BaldanKelimeler adlı kullanıcının Okuma Listesi
26 stories
Sadece Sev İstedim by softyhorsegirll
softyhorsegirll
  • WpView
    Reads 2,260
  • WpVote
    Votes 1,003
  • WpPart
    Parts 17
Bade: "Hiç merak ettin mi... biri seni sessizce seviyor olabilir diye?" Ege: "Sanmam. Ben zaten Ece'den başkasını görmüyorum." Bade: "Bu kadar mı yani?" Ege: "Ece yoksa kimse olmasın. O kadar netim." Bade: "Anladım... O zaman umarım onunla mutlu olursun." "Bade yıllardır gizlice sevdiği Ege'nin kalbini kaybetmiş gibi hissediyordu. Bir mesaj, sessizce sevmenin tüm acısını ortaya çıkardı. Ama kimse, gerçek aşkın çoktan onun yanına geldiğini bilmiyordu..."
SON YILDIZ KAYANA KADAR  by Kumtanesi473
Kumtanesi473
  • WpView
    Reads 66
  • WpVote
    Votes 30
  • WpPart
    Parts 1
"Birşey duydum." Söylediği sözlerle ayaklarım resmen yere çivilendi. Öğrenmiş olamazdı değil mi onca seneden sonra bunu öğrenmiş olamazdı değil mi?.. Omzumun üzerinden ona doğru döndüm. "Ne duydun?" Dedim sesim resmen titriyordu. Kara harelerini, bal sarı hareleeimle buluşturdu. "Evlenmişsin" dedi elleri ceplerindeyken gözlerimi yumup şükür ettim. Öğrenmemişti. "Evlendim." Dedim nazik bir sesle gülüşünü duyduğumda gözlerimi açtım. "Son yıldız demek ki kaymış?" Söylediği sözlerle kulağıma seneler evvel olan konuşmamız geldi. 'Seni ne kadar seveceğim biliyor musun?' 'Ne kadar seveceksin saman sarısı?' Gülerek göz devirip gökyüzündeki yıldızları gösterdim. 'Son yıldız kayana kadar duman karası...' Dediğim de kara gözlerini bal sarı gözlerim gezdirdi. 'Benim gökyüzümde sadece iki yıldız var. Ve ikisi kaymasın diye herşeyi yaparım.' O gece, o yıldızlı gecede söz vermiştik birbirimize son yıldız kayana kadar birbirmize aittik. Dudaklarıma kondurduğu küçük bir öpücük o gece bizim için bir milad olacaktı, lakin haberimiz yoktu. ✯ "Kaydı son yıldız. Sen gittin, o geceden sonra yıldız kalmadı; kaydı iki yıldızın, kaydı tüm yıldızlarım." Diyip arkamı döndüm. Arkamdan sadece son sözlerini duydum tam altı sene sonra bir davette tek aşkım karşıma çıkmıştı bu tesadüf müydü yoksa kaderin cilveli bir oynu mu? Bilmiyordum. "Haklısın be sarı kız... Ben karanlıkta gömülü kaldım." Son sözleri bunlardı. Duymuştum lakin ona geri dönmedim çünkü bende o karanlıktaydım kara oğlan diyemedim. O karanlıkta bir Işık yetiştirmeye çalışıyorum diyemedim...
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,897,850
  • WpVote
    Votes 2,263,959
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
+13 more
Vi Veri Veniversum Vivus Vici by birkanayaz_1
birkanayaz_1
  • WpView
    Reads 291
  • WpVote
    Votes 103
  • WpPart
    Parts 9
Gerçeğin gücüyle yaşadığım sürece kainatı bile fethedebilirim...
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,572,035
  • WpVote
    Votes 735,047
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
P.İ.Ç (Payidar İnfaz Çemberi) by BaldanKelimeler
BaldanKelimeler
  • WpView
    Reads 3,213
  • WpVote
    Votes 375
  • WpPart
    Parts 3
"Yollar ayrılsa da, Yazgı hep aynı Yankı." YAZGININ YANKISI & PAYİDAR İNFAZ ÇEMBERİ "Ne seninle, ne sensiz... Sadece bizsizliğin içinde, Payidar bir döngüdeyiz." Yazgı ve Yankı; aynı uçurumun iki farklı ucuydu. Birbirlerine baksalar düşeceklerdi, arkalarını dönseler öleceklerdi. Kaderin onlara hazırladığı en büyük oyun buydu: Bir arada olmayı beceremeyecek kadar yaralı, ayrı kalmayı başaramayacak kadar birbirlerine muhtaçtılar. Ancak bu imkansız aşkın etrafında, nefes aldırmayan, kaçışı olmayan bir duvar örülüydü: Payidar İnfaz Çemberi (P.İ.Ç). Adaletin sustuğu, namluların konuştuğu o karanlık dehlizlerin sarsılmaz hâkimi. Bu çemberin içine girmek bir tercih, içinden sağ çıkmak ise bedeli kanla ödenen bir mucizeydi. Biri, geçmişin suskunluğu; diğeri, o sessizliği bozan çığlıktı. Ne zaman birleşmeye kalksalar birbirlerini yok ediyor, ne zaman bu karanlık çemberden uzaklaşmaya çalışsalar yolları yine başladıkları o çıkmaz sokakta kesişiyordu. Yazgı'nın kalbindeki boşluk, ancak Yankı'nın sesiyle dolabilirdi; ama o ses, her seferinde Payidar'ın buz gibi gerçekleri gibi en sevdiği hayalleri delip geçiyordu. "Yollar ayrılsa da Yazgı hep aynı Yankı; kurtuluşun olmadığı yer ise hep aynı Çember." Zehra Bayramlı'nın kaleminden; kalbin reddettiğini ruhun kabullendiği, sadakatin ihanetle, aşkın ise ölümcül bir kuşatmayla sınandığı bir serüvenin ilk perdesi açılıyor. Sahi, kaderiniz celladınızın elindeki bir kalemken, kendi hikâyenizi ne kadar uzağa yazabilirsiniz?
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 38,742,390
  • WpVote
    Votes 1,676,202
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,779,183
  • WpVote
    Votes 705,984
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
BERDEL +18 by Damla_yazar
Damla_yazar
  • WpView
    Reads 1,633,517
  • WpVote
    Votes 14,596
  • WpPart
    Parts 11
Beni yatağa yatırdığı zaman ona arkamı dönerek yan bir şekilde yattım. Derin sesli bir nefes aldığında yatağın diğer ucunun çöktüğünü hissettim. Yatağa uzanıp kolunu belime sardığında bu sefer titrek bir nefes aldım. "Benden korkuyor musun?" Sanki bu soruyu bekliyormuşum gibi başımı aşağı yukarı doğru sallayıp kısık bir sesle "hı hı" diye mırıldandığımda dudaklarını morarttığı kolumda hissettim. Az önce kriz geçirerek sıktığı kollarımı bu sefer dudakları ile öpüp derman olmaya çalışıyordu fakat benim asıl yaramın kalbimde olduğundan habersizdi. Dudakları tek tek tüm parmak izlerinde gezdi. Bu sefer dudaklarını saçlarıma bastırıp derince koklayarak öptü. °•° Abisinin yaptığı hata yüzünden çocukluktan beri aşık olduğu adama berdelli gelin olan Zühre Şahmaran ve çocukken aşık olduğu kadına cehennemi yaşatacağına yemin eden Şervan Hanzade. Kitap kapağı: DAMLA_YAZAR kitapta kadına şiddet, hakaret, kuma, aldatma vs. yoktur.