Şans
22 stories
KIRGIN BEYAZ by lasasella
lasasella
  • WpView
    Reads 29,087
  • WpVote
    Votes 1,101
  • WpPart
    Parts 32
"Peki..." Gözlerimi gözlerinden kaçırarak üzerindeki gömleğe diktim. "Neden dans ediyoruz?" Bu soruyu beklemiyor olmalıydı. Sahte bir öksürükle boğazını temizlediğinde ne diyeceğini merak ederek bakışlarımı gözlerine çıkarmıştım. "Sıkılmışa benziyordun." Omzunda hareketsiz duran elimi sıkılaştırarak ensesine doğru kaydırdım. Bu hareketimle birlikte ona biraz daha sokulmuş sayılırdım. Verdiği sıcak nefesi boynuma çarparken vücudunun gerilmeye başladığı hissediliyordu. Çevremizdeki herkes yok olmuştu şimdi. Sadece o ve ben vardık. Bir de gözleri. Kahverengi bakışları çıplak ayaklarla topraklarına basmışım gibi hissettiriyordu. Bu hissi sevmiştim, kollarının arasında onun topraklarında dans etmeyi. Çevremi saran okyanus kokusuna kapılırken parmaklarım ensesindeki saçların arasına karışmıştı. Artık dans ediyor gibi değildik. Daha çok sarılıyor gibi göründüğümüze emindim. Gözleri görüş açımdan çıkmıştı. Omzunun üzerinden aydınlatmalara bakarken nefesimi tutmuştum. "Belki de sıkılmaya devam etmeliydin." dedi boğuk bir sesle. "En azından öyleyken zararsızdın." Belimdeki eli yavaşça sırtıma çıkarken alt dudağımı dişlerimin arasına alarak nefesimi bıraktım. Dansımızın gidişatını değiştiren bendim ama ateşi açan oydu sanki. Toprağına kül olmak üzereydim. ... Haziran 13, 2023 | Tamamlandı. Kırgın Beyaz isimli ilk wattpad kitabıdır. Kırgın Beyaz, genç kurgu hikayelerimin aynı evrende geçtiği bir seriye aittir ve diğer kitaplarla olay bütünlüğü açısından okumanız gereken sıra şöyledir: - Kırgın Beyaz - Uğur Getirmeyen Böcekler - Kırgın Beyaz 2: Edilen Vedalar
UĞUR GETİRMEYEN BÖCEKLER by lasasella
lasasella
  • WpView
    Reads 34,413
  • WpVote
    Votes 1,810
  • WpPart
    Parts 41
"Çok güzel kokuyorsun." dedim merdivenleri bitirip odama girdiğimizde. Naneye alışmaya başlamıştım, hatta sanırım o evreyi biraz geçmiştim ve artık ona bağımlı gibiydim. "Sen de öyle." diye karşılık verdiğini duyduğumda yüzümü ekşittim. "Ben yalnızca şarap gibi kokuyor olmalıyım, baştan aşağı hemde." Odamdaydık. Beni usulca yatağa bıraktığında gözlerimi araladım. Üzerime eğilmiş duruyordu. İlgili bakışları yatağa dağılan saçlarımda dolanırken boynuna dolanan ellerimi yüzüne kadar ilerletmiştim. Kirli sakalları arasında gezinen parmaklarıma hayran hayran bakarken gözleri bu sefer de yüzümde gezinmeye başladı. "Şarhoş edici, evet." Gülümsedim. Bakışları dudaklarıma kaydığında geri çekilecek gibi olmuştu. Ellerimi boynuna götürerek onu durdurdum. "Gitme." "Gitmezsem, karışırız Havin. Bu sefer birbirimize öyle fena karışırız ki ben bile kendimi durduramam." Nane ve şarap kokusu birbirine karışırsa ne olurdu? Gülümsemem genişledi. Kendi kendime sorduğum soruya sesli bir yanıt verdim. "Naneli şarap." ... Eylül 1, 2022 | Tamamlandı. Uğur Getirmeyen Böcekler isimli ilk wattpad kitabıdır. Uğur Getirmeyen Böcekler, genç kurgu hikayelerimin aynı evrende geçtiği bir seriye aittir ve diğer kitaplarla olay bütünlüğü açısından okumanız gereken sıra şöyledir: - Kırgın Beyaz - Uğur Getirmeyen Böcekler - Kırgın Beyaz 2: Edilen Vedalar
Boya by AnitaFelipova
AnitaFelipova
  • WpView
    Reads 1,964,893
  • WpVote
    Votes 87,525
  • WpPart
    Parts 42
Parmaklarımın doğuştan yetenekli olduğunu çok duydum. Yeter ki bir kalem ya da bir boya verin bana. Başka bir şeye ihtiyacım yok. Ama kalbim sevmeye yetecek mi bilmiyorum. Onun müziğini işiten parmaklarım titremeye başlıyor. Korkuyorum.
