Purplevoiid
- Reads 328
- Votes 41
- Parts 14
"Beni buraya analiz yapmaya mı çağırdın, yoksa sadece gücünü üzerimde denemeye mi?" dedi Diantha, sesindeki o meydan okuyan tınıyı gizlemeden.
Kuzey ayağa kalktı. Adımları ağır, sessiz ve bir avcınınki kadar hesaplıydı. Diantha'nın tam önünde durduğunda, aralarındaki mesafe sadece bir nefes kadardı. Kuzey, elini kadının ince boynuna yerleştirip başparmağıyla çenesini yukarı kaldırdı.
"Senin o çok bilmiş psikolojik tahlillerin, tenin tenime değdiğinde ne kadar işe yarıyor, Diantha?" diye fısıldadı. Sesi, kadının teninde ürpertici bir iz bırakıyordu. "Kalp atışların, o çok güvendiğin teorilerini yalanlıyor."
Diantha, Kuzey'in sert göğsüne elini koydu; parmakları gömleğinin altındaki o çelik gibi kasları hissedebiliyordu. Geri çekilmedi. Aksine, bir adım daha yaklaştı. "Zihnin kadar bedenin de aç, Kuzey. Ama sen, sana teslim olanı değil, seni kanatanı istiyorsun."
Kuzey, ani bir hareketle kadını masanın kenarına yasladı ve üzerine eğildi. Dizlerini Diantha'nın bacaklarının arasına yerleştirirken, kadının soluğu kesildi. Kuzey'in dudakları, Diantha'nın kulağına değecek kadar yakındı.
"O zaman beni biraz daha kanat, Neva..." dedi boğuk bir sesle. "Çünkü ben durduğumda, geriye senin o tertemiz psikolojinden hiçbir şey kalmayacak."
Bir yanda otoritenin sarsılmaz koru, diğer yanda zekanın kışkırtıcı cazibesi.
Kuzey, onu diz çöktürmek isterken kendi arzularının esiri olacağını hesaba katmamıştı. Diantha ise analiz ettiği her karanlık düşüncenin içinde, Kuzey'in sert ellerinin altında erimeyi bekleyen bir yangın buldu. Bu bir aşk hikayesi değil; iki yırtıcının birbirini paramparça etme, ruhlarını ve bedenlerini en vahşi şekilde mülkiyet altına alma savaşı.
!!+18 , ŞİDDET, ARGO KELİMELER İÇERİR!!
© Kurgu tamamen hayal ürünüdür. şahsıma aittir.