MFTRESUF
- Reads 495
- Votes 80
- Parts 26
BEDENİM KAPINDIR
Kanım Anahtarın, Ruhunla Gel Artık
Mezopotamya'nın kara taşlarının altında beş bin yıldır mühürlenmiş bir sır yatıyor.
Harran Üniversitesi'nde genç bir Sümerolog olan Hacer, 14 yaşında televizyonda izlediği Muazzez İlmiye Çığ'ın sözleriyle hayatına bir amaç bulmuştu:
"Sümer'de her şeyin başlangıcı var. Bir ömrüm daha olsa yine o tabletleri deşifre ederdim."
O sözler Hacer'i Elamca'nın en zor, en az bilinen lehçesine, imkânsız bir tutkuya sürükledi.
Ta ki Şanlıurfa'nın sınır köyünde bir köylünün tarlasından çıkan, Susa'dan Amida'ya uzanan kadim bir yol haritası taşıyan Elamca tablet, onun kaderini yeniden yazana kadar.
Tablet, sadece bir taş değil.
Bir davet.
Bir anahtar.
Ve bir lanet.
Diyarbakır'ın (Amida'nın) siyah bazalt surlarının altında, Keçi Burcu'nun derinliklerinde yatan yedigen oda, binlerce yıldır bekliyordu.
İçinde yedi tablet, yedi mühür, yedi yasak sır...
Ve bir lahit.
Hacer, eski sevgilisi Hakan'la birlikte o kapıyı açtığında, sadece tarih değişmedi.
Zamanın kendisi büküldü.
Ekinoksun tam ortasında, Nevruz'un ilk nefesinde, beş bin yıllık bir bilinç uyandı.
İştar.
İnanna.
Lilith.
Armina.
O artık sadece bir akademisyen değil.
Bir geçit.
Bir beden.
Bir tanrıçanın modern çağdaki kabuğu.
Ama uyanış bedelsiz değil.
Kan dökülecek.
İhanet ödenecek.
Ve on iki bekçi -beş bin yıldır onu mühürleyen rahiplerin torunları- birer birer avlanacak.
Marduk Global'in beton zırhlı kulelerinden, Güneş Konağı'nın gizli konsey odalarına kadar...
Hiçbir taş, hiçbir sır, hiçbir yalan artık güvende değil.
Çünkü bereket geri dönüyor.
Ama bu sefer ışıkla değil, kanla.
Ve bu sefer seçen kadın değil, hükmeden tanrıça konuşacak.
BEDENİM KAPINDIR
Bir Sümerologun tanrıçaya dönüş hikâyesi.
Bir ihanet destanı.
Ve beş bin yıllık hesabın kapanışı.
Hazır mısın?
Çünkü o yedi kelimeyi bir kez duyduğu