Besiktasyildizi
Emirhan Topçu, ailesinin isteğiyle görücü usulü bir evliliğe hazırlanıyordu. Ailesi kızın terbiyeli, çalışkan ve güzel olduğunu söylemişti. Emirhan da bu evliliğe gönülsüz girmemişti; çünkü kalbinin bir köşesinde bilinmez bir heyecan vardı. Kızı ilk gördüğünde ise kalbi yerinden fırlayacak gibi oldu: gözlerinin parıltısı, gülüşündeki sıcaklık ve sesindeki içtenlik Emirhan'ı büyülemişti.
Ama işin diğer tarafında kızın bakışı vardı. Onun kollarındaki dövmeleri görür görmez yüzü asıldı. İçinden, "Bu mu bana layık gördükleri? Allah'tan haberi olmayan, kendi bedenini bile hoyratça işlemiş biri..." diye geçirdi. Onun hakkında tek bildiği şey, din konusunda fazla bilgisi olmadığıydı. Bu da nefretini daha da derinleştirdi.
Emirhan içinse bu nefret büyük bir sınav oldu. Çünkü o, ilk defa birine böylesine yoğun duygular besliyordu. Onun önyargılarını kırmak, gerçek kişiliğini göstermek istiyordu. Kız ise kendi dünyasında, Emirhan'ın saf duygularına kapılmamaya kararlıydı.
---
20/9/2025