fav
3 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,080,528
  • WpVote
    Votes 564,790
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
ACININ KANATLI KAFESİ by nnevrina
nnevrina
  • WpView
    Reads 2,033,326
  • WpVote
    Votes 120,344
  • WpPart
    Parts 63
(KİTAP OLDU.) "Bazı savaşlar kurban seçmez, yeni hükümdarını yaratır." Kız kardeşinin tedavi masraflarını karşılamak için birden fazla işte çalışan Mirel Erez, geç saatlerde işinden döndüğü bir gece kapısının önünde yaralı bir adam bulur ve her şeyi hiçe sayarak adamın hayatını kurtarır. Gözlerini açar açmaz ortadan kaybolan adam sırra kadem basar. Bir yıl boyunca hiç karşısına çıkmaz; ancak bir yıl sonra yeniden ortaya çıktığında hiç beklenmedik bir teklif sunar. *** "Sana bir teklifim var," yavaşça öne doğru eğildi. Artık tüm yüzü ışığın altındaydı. Sanırım onu ilk kez böyle net görüyordum. Bir anlığına, onun gibi tehlikeli işlere el süren bir adamın bu denli güzel olmasına hayret ettim. "Benimle evlenmeni istiyorum." Ancak Mirel'in bilmediği, Roman'ın ise hayatının felsefesi hâline gelmiş bir kural vardır. Bratva Yasaları, madde bir. 𝘉𝘳𝘢𝘵𝘷𝘢'𝘥𝘢 𝘵𝘦𝘴𝘢𝘥𝘶̈𝘧 𝘥𝘪𝘺𝘦 𝘣𝘪𝘳 𝘴̧𝘦𝘺 𝘺𝘰𝘬𝘵𝘶𝘳. ஜ (Kurgu; yetişkin içerik barındırır. Bunu bilerek başlamanızı öneririm.) REPRİSAL SERİSİ - Ø 01.08.2024
Turna by sindandsilence
sindandsilence
  • WpView
    Reads 73,560
  • WpVote
    Votes 3,459
  • WpPart
    Parts 63
Turna, tıpkı adını taşıyan kuşlar gibi özgürlüğe susamıştı. Yıllardır dört duvar arasında, başkalarının seçtiği bir kaderin mahkûmu olarak yaşamıştı. Ama kafesin kapısı aralandığında, dışarıda onu bekleyenin gerçekten bir gökyüzü mü yoksa çok daha karanlık bir fırtına mı olduğunu bilmiyordu. Özgürlük sandığı şey, belki de bambaşka zincirlerin başlangıcıydı. Belki de kurtuluş dediği, onu yeni bir esaretin kucağına sürükleyecekti. Çünkü dışarıda yalnızca gökyüzü değil, kan ve güçle örülmüş karanlık bir dünyanın kuralları vardı. Ve Turna, bu dünyanın tam ortasında kendi yerini bulmak zorundaydı.