Valacan
Aynı kafese hapsedilmiş iki yabancıydılar onlar; özgürlüğü birbirlerinde bulana kadar düşman kalmaya yeminli.
"Hera."
Gitmek için can atan zihnim; kalmak, bir şans vermek isteyense kalbimdi. Nefret etmedim ismimden, nefret etmedim kokusundan ve varlığından. Nefret etmedim zehir dudaklarında hayat bulmaktan. Bu bir savaştı, yenilmek istediğim ancak gururuma yenik düştüğüm. Adı gibi harpti o ve ben o harbe tutsaktım. Her anlamda.
Nefesi yüzüme düştü, nefesimi kesmeye yetti.
"Beni nefretiyle kurutan bir kadınken, nasıl oldu da o topraklarda bana çiçek açtın?"