dikisliyara
Arkadaşına tarot bakar ama arkadaşı şeytan dostudur. Bunu ilk başlarda fark etmez. Önüne serdiği kartları tek tek yorumlar, gördüğü sembolleri anlamlandırmaya çalışır. Fakat her fal baktığında aynı şeyler tekrar eder. Kartlar durmadan karanlığı, sırları ve saklanan gerçekleri işaret eder.
Başta bunun bir tesadüf olduğunu düşünür. Ancak zaman geçtikçe arkadaşının etrafındaki tuhaflıkları fark etmeye başlar. Söylediği bazı şeyleri önceden biliyor gibidir, olmayacak olayları olmuş gibi anlatır ve her zaman açıklayamadığı bir gizemin içinde yaşar.
Bir gün yine tarot kartlarını dizer. Kartları karıştırırken içinde garip bir huzursuzluk hisseder. Fal açıldığında ortaya çıkan semboller onu şaşırtır. Kartlar sanki bir insanın değil, çok daha karanlık bir şeyin hikâyesini anlatıyordur. Arkadaşı ise bütün bunları sessizce izler ve yalnızca gülümser.
Tarot bakan kız gördüklerini anlamlandırmaya çalışırken, arkadaşının yıllardır sakladığı sırların düşündüğünden çok daha büyük olduğunu fark eder. Çünkü bazı insanlar yalnızca kendi kaderlerini taşımazlar. Bazıları karanlığın gölgesini de beraberinde taşır.
O günden sonra baktığı her falda aynı his peşini bırakmaz. Kartlar ne söylerse söylesin, ne gösterirse göstersin, sonunda hep aynı noktaya çıkar: Arkadaşının etrafında dolaşan karanlık ve ondan ayrılmayan gizemli dostluk...