ŞÖHRETİ YÜKSEK Yazarlar 🤐😎
69 stories
İSYANDA AŞK by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 1,001,099
  • WpVote
    Votes 70,570
  • WpPart
    Parts 21
Ünlü Rus yeraltı mafyası Kuzentsov'un sahibi anti kahraman Azrail'in Kılıcı ve tek amacı ülkesine hizmet etmek olan bir kahraman askerin hikayesi...
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,878,184
  • WpVote
    Votes 558,543
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
AL-KARAN: KANLI ADALET by DerinAydoan
DerinAydoan
  • WpView
    Reads 182
  • WpVote
    Votes 57
  • WpPart
    Parts 2
Adaletin kanla yazıldığı bir şehirde, karanlık yalnızca geceden ibaret değildir. Genç ve idealist bir avukat olan Rüya, babasının gözleri önünde katledilişinden sonra sadece adaleti değil, intikamı da mesleğine katmıştır. Geçmişi sırlarla örülü, acımasız iş dünyasının zirvesindeki Kutay Arın'ın ise güvene değil, güce ihtiyacı vardır. Alkaran Holding'in üç kıtaya yayılan karanlık davasında yolları kesiştiğinde, ikisi de sadece davayı değil, birbirlerini de kazanmaya çalışacaktır. "Babamı benden alan şey adaletsizlikti. Şimdi onun kılıcı ben olmuştum."
Sana Rağmen...  by DerinAydoan
DerinAydoan
  • WpView
    Reads 9,887
  • WpVote
    Votes 2,115
  • WpPart
    Parts 59
Bir zamanlar küçük bir şehrin lüks semtlerinde ünlü bir ressam varmış. Ressamın yanında ise bir adam oturuyormuş, onun patronuymuş. Patronu ne isterse onu çizermiş. Bir gün patronu demiş ki, "Geçmişin izlerinden kurtulmaya çalışan bir adam çiz, Carlos." Ressam kaşlarını çatmış. Bir süre anlayamamış ne demek istediğini. "Çizsene, neden öyle bakıyorsun?" demiş patron. Bakışları dalgalanmış bir an. Ressam ikiletmemiş. Siyah renklerin hakim olduğu bir adam silueti oluşturmuş tuval üzerinde. Patron onu izlerken gülümsemiş. "Carlos?" demiş sorar gibi. "Onun hayatını biraz renklendirir misin?" Şaşırmış Carlos. "Efendimiz," demiş. "Geçmişi kötü olan bir adamdan bahsettiniz." Ressam için kötü geçmiş, sadece siyah ve gri tonlarını yansıtıyormuş. Patron başını sallamış. "Haklısın, Carlos." Gülümseyişi genişlemiş. "Ancak onun da hayatını renklendirmeye hakkı var, öyle değil mi?" Hiç düşünmemiş bile, patron. Kaşlarını sertçe çatıp tuvale bakmış. "Yanına bir kadın çiz. Renkleri canlı olsun." Carlos yine ikiletmemiş, bir kadın çizmiş. Renkleri çok canlıymış. Yanındaki siyahlar içinde kalan adam halinden utanmış. Kendini böyle bir kadına layık görememiş. "Efendimiz," demiş tekrar. "Sizce de çok uyumsuz değil mi?" Patron derin bir nefes almış. "Değil," demiş direkt. "Bir kadın renklerinden vazgeçmediği sürece canlandıramayacağı hiçbir renk yoktur." Carlos'un bakışlarından geçen cümleleri görünce sessizce burnundan gülmüş. "Evet, Carlos. Siyahı bile." Siyah her renge kasvet veren, baskın bir renkti. Onun değdiği her renk özünü kaybeder, canlılığını yitirirdi. Bir insanı simsiyah yapmak ise çok zordu. Ona bunu yapacak güç ancak ve ancak siyah bir kalp olabilirdi. Kötülük kokan siyah bir kalp... O hâlde gelin, zorla siyaha maruz bırakılan o adamın, bir kadınla nasıl hayat bulduğunu sizlerle okuyalım.
