kürkçü dükkanı
5 stories
YARININ KIYISINDA by mishelov
mishelov
  • WpView
    Reads 315,721
  • WpVote
    Votes 35,005
  • WpPart
    Parts 21
(Tamamlandı) ☙ İklimya Matilda Mir. Okumak için Yunanistan'dan Türkiye'ye geldiğinde, yeni hayatı uğruna aldığı kararların akademik başarısını sarsan o büyük skandala kadar arkasındaydı. O günden sonra notlarındaki düşüşle ve okul hayatının iplerinin avuçları arasından kaçtığını fark etmesiyle ise, profesörlerin gözünde çoktan dönemin bir sonraki problematik öğrencisi ünvanını kazanmıştı. Çaresizce sığındığı ve onu, kırıldığı noktalardan usulca onarmaya başlayan o özel hocasıyla yolları kesişene dek. ☙ ❝Yanlışın saptaması, yalnızlığın pusulası ya da yarının fısıltısı; biz o kıyıdayız. Tüm kalıpların dışındayız çünkü bu gece Alkan ve İklimya değil, Çağın ve Matilda'yız.❞ DÜŞ SERİSİ, ikinci kitabıdır.
TAMARİSİN MEZARI by mishelov
mishelov
  • WpView
    Reads 33,337
  • WpVote
    Votes 3,679
  • WpPart
    Parts 16
☙ Lanetli bir krallığın ortasında, hiç işlemediğim bir suçun kefaretine doğdum. Yıllarca bana ait olmayan günahları taşıdım. Bedenim bir mirastı ve soyadım O'nun lanetiydi. Kim olduğumdan çok, kime ait olduğumla ilgilendi. Sessiz kaldıkça uslu, boyun eğdikçe güvende sayıldım. Karanlığa hiç yabancı değildim çünkü onu yıllarca içimde taşıdım. Ve bir gün karşıma çıktığındaysa, kaçmam gerektiğini düşünmedim. ☙ "O hâlde sana bir sır vereyim. Buradaki tek hükümlü benim. Gece benim. Gölgeler benim. Ve ürkek bir ceylan benim sahama girdiği an ya benim olur ya da hiç kimsenin." ☙
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 975,777
  • WpVote
    Votes 67,508
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
Lilith'in Gözyaşları by annatsintsadze
annatsintsadze
  • WpView
    Reads 2,813,318
  • WpVote
    Votes 145,735
  • WpPart
    Parts 49
Hafızasını kaybetmiş bir halde baş düşmanının evinde esir olarak uyanan Meira, geçmişte işlediği affedilemez bir günâhın bedelini ödüyor olduğunu öğrenir. Meira uyandığında ona söylediği ilk sözü "Biz düşmanız" olan adamın, bir zamanlar gözlerinin içine aşkla baktığını öğrendiğinde işlediği günahın hiç de sandığı kadar basit bir ihanet olmadığını ve altında çok daha korkunç bir entrikanın yattığını anlar. İki düşmanın kader ağları, tutku ve nefretin ateşiyle birbirine örülmüş; kurdun kuzu postuna bürünüp kuzunun kurda dönüştüğü çarpık bir ihanet oyununa evrilmiştir, artık birbirlerinden kaçmaları da ne mümkün! Bu yapbozu ise çözmenin tek bir yolu var: Gördüğün ve duyduğun hiçbir şeye inanma. Bunu geçmişteki sen bile söylüyor olsa... Fantastik değildir, karanlık aşk türündedir. DİKKAT! Bu kitapta cinayet, psikolojik ve fiziksel şiddet gibi rahatsız edici olabilecek içerikler bulunmaktadır.
KEMİKTEN MEZARLAR  by mishelov
mishelov
  • WpView
    Reads 173,501
  • WpVote
    Votes 15,605
  • WpPart
    Parts 18
☙ Athena Maral, henüz küçük yaşlardayken dünyayı kasıp kavuran ve 'Kazan Salgını' adı verilen kıyametten kaçan bir avuç insandan yalnızca biridir. Hükûmetin ve halkın ısrarla virüs dediği, oysa daha farklı şeylerin de denilebileceği bu koca tiyatroda, Athena hayatın gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Çünkü bu ne virüstür, ne de bir salgındır. Bu bir soykırımdır. Çaresizliğin dibine gömüleceği, intikamın köküne ineceği serüvende aşktan da kaçmak zorundadır zira ürkek bedeninin altında bir türlü rahat durmayan kalbinin ritimleriyle oynayan kişi, bu koca kurguyu düzenleyen adamın oğlundan başkası değildir. ☙ "Öylesine dolu bir kalbi vardı ki onun... İçindekileri birazcık ittirseydi, küçük bir yer bıraksaydı bir köşesine; almaz mıydı o ufak boşluğuna beni de?" ☙