charlihesabahy
Eğer basit ve sadece romantizim içeren LadyNoir hikayelerinden bıkmışsanız bir de bu hikayeye bakın. İlk kitabım ancak oldukça özendim.
.
.
.
Genç kadın son kez, umutsuzlukla yoyosunu salladı. Sonunda çatısına vardığında daha içeride olmamasını umursamadan geri dönüştü.
"Marinette? İyi misin?" Tikki bu soruyu sormanın anlamsız olduğunu biliyordu ama yine de denedi.
Genç kadın yalnızca başını salladı. Biraz daha olduğu yerde durmaya ve soğuk havanın acımasızca yüzüne vurmasına ihtiyacı vardı. Sadece biraz daha.
En sonunda kendini daha iyi hissettiğinde , ya da en azından öyle sandığında, eğilip kapağı açtı ve odasına, yatağına yumuşak bir düşüş yaptı. Kendini itekleyerek aşağı indi ve kendini yumuşak koltuğunda uzanırken buldu.
Düşünceleri kafasını resmen paramparça yapmıştı. İlk defa yenilmişti belki ancak bunun sonucu hiç düşünmediği kadar ağır olmuştu. En kötüsüyse bunu ona aşık olduğu , ya da o sandığı, çocuğun yapmış olmasıydı.
Bu düşünceyle gözleri doldu. 'Hayır, şu an ağlayamam. Kedi bana güveniyor, Paris bana güveniyor. Ağlamak hiçbir işe yaramaz.'
___
Hikaye 4. sezonun sonundan itibaren dir. Biraz daha gerçekçi bir evren modeli kurmayı denedim. Arda yazarın bakış açısından okusak da genelde Adrien veya Marinette nin bakış açısından ve birinci ağızdan olacak .İlk kitabım olduğu için yazım dilinde aksaklıklar, yazım ve noktalama hataları olabilir ya da karakterleri dizideki kadar iyi yansıtmaya bilirim ama yine de bir şans vermenizi dilerim🖤❤️🐈⬛🐞