GECENİN KÜLLERİ by melikemn
melikemn
  • WpView
    Reads 356,603
  • WpVote
    Votes 16,501
  • WpPart
    Parts 58
-Küfür, şiddet ve cinsel öğeler içerir.- 🕯️ Mafyanın güçlü isimlerinden Yaman Çakır Karaaslan, kendini 2024 yılında kaybettiği karısının katilini bulmaya adar. Hırsıyla, öfkesiyle etrafındaki her şeyi yakıp yıkan Yaman'ın yolu, bir gece Gökçe'yle çakışır ve bildiği bütün kuralları sorgulamaya başlar. Gökçe Yener, etrafındaki insanların kararlarını hayatının merkezine almış, kendi halinde bir çocuk doktorudur. En yakın arkadaşı Seren'in dağ evinde doğum gününü kutlarken, Seren'in erkek arkadaşı Kuzey Karaaslan'ın yeğeninin hastalanması üzerine yüz metre ilerideki malikaneye gider. Gökçe, istemeden bir adamın vurulduğuna şahit olur ve yolu Yaman Çakır'la kesişir. Vurulan adam, Yaman'ın karısının katilini de bilen tek adamdır ve Yaman, Gökçe'yi adamı iyileştirene kadar rehin alır. Gökçe'nin hem sert ve otoriter Yaman'la, hem karanlık sırlarla dolu Karaaslan ailesiyle, hem de kendi benliğiyle mücadelesi bu andan sonra başlar. 🕯️ BİRİNCİ KİTAP: ALEVSAR İKİNCİ KİTAP: İNKİSAR
KADER DİLENCİLERİ by Simalita
Simalita
  • WpView
    Reads 2,176
  • WpVote
    Votes 433
  • WpPart
    Parts 3
"Ölüler artık isteselerde ağlayamazlar Kabalcı'nın Kızı... Cesetlerinin saçları çürürken , etleri larvalanırken , göz oyuntularına böcekler yuva yaparken ve beden toprağa karışıp erirken canları yanmıyor mudur dersin?" Yüzünde ki gülümsemede kalmaya devam ettim. Yaşadığı tüm o kanı , vahşeti , acı dolu çığlıkları , acımasızlıkları , kötü kokuları... Ve aşkı , tutkuyu , hülyaları... Her birini aynı anda taşıyordu onun gülümseyişi. Gülümsüyordu , her şeye rağmen. Sabrediyordu , o yine de günü kurtarmaya çalışıyordu. Fısıldadı. "Fikrimce canları yanıyor..." Ve yüzünde ki gülümseme bir anda kayboldu. Kan toplayan irislerine ve tuhaf , büyülü yüzüne tepeden bir şey damladı. Bir kan damlası... Sol gözünün altından çenesine , doğrudan akarken ben birşeyleri anlamaya başladım. Biz rol gereği değil , gerçekten de bize vaadedilen bu kaderin dilencisiydik. Biz Kader Dilencileri'ydik... Kimi kaderinden kaçar , kimi kaderine lanet okur ama "Kader Dilencileri"... Onlar savaşırlar. Bir banka düşünün... Kurulduğu günden itibaren cehennemden bir haber olan insanlığa cehennemi yaşatan , nice hayat bitirip nice hayatı da dirilten... Kendi kaderlerini beğenmeyip isyanda bulunan insanlar , bir gün onlara ; sadece bir adamın parası ile tüm ülkeye hükmedeceği gerçeği söylenseydi inanırlar mıydı buna? Kendikilerini beğenmeyip hâlâ başkalarından kader dinlenmeye devam ederler miydi? Bankalar... Bir banka ne kadar güvenilirdir?
