.
42 stories
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 8,971
  • WpVote
    Votes 1,041
  • WpPart
    Parts 2
Hipnozla, acı hissini manipüle etmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak ayna nöronlardaki aktiviteyi telkinle arttırma suretiyle suça meyilli insanlarda empatiyi arttırarak insanları içlerindeki kötülükten arındırarak suç oranlarını düşürmeyi hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe 'deli' raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Felsefi bir bilimkurgu olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilimler eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,702,057
  • WpVote
    Votes 552,327
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Bizim İçin Yazılmış by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 13,420
  • WpVote
    Votes 2,321
  • WpPart
    Parts 4
"Ünlü oyuncu Ada Göktan'ın yeni dizisinde partnerinin Özgür Ozan Özaltan olacağı konuşuluyor. Bir buçuk sene önce ilişkilerini noktalayan ikiliyi yoksa yeni bir başlangıç mı bekliyor?" Kırık kalpler, yarım kalmış hikâyeler ve eskimiş bir defter. Plakçalarda dönüp duran o şarkı. Geri gelmeyen anılar, üzeri kapatılamayan yaralar, acı kahkahalar, kavgalar ve didişmeler... Ada Göktan, yürüdüğü her yolu kendi sahnesine çevirmiş bir kadındı. Işıklar onun üzerinde durur, ayağını bastığı yer daima zirve olurdu. Özgür Ozan Özaltan ise en dipten gelen, içindeki oyunculuk ateşine sarılarak yolunu aydınlatmış bir adamdı. Ada'nın doğuştan sahip olduğu ışığı kazanabilmek için türlü mücadelelerden geçmişti fakat dişiyle tırnağıyla kazıyarak ulaştığı noktada yaptığı bir hata, kariyerini düşüşe geçirmişti. Daha önce aynı projede rol alıp birbirlerine aşık olan ikili, ayrılıklarının ardından hiç yan yana gelmemişti. Fakat onlar için yazılmış bir senaryo, işleri epey değiştirecekti.
Panorama by gunesegiderkn
gunesegiderkn
  • WpView
    Reads 61,992
  • WpVote
    Votes 5,092
  • WpPart
    Parts 17
Nilüfer Sipahi kendini bildiği andan itibaren dans ve müzik notalarıyla büyüyen bir kadındır. Hayatı bir zamanlar dans adımlarıyla şekillenirken, beklenmedik bir sağlık sorunu onu sahnelerden uzaklaştırır. Yıllardır yönünü bulmaya çalışan Nilüfer, bir umutla Panorama gazetesinin staj programına başvurur ve şaşırtıcı bir şekilde kabul edilir. Ancak küçük bir detayı gözden kaçırır: Baş editörün asistanı olacaktır. Ve o baş editör... Alperen Ataman. Disiplinli, mesafeli ve kuralcı. Üstelik Nilüfer'le hiç hoş olmayan, tesadüfi bir tanışıklıkları var. Birbirlerinden hoşlanmayan bu ikili, istemeye istemeye aynı ofisi paylaşmak zorunda kalınca, kelimelerle örülü bir savaşa girerler. Ama kelimeler bazen sadece savunma kalkanı değil, kalplere giden yolun da anahtarıdır.
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 23,929,051
  • WpVote
    Votes 1,089,166
  • WpPart
    Parts 49
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
DÜŞ ÇIKMAZI by cordeleima
cordeleima
  • WpView
    Reads 43,417
  • WpVote
    Votes 3,800
  • WpPart
    Parts 14
Leya Deniz, Türkiye derecesi ile kazandığı okuluna gelirken hem ilk aşkını hem de ilk kalp kırıklığını yaşayacağını tahmin edemedi. Ama en kötüsü kırık güvenini sarmaya başlayan ve aynı fakülteyi kazanmış, okulun kurucusunun torunu Batur Alp'in ona hayatının en büyük yalanını söyleyeceğini de... Ortak arkadaşları Yağmur'un telefonunda Leya'nın kendinden çekindiğini yazdığı mesajı gören Batur, Çağrı ile yer değiştirdi, Leya'nın kalbine Çağrı adına sıkışmak zorunda kalmış Batur Alp olarak girdi. Bunu yaparken her şeyi göze almıştı. Ama atladığı bir nokta vardı. Asla gerçeğe dönmeyeceğini bildiğin bir düş çıkmazına sıkışmak, insanın kalbine bir hançer gibi saplanır; yerinden kan değil, gözyaşı akıtırdı. Ve yalancının mumu eninde sonunda söner, sönerken kalpleri de söker. Apayrı II.
GÜNDÜZ DÜŞLERİ by fakir_sama
fakir_sama
  • WpView
    Reads 63,769
  • WpVote
    Votes 5,946
  • WpPart
    Parts 81
peki ya Asi ve Alaz eski bir ateşin ortasından birbirlerine baktılarsa? @lionheartt8 ile yazıyoruz
Masrilva'nın Aşk Bestesi by dreamonde
dreamonde
  • WpView
    Reads 253,446
  • WpVote
    Votes 22,755
  • WpPart
    Parts 24
Beste, birikmiş kira borcu yüzünden kendisini eşyalarıyla birlikte kapının önünde bulduğunda henüz yirmi bir yaşındaydı ve bir yandan üniversite okumaya çalışırken bir yandan da yalnızca hayatta kalmaya çalışıyordu. Okulların da kapanmasıyla birlikte kendini hem evsiz, hem de işsiz bulduğunda yapabilecekleri sınırlıydı. Abisinin bağlantılarını kullanarak kendisi için iş ayarladığı Masrilva, Türkiye'nin pek çok şehrinde bulunan ünlü bir otel zinciriydi ve Beste bir anda kendini Masrilva Bodrum'da animatör ekibinde bulmuştu. Hayatına bir mucize gibi dokunan Masrilva'da onu gerilim hattı yüksek bir aşk, sıcacık bir dostluk ve tam ortasına düştüğü sırlar, yalanlar, şirket içi kirli oyunların beklediğinden habersizdi. Özellikle de... Masrilva'nın sahibi... Burnu düşse yerden almayacak biricik patronu... Abisinin çok kıymetli bağlantısı... Arhan Alp Hisaroğlu'dan da habersizdi... 🌊
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,778,645
  • WpVote
    Votes 169,838
  • WpPart
    Parts 37
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Günleri Geride Bırak / Aslaz by SchoneWelt
SchoneWelt
  • WpView
    Reads 27,657
  • WpVote
    Votes 2,134
  • WpPart
    Parts 17
Kızları Ece'nin bulunmasıyla Asi ve Alaz'ın yolları tekrar birleşmiştir. Peki aile olmak?