nilkk20
"Bazı hikâyeler sadece okunmaz. Bazı hikâyeler, sizi içine alır... ve bir daha asla bırakmaz."
Ölüm, onun için son değil; bir başlangıçtı.
Ophelia İris Lakin, sıradan bir sonbahar gecesi okuduğu bir romanın sayfalarında kayboldu. Uyandığında ise-yeni bir dünyada, bir bebek bedeninde, bir sarayın soğuk duvarları arasında gözlerini açtı.
Ama bu dünya tanıdık bir masal gibi değildi. Okuduğu romandaki her şey yerli yerindeydi... bir şey hariç: O.
Çünkü Ophelia, kitapta hiç var olmayan bir karakterdi. Gölgedeki bir ikiz. Sessiz bir koruyucu. Kaderin çizmediği bir çizgiydi onunki.
Ve asıl kahraman-Atalanta Sofia Lakin. Parlak, sevilen, yeniden doğan prenses. Ama onun da bir sırrı vardı: bu dünya, onun da asıl evi değildi.
İki farklı reenkarnasyon. İki kayıp ruh. Ve yeniden yazılmayı bekleyen bir hikâye.
Bir masalın içinde doğan, ama kendi masalını yazmaya ant içmiş bir kızın yolculuğu...
Görünmeyen olmak zorunda kalan bir sesin, gölgelerden gelen ışığın hikâyesi.
Bu kitap, bir romanın satır aralarına saklanmış kaderin yankısı.
Ve senin için bir kez okunduktan sonra, bir daha asla aynı kalmayacak bir dünya.