KAN ÇİÇEĞİ  +18 by MFTRESUF
MFTRESUF
  • WpView
    Reads 495
  • WpVote
    Votes 80
  • WpPart
    Parts 26
BEDENİM KAPINDIR Kanım Anahtarın, Ruhunla Gel Artık Mezopotamya'nın kara taşlarının altında beş bin yıldır mühürlenmiş bir sır yatıyor. Harran Üniversitesi'nde genç bir Sümerolog olan Hacer, 14 yaşında televizyonda izlediği Muazzez İlmiye Çığ'ın sözleriyle hayatına bir amaç bulmuştu: "Sümer'de her şeyin başlangıcı var. Bir ömrüm daha olsa yine o tabletleri deşifre ederdim." O sözler Hacer'i Elamca'nın en zor, en az bilinen lehçesine, imkânsız bir tutkuya sürükledi. Ta ki Şanlıurfa'nın sınır köyünde bir köylünün tarlasından çıkan, Susa'dan Amida'ya uzanan kadim bir yol haritası taşıyan Elamca tablet, onun kaderini yeniden yazana kadar. Tablet, sadece bir taş değil. Bir davet. Bir anahtar. Ve bir lanet. Diyarbakır'ın (Amida'nın) siyah bazalt surlarının altında, Keçi Burcu'nun derinliklerinde yatan yedigen oda, binlerce yıldır bekliyordu. İçinde yedi tablet, yedi mühür, yedi yasak sır... Ve bir lahit. Hacer, eski sevgilisi Hakan'la birlikte o kapıyı açtığında, sadece tarih değişmedi. Zamanın kendisi büküldü. Ekinoksun tam ortasında, Nevruz'un ilk nefesinde, beş bin yıllık bir bilinç uyandı. İştar. İnanna. Lilith. Armina. O artık sadece bir akademisyen değil. Bir geçit. Bir beden. Bir tanrıçanın modern çağdaki kabuğu. Ama uyanış bedelsiz değil. Kan dökülecek. İhanet ödenecek. Ve on iki bekçi -beş bin yıldır onu mühürleyen rahiplerin torunları- birer birer avlanacak. Marduk Global'in beton zırhlı kulelerinden, Güneş Konağı'nın gizli konsey odalarına kadar... Hiçbir taş, hiçbir sır, hiçbir yalan artık güvende değil. Çünkü bereket geri dönüyor. Ama bu sefer ışıkla değil, kanla. Ve bu sefer seçen kadın değil, hükmeden tanrıça konuşacak. BEDENİM KAPINDIR Bir Sümerologun tanrıçaya dönüş hikâyesi. Bir ihanet destanı. Ve beş bin yıllık hesabın kapanışı. Hazır mısın? Çünkü o yedi kelimeyi bir kez duyduğu
Mor Menekşe  by LeylaAayeva612
LeylaAayeva612
  • WpView
    Reads 275
  • WpVote
    Votes 30
  • WpPart
    Parts 2
Dönem kurgusudur !! Yaş farkı mevcuttur !! Yetişkin içerik mevcuttur !!
YABAN ÇİÇEĞİ | köy Kurgusu +18 by Damla_yazar
Damla_yazar
  • WpView
    Reads 154,652
  • WpVote
    Votes 1,678
  • WpPart
    Parts 7
İftira yüzünden adı kirlenen ve babası dışında kimse tarafından sevilmeyen kız ve 15 yıl önce köyü terk eden adam. Yıllar sonra köyüne geri dönerken göl kenarında kırmızı fistanlı bir kıza aşık olacağından habersizdir. "Bazı çiçekler bahçede değil, uçurum kenarında açarmış. Kimse koparmasın diye değil, kimse sevmesin diye..." Mihriban, titreyen elleriyle saçındaki çiçeği düzeltti. "Git buradan beyim" dedi sesi titreyerek. "Benim yanımda duranın adı kirlenir, ruhu kararır." ​Karahan, bir adım daha yaklaştı. Aralarında sadece bir nefeslik mesafe vardı. "Benim adım zaten karaydı Mihriban" dedi Karahan. "Senin alacan benim karama ışık olur ancak. Kim ne derse desin, sana laf söyleyenin dilini, taş atanın elini kırarım!" Kitap şahsıma aittir. Çalınma gibi olasılık olduğunda kanalınız şikayet ettirilecektir! Kitap kapağı: Damla_yazar
Karanlığın Tahtı by karanligintahti
karanligintahti
  • WpView
    Reads 1,495
  • WpVote
    Votes 908
  • WpPart
    Parts 11
Bir mühür her şeyi bitirmeye yeter miydi? On sekiz yılın hatırasını, çocukluk yeminlerini ve iki krallığın geleceğini bir kağıt parçası silebilir miydi?" Britanya Prensesi Lavinia Valerius için dünya, on sekizinci doğum gününde durdu. Hayallerinde beyaz bir gelinlik ve İspanya Prensi Asil Vargos ile birleşecek bir taht vardı. Ancak o sabah saray kapısına dayanan, bir aşk mektubu değil, soğuk bir infaz emriydi: İttifak bozulmuştu... Asil, arkasında ne bir veda ne de bir açıklama bırakarak sessizliğe gömüldü. Britanya'nın kalbi o gün mühürlendi; Lavinia'nın masumiyeti ise bir ulağın getirdiği o karanlık haberle can verdi. İki yıl süren o karanlık sessizliğin ardından, şimdi karşı karşıyalar. Ama bir saray odasında değil, kan kokan bir savaş meydanında... Aşkın ihanetle, sadakatin ölümle sınandığı bu savaşta; Lavinia ya tacını feda edecek, ya da karanlığın tahtına bizzat oturacaktır...