dafne_777
Ben bir ihanetin kurbanıyım.
Benim hikayem kanatları kesilmiş bir kuğunun kanatlarıyla dans etme çabasını anlatıyor.
Siren sesleri susmuyor. Hissettiğim acı geçmiyor.
Bana seslenmeye çalışıyorlar, anlıyorum.
Benim için korkuyorlar, seziyorum.
Fısıldayıp elleriyle beni gösteriyorlar. Görmeden görüyorum.
Etrafımda hareketlilik vardı. Siren sesi her saniye daha çok yaklaşıyordu sanki. Birkaç ses bağırdı bana ama kim olduklarını anlayamıyordum. Zar zor nefes almaya çalışıyordum ama kaburgalarım ciğerime batıyor gibiydi. Gözlerim hafif aralandı ama benim yaptığım bir şey değildi. Bedenimde eller hissettim ardından da havalandığımı.
Bir yere taşıyorlardı beni ama ben ölmek üzereydim. Hissediyorum, iliklerime kadar hissediyorum. Ben ölüyorum. Öldüğümü hissediyorum.
"Nariya!" diye seslendi gür bir ses. Tanıyordum sesin sahibini. Benim için her şeyi yapabilecek biri. Gözlerimi açmadım ama varlığını hissettim. Onun varlığını hissetmek bile ölüm korkusunu sarsmıştı. Ne derdi hep bana.
Abiler kardeşlerini korumak için vardır. Var olduğum sürece varlığım senin güvencendir.
Ama nerde kalmıştı bunca şey olurken? Ben hayallerimle ölüm döşeğine gelene kadar neredeydi?
Her zaman beni anlamıştı. Korktuğum gecelerde koca cüssesine sığınırdım. Büyüdükçe korkunç geceler gitti ama korkunç insanlar geldi. O insanlardan kaçmak için de ona sığınırsam güçlü biri olamazdım, abim de güçlü olmak istediğimi anlardı ve önüme geçip korumak yerine arkama geçip beni desteklerdi.
O benim çocukluğumdu. Benim ergenliğimdi. O benim belki de gençliğim olacaktı.
"Kalp atışları çok zayıf, dayanamayacak!"
"Kan kaybı var, hemen kan bulunması lazım!"
Yabancı sesler çok kalabalıktı. Etrafımda neler olup bittiğini bilmiyorum ama sanırım artık bitmişti. Ya da ben öyle sanıyordum. Bu fısıltıyı duyana kadar
"Dayan yaralı balerin