SERMEST by olmekvarsaucunda
olmekvarsaucunda
  • WpView
    Reads 119,287
  • WpVote
    Votes 6,906
  • WpPart
    Parts 45
Buz mavilerinin getirdiği tüm enkazları; yüreğimin en uç noktasında, okyanusun haşim dalgalarına yuvarlandığı o saniyelerde evladım bilmiştim. Yüreğimde uyuyakalan acı tanelerimi okşayışının ardında derin bir sükunet vardı. Kokusunun beni götürdüğü o cennetin saf sularındaki gölgede biriktirdiği ateşi yaşlı gözlerle izliyordum. İntikamının ateşini. Ellerinde büyüttüğü kininin bana sunduğu en kıymetli hediyeyi. Ömrümün en vefakar dönemine kendini fırlatan buz mavileri, beni uçsuz bir varsayımın peşinden sürüklüyordu. Parmak uçlarının tenimin üzerinde gösterdiği o işkenceyi avuçlarımdaki şefkatle süpürmek istediğim anlar çoktu. Onu göğsüme saklamak istediğim, kumral saç tanelerini hafızama kazımak istercesine koklamayı hayal ettiğim anlar dünyadan büyük bir mevlaya sahipti. Öl dese seve seve öleceğim adamın ağzından sevmekle ilgili bir kelime çıksa başaramayacağım bu durumda, kokusunun elimden tutup beni götürdüğü cennetler kabul edilemezdi. Kan gölünün içinde, feryatlarında boğulan balıkların ahları aralarındaki ipi her soyuşunda açığa çıkan yeni duygular günahların arasına karıştı. Gözlerinin üzerine konan siyah kelebeği izledim, kelebek o bana bakarken yuvasından uçtu, uzak diyarlara yol aldı. Gözlerindeki siyah kelebeğin yerini ilgisiz bir bebek aldı. Sevdi o bebeği bana bakarken, sevdim o bebeği gözlerinde kaybolurken. Kadın ölüme kaçıyordu. Ölüm, adamın ona verebileceği en güzel hediyeydi. Adam aşık olmaktan kaçıyordu. İşin içine yokuşu olmayan bir karanlık girdi. Adam yakalandı. "Fakat dünya kırık, ben buruktum. Ben ölümdüm; o, bir kelebeğin yaşama hevesi." ••• 25.12.2016. Güzelliklerini yazmaya cesaret ettiğim tarih. 13.02.2017. Şarabın içinde kaybolup, sarhoşluğun kırında dolaşarak bu hikayeyi yayımladığım tarih. 22:25. #Kimsesiz 1 (27.04.2021) #Psikoloji 2 (04.07
KÜLDEN ADAM by iremtopan
iremtopan
  • WpView
    Reads 182,615
  • WpVote
    Votes 11,065
  • WpPart
    Parts 25
Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 1,421,408
  • WpVote
    Votes 90,997
  • WpPart
    Parts 11
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
Döneceksin Diye Söz Ver (KİTAP OLDU) by melinsogut
melinsogut
  • WpView
    Reads 2,563,904
  • WpVote
    Votes 149,325
  • WpPart
    Parts 45
"Üsteğmen... Evlensen ya benle." Dört kelime. İki hayatı bilinmez bir oyuna sürükleyen dört kelime. Peri'nin sığınacak bir liman ararken tutunduğu tek adam. Ve Mahir'in aklını susturup kalbini dinlemek zorunda kaldığı tek kadın.
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 166,823
  • WpVote
    Votes 9,421
  • WpPart
    Parts 20
Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.
AŞKIN DIŞAVURUMU by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 782,546
  • WpVote
    Votes 49,508
  • WpPart
    Parts 35
MAHALLE İnsanın hayatında kimi anlar vardı ki, bir dönüm noktası ya da sıfırdan başlangıcı olabilirdi kişinin. Tek bir durum, tek bir mekan ya da tek bir insan yeterdi. Ve tek bir duygu. Kızgınlık olabilirdi, kırgınlık belki de. Kimi zaman mutluluk seni sıfırdan, yeni bir insan etmeye yeterdi. Fakat en çok aşk, dönüm noktası olabilirdi bir insanın. Nefretle başlamış, bir aşk. "Senin aklınla bir daha kuyuya inersem o kuyuda öleyim inşallah!" tek bir nefeslik kadar susup devam etti sonra. "Bula bula boynunda zincirle gezen sokak köpeğini mi buldun bana?" Tibet durdu. Adımları bir bıçağa rastlamış gibi kesilirken göğsünü yoklayan o kırgınlıkla henüz yeni tanışıyordu. "Tutku! Tutku! Tutku! Ne var? Adımı mı ezberliyorsunuz?!" dediğini işitti. Adının Tutku olduğunu ancak öğrendiği kız ondan gittikçe uzaklaşırken, son bir kulakla, zorlukla duydu sesini. "Bir daha bana boğazında zincirli bir köpeği layık görecek olursan, eve gelmeden önce bir barınağa uğrayıp sana köpek alacağım."