olvidovetea
- Reads 389
- Votes 60
- Parts 16
Toy günü evleneceği adamın öldürülmesiyle derinden sarsılan Karaca, kendini kocasının kardeşiyle evli bulur. Karaca ve Kurdoğlu hırsla yanan ateşin etrafında halkalar halinde dönerken artık ortada istenmeyen bir evlilik ve bir de bulunmayı bekleyen bir katil vardır.
"Şah"; baş olan, hükmeden demektir.
"Şura" ise beylerin toplandığı, törenin ve aklın söz sahibi olduğu kutlu divandır. Bir araya geldiğinde ise Şah-ı Şura, yalnızca bir makamı değil; gücün ağırlığını, hüküm vermenin bedelini ve insanın omzuna çöken kaderi anlatır.
Şah-ı Şura; törenin hüküm sürdüğü, insanların kaderlerini çoğu zaman kendi elleriyle değil, obanın buyruğuyla yaşadığı bir dünyanın hikâyesidir. Burada sevmenin de nefret etmenin de bir bedeli vardır. Çünkü bozkırda insan yalnızca düşmanıyla değil; kaderiyle, geçmişiyle ve kendi yüreğiyle savaşır.
Şimdi otağın kapısı aralanıyor.
Toy ateşi yanıyor, kurtlar uzaklarda uluyor, gök sessizce yaklaşan fırtınayı seyrediyor...
Şah-ı Şura'nın hikâyesi başlıyor.
Keyifli Okumalar...
17 Mayıs 2026