Canım kütüphanem
7 stories
BENİM MAFYA'M | TEXTİNG by yazarimsitatli
yazarimsitatli
  • WpView
    Reads 2,315,227
  • WpVote
    Votes 85,546
  • WpPart
    Parts 46
~TAMAMLANDI~ 0545* Sizi "MAFYA" adlı gruba ekledi Bazı bölümler düzenlenmiştir. #Romantizm kategorisinde 1.Sıra✨ #3Ay kategorisinde 1.Sıra✨ #Siyah kategorisinde 1.Sıra✨ #Esir kategorisinde 1.Sıra✨ #Gençkurgu kategorisinde 1.Sıra✨ #Tutsak kategorisinde 1.Sıra✨ #Spiritüel kategorisinde 1.Sıra✨ #Macera kategorisinde 1.Sıra✨ #Gerilim kategorisinde 1.Sıra✨ #Rastgele kategorisinde 1.Sıra✨ #Aksiyon kategorisinde 1.Sıra✨ #Heyecan kategorisinde 1.Sıra✨ #Mafya kategorisinde 1.sıra✨
Rus mafyası / Yarı Texting  by be0imor
be0imor
  • WpView
    Reads 1,998,095
  • WpVote
    Votes 99,607
  • WpPart
    Parts 39
Rusya'da yaşayan kuzenine yazmak isteyen Narin, numaraları karıştırarak başka bir adama denk gelir. Denk geldiği adam, dünyaca ünlü, karanlık işleriyle bilinen, Ivan Volkov'dur...
SOKAK NÖBETÇİLERİ ALBÜMÜ  by snbeybegim
snbeybegim
  • WpView
    Reads 81,186
  • WpVote
    Votes 1,102
  • WpPart
    Parts 10
"sokak nöbetçileri bebeğim ünlü değiliz ama illaki duymuşsunuzdur." #1 - Helin 26.06.2023 #2 - koza 26.06.2023 #1- Bartu 16.11.2023 #1- Koza 16.11.2023 #1- Yankı 02.12.2023
𝒦𝒰̈𝐿𝐿𝐸𝑅 𝒜𝑅𝒜𝒮𝐼𝒩𝒟𝒜 by meduka7
meduka7
  • WpView
    Reads 573
  • WpVote
    Votes 267
  • WpPart
    Parts 6
Yüksek dağların arasında nefes almanın bile cesaret sayıldığı bir coğrafyada iki insanın yolları kesişti.Biri geçmişin sessizliğiyle savaşırken diğeri geleceğin ağırlığını omuzlarında taşırdı. Neva Alkan hem bir psikolog hem de geçmişin gölgesinden kaçmaya çalışan bir kadındı.Küller arasında doğmuş bir umut gibi yeniden filizlenmeye kararlıydı. Aren Halvorsen emirleriyle hayat kurtaran ama kalbinin içindeki sessiz emirleri hep susturan bir askerdi.Soğuk ,disiplinli ama bir o kadar da derin bir yara taşıyordu. Onları bir araya getiren kader değil,Küller arasından yükselen bir çağrıydı.Bir görevin sınırında bir ülkenin sessiz dağlarında,kalemle silahın duygu ile disiplin merhamet ile öfkenin karşılaşacağı bir nokta vardı.Ve o nokta her şeyin başladığı yer olacaktı. Alyos Timi'nin soğuk rüzgarlarla çevrili dünyasında her bir adım sessizlikle yankılanır Dostluk,görev ve fedakarlık...bunlar onların yeminidir. Ama yeminler,kalp atışlarını susturabilir mi? Bir asker,duygularını ne kadar bastırırsa bastırsın,bir bakışın ağırlığını taşıyabilir mi? Bir kadın,kendi iç savaşını kazanamadan başkalarının yaralarını iyileştirebilir mi? Neva ve Aren'in yolu bir görev dosyasında değil,bir kader çizgisinde kesişti. Ama her karşılaşmanın bir bedeli vardır...Ve bazı bedeller,sadece kalpte taşınır. Bir dağın zirvesinde başlayan,bir kalbin derinliğinde biten bir hikaye. Kimin kurtalıcağına dair tüm sınırların silindiği yerde,geriye tek bir soru kalır: "ATEŞ Mİ YAKAR,YOKSA KÜLLER Mİ?"
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,822,861
  • WpVote
    Votes 193,007
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 372,683
  • WpVote
    Votes 21,205
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,378,788
  • WpVote
    Votes 694,919
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.