swmsaw
- Reads 12,641
- Votes 882
- Parts 16
Rastgele bir numaraya attığım o utanç verici mesajın, ölüm fermanım olacağını nereden bilebilirdim?
Bir doğruluk mu cesaret mi oyunu.
Masum, aptalca bir şaka.
Ve yanlış zamanda, yanlış kişiye giden o mesaj:
"Kırmızı tangamın nerede olduğunu hatırlamıyorum, dün gece sende mi kaldı?"
Ben sadece arkadaşlarımla eğlendiğimi sanıyordum. Ama mesajı attığım numaranın sahibi; şehrin karanlık yüzü, merhametsizliğiyle nam salmış Uygar Karaman'dı. Ve daha kötüsü? O gece gerçekten birini öldürmüştü ve benim bu mesajımı, cinayeti gördüğüme dair bir şantaj sanmıştı.
Şimdi peşimde sadece utanç verici bir yanlış anlaşılma yok.
Peşimde; nefesimi kesmek, beni susturmak ve o "kırmızının" hesabını sormak isteyen bir adam var.
O, beni susturmak için her şeyi yapacak bir avcı.
Ben ise yanlışlıkla inine girmiş bir av.
"Kaçabilirsin Küçük Tanık," diye fısıldadı telefonun ucundaki ses. "Ama saklanamazsın. Kırmızıyı severim, özellikle de kan rengiyse."