nisaaksoy adlı kullanıcının Okuma Listesi
Истории 2
Küçük Şaka Büyük Sır на geceninayi17
geceninayi17
  • WpView
    Прочтений 155
  • WpVote
    Голосов 74
  • WpPart
    Частей 3
Bir öğrenci, konferans salonunda müdür konuşma yaparken sahneye çıkar ve arkadaşının okul içinde kaybolduğunu söyler. Başta herkes bunun masum bir şaka olduğunu düşünür; öğretmenler kısa sürede şakayı fark eder ve ciddiye almaz. Ama işler hiç de beklenildiği gibi gitmez. Şakayı yapan öğrenci, arkadaşını sakladığı yerden çıkarmaya gittiğinde, arkadaşının ortada olmadığını fark eder. Okuldaki bazı öğrencilerle sorduğunda, "Görmedik, ama bahsettiğin depodan çığlık sesi geldi," derler. Kalplerindeki bir ürperti, küçük bir şakadan çok daha fazlasının başladığını hissettirir. Müdür kısa süre içinde olayı öğrenir ve sert bir karar alır: Okulun giriş ve çıkışları kapatılacak hem de herkes içindeyken, bir ay boyunca arama çalışmaları sürecektir. Tam da bu noktada asıl olaylar başlar. Olaya tanık olan bir grup öğrenci istemeden de olsa bir araya gelir. Kurdukları dostluk, paylaştıkları sırlar ve yaşadıkları beklenmedik aşklar, onları hem birbirine bağlayacak hem de karanlık ve gizemli bir sırra sürükleyecektir. Küçük bir şaka ne kadar tehlikeli olabilir ki? Liseli gençler bunu düşünüyordu. Ama bu kez her şey bambaşka... ve çok daha korkutucuydu.
KEHRİBAR STAJI на geceninayi17
geceninayi17
  • WpView
    Прочтений 2,182
  • WpVote
    Голосов 762
  • WpPart
    Частей 22
Liva, hayatını sessizce kurduğunu sanırken, annesinin ölümüyle gölgelenmiş bir geçmiş yeniden kapısını çalar. Karanlık dosyalar, saklanan belgeler, yıllarca susturulmuş gerçekler... Hepsi tek bir anahtarla gün yüzüne çıkmaya başlar. Ama asıl kilitli olan şey, belgeler değil; insanların kalpleridir. Uraz, kendi ailesinin karanlığıyla büyümüş bir adamdır. Annesinin ölümü, babasının kirli ilişkileri ve susturulmuş gerçekler onun omuzlarına erken yaşta çöken bir yüktür. Liva'yla yolları kesiştiğinde, bu yükten kaçabileceğini sanır. Oysa kader, onları aynı karanlığın iki ucuna yerleştirmiştir. Bir annenin ardında bıraktığı defter, bir anahtarın açtığı sırlar, on üç yıl sonra ortaya çıkan yüzler, ve susmanın bedelini ödemiş bir çocukluk... Bu hikâye; adaletin, sadece mahkeme salonlarında değil, insanların iç dünyasında da kazanılması gerektiğini anlatır. Aşkın, en karanlık gerçeklerin ortasında bile insanı ayakta tutabildiğini... Ve bazen bir "ev"in, dört duvardan değil, birinin yanında güvende hissetmekten ibaret olduğunu gösterir. Bu bir aşk hikâyesi değil sadece. Bu, küllerin içinden çıkan bir hayat, suskunlukla savaşan bir gerçek, ve "ne olursa olsun birbirini karanlıkta bırakmama" sözüyle örülmüş bir kaderdir. Sayfalar ilerledikçe şunu fark edeceksiniz: Bazı sırlar açıldığında can yakar... Ama kapanık kaldıklarında insanı yok eder.