OKU!
41 stories
Enzel by missrufina
missrufina
  • WpView
    Reads 44
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
Enzel babasıyla birlikte açılacak inşaat şirketi için yıllar önce Ürdün'den Türkiye'ye gelmiştir. İstanbul'daki bu şirkette çoğunluğu çocuk ve genç olan işçiler çalışmaktadır. Doğan da bu işcilerden biridir. Enzel orada Doğan'la tanışır. Doğan'la dünyalarının uzak ama benzer olduğunu fark eden Enzel, bu yeni dünyaya karşı bir merak besler. Doğan'ın dünyasında Zehra'yla tanışır. Zamanla tanıştığı bu yeni insanlar onu her seferinde farklı dünyalara götürecek, onu her seferinde orada öldüreceklerdir.
Dük ile Beş Çayı by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 616,325
  • WpVote
    Votes 60,158
  • WpPart
    Parts 50
Geçmiş hayatınızı yaşama şansınız olsaydı ne yapardınız? On yıllık ilişkisi büyük bir ihanet ile son bulduğunda Eda artık bir gerçeği kabul etmek zorunda kalmıştı. Gerçek aşk diye bir şey yoktu. Varsa da onu bulmak gibi bir niyeti olmamıştı. Arkadaşının zoruyla sonunda evden çıktığında aklına en son gelen şey bir falcının karşısına oturmaktı. Egzotik giyimli kadının karşısına oturduğunda ise söylediklerini dinlemekten başka çaresi yoktu. Falcı ona aşkı bulması için geçmişte yaptığı bir hatayı düzeltmesi gerektiğini söylediğinde parasını boşa harcadığını düşünmekten kendini alamamıştı. Fakat eve dönerken geçirdiği kaza sonucu gözlerini İngiltere'de 1823 yılında açtığında kendini önceki yaşamı olan Helena Anne Mercer olarak buldu. Şimdi tek yapması gereken yapılacak hatalı seçimi bulmak ve bunu engelleyebilmekti. Ama hiçbir hata bu kadar cezbedici olmamıştı.
TARTARUS'UN ŞARKISI by serafizm
serafizm
  • WpView
    Reads 3,819
  • WpVote
    Votes 255
  • WpPart
    Parts 3
Sibirya'nın karla gömülü, yıllar önce haritalardan silinip terk edilmiş şehri Tartarus'ta inançlar ve insanlar yozlaşmıştır. Konuşma yetisi olmayan Ksenia, Tartarus'un harabe kilisesinde soğuktan donmak üzereyken uyanır. Onu ölümcül soğuktan kurtaran, şehre araştırmaları için gelen dil bilimci Edgard V. Halberg, Ksenia'ya sığınacak bir ev sunar. Ancak Edgard ile yolları kesiştiğinde, ikisi de geri dönüşü olmayan tehlikeli bir yolculuğa sürükleneceklerinden habersizdirler. ❝Çünkü Tanrı günah işleyen melekleri esirgemedi; onları Tartarus'a atıp, yargılanana dek tutulmak üzere zifiri karanlık zincirlere vurdu.❞ ❧
PABUCUMUN MÜHRÜ by mimilett
mimilett
  • WpView
    Reads 1,047,886
  • WpVote
    Votes 85,424
  • WpPart
    Parts 50
Çağla ve Ebru, izledikleri filmlerin ve okudukları kitapların etkisinde, kurt adam bulma umuduyla kendi ülkelerinden çok uzaklara giden, iki Türk kızı. Asla saf olmayan, başrollerdeki o aptal kızlara her seferinde acımasızca söven bu kızlar, kendi aşk hayatlarında onlar kadar saf olmamaya yeminliler. Şuan ise tek bir hedefleri var: Birer kurt adam bulup mühürlenmek. Çok ülke gezdiler, birçok kez de kurt adamları bulduklarını sandılar fakat her seferinde yanıldılar. Artık yalnızca son bir durak kaldı: Fejian. Çağla ve Ebru, aynı sürüdeki iki kurt adamı kendilerine mühürlemeyi düşünürken kader, iki düşman sürünün alfalarını onlara mühürledi. Alfalar arasındaki büyük düşmanlık, bu iki arkadaşa sıçrayacak mıydı? Her şey istedikleri gibi mi gidecekti, yoksa her şey tepetaklak mı olacaktı? 