kâbus olmasını diliyordum. Bu kadarı çok fazlaydı. Çenemi kavrayan parmaklarına karşılık altta kalmamaya çalışarak elimi gırtlağına sarmıştım. "Nesin sen?" Yüzümün her karışını inceleyen kara gözlerinde ölümü görebiliyordum. Her an başımı gövdemden ayırmak için tetikte gibiydi. Sorduğu saçmalığa gülmeye yeltensem de bu pek mümkün olmadı. "Ne gibi görünüyorum?" Soğuk suretindeki ifade daha ürkütücü bir hâl aldı. Dudakları ölümün tehlikeli sularından baş gösterircesine yukarı kıvrıldı. "İnsan olmadığın kesin." Parmakları boğazımı kavrarken yutkunmaya çalıştım. Ben bu değildim. Bu kadar aciz hissedemezdim. "Arafa merhaba de, kaçak."
HUYSUZ YÜZBAŞI by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 465,064
  • WpVote
    Votes 22,358
  • WpPart
    Parts 27
1874 yılının Britanyası o bahar geri dönülemez bir felakete yol açmıştı. İngilizlerin Fransızlarla girdiği savaşın ardından bambaşka iki kalbi bir araya getirmişti. Eleanor Haworth kız kardeşleri, babası ve babaannesi ile birlikte yaşayan arkadaşlarının da deyimi ile hayat dolu bir genç kadındı. Sevdiği adamla nişanlanmış ve evlenmek için savaştan dönmesini bekliyordu. Yüzbaşı Declan Stanford... Adı gibi asaletli bir adamdı. Onun tüm hayatı savaşmaktan ibaretti. Savaşmadığı zamanlarda ise şatafatlı İngiliz sosyetesinden ve gösterişli balolarından uzakta huzurlu bir hayat sürmekteydi. Savaş bu iki yüreğin hayatını kökünden değiştirecekti. +18 İçerik Mevcut! Dönem Kurgusudur!
Amiyâne by asetiryaki
asetiryaki
  • WpView
    Reads 3,292,227
  • WpVote
    Votes 141,543
  • WpPart
    Parts 60
"Nefes aldım, herkesin suçu için ben nefes aldım." dedim ve gözlerimi açıp onun katı yüzüne baktım. "Ben sadece o cehennem evden kurtulmak için evleniyorum, bana aynı hayatı yaşatacaksan eğer bırak!" "Ben bir kadına vurmam." dediği anda kapı açıldı. Gözlerimin dolu olduğunu hissedip hızlıca sildim gözlerimi. İçeriye giren abim ve Hakan Bey bana şaşkınca bakarken hiç anlamadığım bir anda Kerim Ali konuştu. "Biz karar verdik." dediğinde abim kaşlarını çattı. "Neye?" diye sorduğunda Kerim Ali'nin arkası bana dönüktü ama dikleşmesinden abime sinirle baktığını düşündüm. "Hafta sonu..." dedi ve bana dönüp bileğimden tutarak beni yanına çekti. "Düğünü yapacağız." dediğinde şaşkınca ona baktım. O ise söylediklerini garipsememişti. Ama ben garipsemiştim; bir erkeğin şiddete başvurmadan koruyuşunu, bileğimi kıracak gibi değil de zarifçe tutuşunu... ~ Kerim Ali & Kumru
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,958,693
  • WpVote
    Votes 127,187
  • WpPart
    Parts 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."