En sevdiğim en sevdiğim
17 hikaye
Aşiret Ailem mi??  tarafından _Rainbow_Sweety_
_Rainbow_Sweety_
  • WpView
    OKUNANLAR 98,596
  • WpVote
    Oylar 5,462
  • WpPart
    Bölümler 12
Hipofosfatazya hastalığı olan Maya, gerçek ailesine alışmakta zorlanacak mıydı? Ön yargılı olan kendisi mi olacaktı yoksa yeni tanıştığı aşiret ailesi mi?
FIRTINA ZAMANI tarafından DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    OKUNANLAR 2,889,938
  • WpVote
    Oylar 158,998
  • WpPart
    Bölümler 37
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) tarafından Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    OKUNANLAR 9,641,263
  • WpVote
    Oylar 736,512
  • WpPart
    Bölümler 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
sisli bir sabahın ilk gölgesi tarafından cececemre
cececemre
  • WpView
    OKUNANLAR 9
  • WpVote
    Oylar 1
  • WpPart
    Bölümler 1
.
BİR MEZAR tarafından kizilyakamoz22
kizilyakamoz22
  • WpView
    OKUNANLAR 518,678
  • WpVote
    Oylar 22,449
  • WpPart
    Bölümler 24
"Ki ben artık herşeyini kaybetmiş bir kızdım. Her bir yanım kimsesizdi. Ailem gitmişti benim. Ve bizi ayıran ölümdü. Ölümün çaresi yoktu ki." Liya bir gün dayısıyla kavga eder ve tek sığınağı olan mezarlığa,ailesinin yanına gider. Oradan ayrılırken bir şehit mezarı görür. Abisinin de asker olmak istediğini hatırlar ve gözleri dolar. Elinde kalan çiçekleri o mezara bırakır. O sırada ise yüzbaşı ve tüm tim onu izlemektedir. "Bu kız kim ve neden kardeşimin mezarının üstüne çiçek bırakıyor."der Yüzbaşı. Yüzbaşının hiç akrabası yoktur. Kıza baktığında birşeyler anımasamaya çalışır fakat olmaz. Birkaç yıl önce işkenceye uğradığı için hafıza kaybı yaşamaktadır. Liya ve Yüzbaşının geçmişi bir tarafta dururken gelişen tatsız bir olay onları tanıştırır. Hoşgeldiniz benim biricik dünyama. Dünyamıza...
+4 tane daha
Can /isfad tarafından bbgl009
bbgl009
  • WpView
    OKUNANLAR 303,529
  • WpVote
    Oylar 15,130
  • WpPart
    Bölümler 71
Canunu al dedi, canuna alma demedi.
SÖZLEŞME | TAMAMLANDI tarafından busemina_
busemina_
  • WpView
    OKUNANLAR 1,406,605
  • WpVote
    Oylar 47,741
  • WpPart
    Bölümler 40
O, herkesin korktuğu bir mafyaydı. Ben ise ailesini kurtarmaya çalışan sıradan bir kız... Ama aramızdaki anlaşma, çok daha karanlık sonuçlar doğuracaktı.
KÜÇÜK KADINIM  tarafından 1r3mss
1r3mss
  • WpView
    OKUNANLAR 445,064
  • WpVote
    Oylar 10,375
  • WpPart
    Bölümler 42
Borçlu bir aile ve aşık bir mafya
APEX tarafından yazgilys
yazgilys
  • WpView
    OKUNANLAR 335,445
  • WpVote
    Oylar 14,865
  • WpPart
    Bölümler 27
"Benim dünyamda ışık olmak bedel ister." Bir adım daha yaklaştı yeterince yakın değilmiş gibi. Nefesi tenime değdiğinde sesi neredeyse fısıltıya döndü: "Karanlığa düşersen korkma. Çünkü seni orada ben bekliyorum." Kelimeleri yüzüme değil de sanki kalbime çarptı. İki kafesin arasında sıkışıp kalan zavallı yüreğim sırtına kanatlar takmıştı ve uçmak için sanki son bir kelime bekliyordu. "Peki ya o karanlığın içindeki adam tehlikeliyse?" diye mırıldandım. "Tehlikeyi yok ederim." (Kitaptaki olay, kişi, kurum şahsıma aittir. Hiçbir şekilde çalınamaz, kopyalanamaz ve uyarlanamaz. Bütün hakları saklıdır!)
SOKAK NÖBETÇİLERİ tarafından asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    OKUNANLAR 59,007,402
  • WpVote
    Oylar 2,266,269
  • WpPart
    Bölümler 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."