🐺 "Canım Allah'ım şuan bir rüyada mıyım, yoksa gerçekten de bir kurt adama horon tepmesini mi öğretiyorum, Yarabbim?" Diye Türkçe konuşmamla bana tuhaf tuhaf bakan Chris'e onların dilinde, "salla hadi, omuzlarını titret biraz da," diyerek komut verdim ve Ebru'ya dönerek gurur dolu bir bakış attım. Bu bakışın anlamı şuydu; ben ve Ebru kuru fasulyeyle pilav, lahmacunla ayran, iskenderle yoğurt, çiğköfteyle marul, karpuzla çekirdeği gibi uyumlu ve yan yana geldiklerinde dünyayı değiştirecek kadar tehlikeli bir çifttik. Bizden var ya her şey beklenirdi, her şey! 🐺 UYARI: 'Pabucumun Mühürü' isimli ilk ve tek kurgudur. ~15.03.21~
THALRON: ADANMIŞLAR by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 755,912
  • WpVote
    Votes 57,141
  • WpPart
    Parts 25
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
YERLE YEKSAN  by zaynahara
zaynahara
  • WpView
    Reads 191,860
  • WpVote
    Votes 12,784
  • WpPart
    Parts 21
*Cinsellik ve rahatsız edici öğeler bulunmaktadır. "Sen..." Dedim,hayal kırıklığı ile. Düşlerimin kırıklığını toplamak istedim,elime battı. Kanadı,kanadı... "Bana takıntılısın,değil mi?" Sesim cılızdı. Sakindi ama değildi de. Sesim,yüzüm olmuştu. Sağ eli,yüzüme dokundu. Yanağıma konan eli yumuşaktı. Yüzüme dokunan elle gözlerimi yumdum. İki gözümden de eş zamanlı düşen bir damla yaşın teki onun,avucunun içine gizlendi. Gözyaşım bile ondan medet umdu. Ama o yaş avcunun içinde kuruyacaktı. Bana yaklaşınca tepkisiz kaldım. Burnuma gelen kokusu çok güzeldi. Tarif edemezdim. Dudaklarını boynumda hissettiğim an irkildim. Şah damarımın üstüne bir öpücük kondurdu. Masum değildi,ihtiraslı bir öptüktü. "Senin gözyaşına," Dedi,usulca. "Saçının teline,gözlerine,sesine..." Derken boynumdan yukarıya öpe öpe çıktı. En sonki durağı çenem oldu. "Aldığın nefese bile takıntılıyım. Ama bu takıntıdan daha beter bir hâl almak üzere... Aşka dönmek üzere." Sehven,kendini bulduğu evliliğin içinde savaşması gereken kişi kocası Soylukan Maçkalıydı. Sevdiği adamla evlenmişti. Ancak karşısındaki Karadeniz'in Maçkalı olarak bildiği üç kardeşten en tehlikelisiydi. Mesleği ve duyguları elinden alınmadan yapması gereken onu bırakmaktı. Duruşma günü geldi. Müşteki ve sanık. Akıl ve mantık tutuklandı. Aşk beraat etti. ZAYNAHARA'DAN
ASİL YAKUT by zaynahara
zaynahara
  • WpView
    Reads 4,408,643
  • WpVote
    Votes 210,348
  • WpPart
    Parts 47
"Bu dudakları tatmayı bırakırsam eğer,"dedi, gözleri dudaklarımdayken. "Bu kokuyu solumazsam,bu tene,"derken parmak uçlarını kadınlığımda hissettim. "Dokunmazsam eğer,buna sebep olan her şeye düşman olurum, güzel karım,"diye devam etti. "Seni, benden koparmaya kim kalkışırsa mahrum kaldığım yerden onu mahrum ederim,onun da nefesini keserim." O, sağanak bir yağmur. Ben ise ona savunmasız bir Diphylleia. Belki de beni görmesi için yağması gerekir. Nefretin büyüttüğü iki bedene vuran kasırga, duyguları bertaraf ettiğinde nefretten peyda olan güçlü duygu aklı köle;duyguları hükümdar yapar. Nefret güçlü bir duygu. Tutku,nefreti öldürebilecek daha güçlü bir silah. Yıldızlar, bir bir parladığında nefret ve tutku birlikte oldu. O gece birbirlerine çıkan yolun temeli atıldı. Birbirlerine karıştılar. Kızıl saçlı bir kadının ve kömür karası gözlü bir adamın tenine işleyen mühür, duygularının damgalarıydı. ℤ𝔸𝕐ℕ𝔸ℍ𝔸ℝ𝔸'𝔻𝔸ℕ CEVHER SERİSİNİN İLK KİTABIDIR. (Kitabın ismi şahsıma aittir. Herhangi bir kitapta kullanılmasına müsadem yoktur. )
