Gururkalendr_10
Yüzyıl boyunca insanlığın kalbine korku tohumları ekildi. Krallıklar yıkıldı, şehirler küle döndü, masumların çığlıkları geceye kazındı. Ve bütün bu dehşetin ardında tek bir isim fısıldandı: Kara Mührün Varisi.
O, bir efsane değil. O, bir kehanetin yaşayan bedenidir. Kanla mühürlenmiş bir kaderin taşıyıcısı, gölgenin içinden yürüyen bir habercidir. Adı anıldığında kandiller söner, dualar yarıda kalır. Çünkü onun gelişi yalnızca ölüm değil; düzenin çöküşü, insanın içindeki karanlığın uyanışı demektir.
Yüz yıl önce kırılan mühür, şimdi yeniden titreşiyor. Toprak kana doydu, ama hâlâ susuz. Tahtlar korkuyla ayakta, inançlar çatırdıyor. Kara Mührün Varisi, yalnızca kan ve vahşetin habercisi değil - o, kanı ve vahşeti beraberinde getiren fırtınadır. Gittiği yerde merhamet kurur, sadakat ihanetle sınanır, kardeş kardeşe düşer.
Fakat her karanlık kendi gölgesini yaratır. İnsanlık, korkuyla diz çökecek mi? Yoksa yüzyıllık laneti kıracak cesareti bulabilecek mi?
Bu kitap, kehanetle lanetlenmiş bir varisin yükselişini; kanla yazılmış bir kaderin kaçınılmazlığını ve insan ruhunun en karanlık köşelerini anlatıyor. Korkunun bir isim kazandığı, vahşetin bir yüz bulduğu bu destanda tek bir gerçek var:
Kara Mührün Varisi geliyor.
Ve bu kez yalnızca haber getirmiyor.
Getirdiği şey... sonun ta kendisi.