Badewlly
Doğubeyazıt'ta sıradan bir gün olarak başlayan her şey, feci bir anne cinayetiyle son bulur.
Karan Efe Başkurt henüz 10 yaşındayken, enkazın altında tek başına kalır ve o gün çocukluğu biter. Tam da o karanlık dönemde, bir mezarlığın önünde Gece Solvera ile tanışır.
Karan, zorbalığa uğrayan Gece'nin sığınağı ve tek arkadaşı olur. İki yaralı çocuk, birbirlerine tutunarak büyümeye çalışır.
Ancak hayat onları acımasızca koparır. Karan, ablası Dünya ile yeraltı dünyasının en tehlikeli isimlerinden birine dönüşürken; tek bir amaç uğruna yaşar: Annesinin katilini bulmak.
Gece ise çocukluğundaki acıyı adalete gömer. Büyür, komiser yardımcısı olur ve tayini memleketi Doğubeyazıt'a çıkar. Elinde iki ağır dosya vardır: Kaçırılan çocuklar ve öldürülen kadınlar.
Yıllar sonra yolları, tarihi İshak Paşa Sarayı'nın önünde işlenen gizemli bir cinayetle yeniden kesişir. Ve baş şüpheli; Karan Efe Başkurt'tur.
Gece, karşı karşıya geldiği bu tehlikeli adamın çocukluk aşkı Karan olduğunu bilmemektedir. Onun gözünde Karan; adaleti kirleten bir suçludan ibarettir ve aralarındaki nefret giderek büyür. Fakat Karan'ın gözünde tek bir yemin vardır: Gece'yi bir daha asla bırakmamak.
Her ipucu Karan'ı işaret ederken, Gece büyük bir ikilemin ortasında kalır.
Karan gerçekten bir katil midir, yoksa büyük bir oyunun kurbanı mı?
Gece, kanunu mu seçecektir; yoksa çocukluk yarasını paylaşan adam uğruna her şeyi yakacak mıdır?
Hepsinin cevabı İshak Paşa Sarayı'nın taş duvarlarının ardında gizli. Çünkü bu hikaye bir cinayetle başlamadı.
Bu hikaye, görünmeyen ama kanatan bir "saydam yara" ile başladı.
Ve o yara, ancak yüzleşilince kapanacaktır...