EZBER BOZAN by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 1,116,335
  • WpVote
    Votes 68,559
  • WpPart
    Parts 48
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞ ❝Sınıf değiştiririm.❞ Ya birincisindir ya da bir hiç. Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı. Tek bir sorun vardı. Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı. Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi. ••• "Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim." Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin." Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk. EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1 Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
İlahi Komedya by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 13,592
  • WpVote
    Votes 797
  • WpPart
    Parts 101
Dünya şiirinin başyapıtı İlahi Komedya, Dante'nin Cehennem'e, Âraf'a ve Cennet'e yaptığı düşsel bir geziyi destanlaştırır. İlahi Komedya, 14.233'e ulaşan toplam dize sayısı ile, şiir tarihinin en uzun soluklu şiiridir. Dante'nin, 1300 yılının 7 Nisan Perşembe gecesi başlayan gezisi bir hafta sürer, Dante'ye Cehennem ve Âraf yolculuğu boyunca Latin şair Vergilius rehberlik eder. Âraf'ın tepesinde Vergilius yerini, Cennet'te Dante'ye rehberlik edecek olan Beatrice'ye bırakır. Dante, Beatrice'yi ilk gördüğünde kendisi dokuz, Beatrice sekiz yaşındadır. Dante, ömrü boyunca Beatrice'ye bağlı kaldığı gibi, düşünce dünyasının da esin kaynağı olur Beatrice. Vergilius'un Aeneis destanını örnek alan ve sıradışı bir aşka mitoloji, tarih ve kutsal metinlerle de desteklenen gerçeküstücü bir ortamda yakılan bir ağıt olarak da değerlendirilebilecek olan İlahi Komedya'nın tarih ve felsefeden dinbilime, gökbiliminden geometriye uzanan bir ansiklopedi niteliği taşıması da bir başka özelliğidir. Yayınevi: Oğlak Yayınları Çeviren: Rekin Teksoy Yılı: 2011 Baskı: 12. baskı
İki Şehrin Hikayesi by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 40,908
  • WpVote
    Votes 1,251
  • WpPart
    Parts 45
Dünya edebiyatının en önemli klasik yapıtlarından biri olan İki Şehrin Hikâyesi, Paris ve Londra arasında gelişen olay kurgusuyla, tarihin en hareketli anlarından birinin, Fransız Devrimi'nin ekseni etrafında biçimlenir. Edebiyat dünyasının "Dickens'ın en büyük tarihî romanı" olarak, yazarın kendisinin ise "Yazdığım en iyi hikâye" diye tanımladıkları yapıt, Fransız Devrimi ile Terör Dönemi kargaşasında yaşamak zorunda kalan bir grup insanın özel yaşamlarını aktarırken, dönemin acımasız toplumsal koşullarını da irdeler. Hapsedildiği Bastille zindanından kurtarılan Doktor Manette ile iş işten geçmeden İngiltere'ye göndermiş olduğu kızının on sekiz yıl sonra buluşmaları ve Londra'da yeni bir yaşam kurmaları; sevgi, dostluk, özveriyle örülmüş bu yaşamın Paris'te gelişen devrim dalgasının haberleriyle gölgelenişi, iki şehri yansıtıyor okuyucuya. Paris'teki karanlık günlerin karşısında Londra'daki aydınlık ve dingin günler yer alıyor. Ancak her iki şehir de karanlığın içinde umudu, aydınlığın içinde hüznü taşıyor. Yazar: Charles Dickens Çevirmen: Meram ARVAS Yayınevi: Can Yayınları İlk baskı yılı: 2011