Ayselcandurak adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 16,260,497
  • WpVote
    Votes 617,205
  • WpPart
    Parts 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
APEX  by nurvanel
nurvanel
  • WpView
    Reads 222,187
  • WpVote
    Votes 11,448
  • WpPart
    Parts 25
Dünya'nın dört bir tarafından gelmiş geçmiş en iyi teknolojiye sahip olarak tanınmış örgüt, bu sefer avına taktığı albayın torununu gözüne kestirmişti. Gözüne kestirmesinde büyük etken olan geçmişti. Geçmiş ve intikamlar yan yana yarışıyordu. Geçmişte yaşanılanlar intikamı körüklemişti. Lider olarak Atakurt lakabıyla tanınan Yekman Valdemar, ülkesinin en gizemli ve başarılı askerlerinden biridir. Bir gün kendisine verilen görevle hayatının değişeceğini bilmiyordu. Kendilerinden köşe bucak saklanan örgütü artık çökertmeleri gerekiyordu. Örgüt, kızın yakınındaydı. Lider Atakurt, örgütü çökertmek için kıza yakınlık kuracak ve gerekirse kızı kendisine aşık edecekti... [Kurgunun ilk yayınlanma tarihi 14/11/2023 ||| Kurgunun yeniden düzenlenerek yayınlanma tarihi 9/12/2024] (Kitaptaki olay, kişi, kurum şahsıma aittir. Hiçbir şekilde çalınamaz, kopyalanamaz ve uyarlanamaz. Bütün hakları saklıdır!)
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,834,347
  • WpVote
    Votes 193,292
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.