Ölüp bittiklerim
6 stories
AKLIMDA | lades ' yarı texting | tamamlandı by shkazzy
shkazzy
  • WpView
    Reads 105,513
  • WpVote
    Votes 6,261
  • WpPart
    Parts 30
Üzerindeki sırılsıklam kıyafetlerinden akan damlalar parkeyi ıslatırken, "Pes et artık, Belde!" dedi sinirle burun kemerini sıkarak. Forması üzerine yapışmıştı, sıkıca kenetlediği çenesinden üşüdüğünü gayet iyi anlayabiliyordum ama her zamanki gibi inat ederek, bunu belli etmemek için elinden geleni yapıyordu. Elindeki, giymek için aldığı ama bana laf yetiştirmekten giymeyi unuttuğu kot ceketi ıslak olmayan tek şeydi ve biraz daha burada böyle dikilmeye devam ederse hem onu da ıslatıp, hem de hasta olacaktı. Kollarımı göğsümde birleştirip "Pes etmek mi?" dedim alayla. "Ben bu oyun için tavuk kemiğine dokundum be!" Gözlerini devirdi. "Evet, iki yıl önce." Omuzlarımı silktim. "Yine de dokundum o iğrenç şeye," dedim geri adım atmadan. "Hem çok istiyorsan sen pes et." "Asla," dediğinde, başımı sallayıp "Ben de öyle düşünmüştüm," diye mırıldandım. Önümdeki titreyen bedenine bakarken daha fazla dayanamadım. Nefesimi dışarı bırakıp yenilmişlikle yanına yaklaşmaya başladığımda, kaşlarını çatmış, adımlarımı takip ederek ne yaptığımı anlamaya çalışıyordu. Tam önünde durduğumda başımı kaldırıp gözlerinin içine baktım ve kısık bir sesle "Aklımda," diye mırıldanarak ısrarla üzerine giymediği ceketini aşağıdaki parmaklarının arasından çekip aldım. İki yanındaki kollarından birini kavradığımda, soğuktan buz kesen bedeninin kasıldığını anbean hissetmiştim. Umursamadan, "Giy şunu," diye mırıldandım ve sağ kolunu kaldırarak ceketin aynı taraftaki kolundan geçirmeye çalıştım. Ne yapmak üzere olduğumu anladığında, tam dibimdeki bedeninin titrediğini tüm hücrelerimle hissettim. Soğuktan olmadığına yemin edebilirdim. | Kısa hikaye
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,506,978
  • WpVote
    Votes 151,419
  • WpPart
    Parts 34
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,626,030
  • WpVote
    Votes 549,733
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
KÜFÜR YOK!  by S-Mare
S-Mare
  • WpView
    Reads 5,984,684
  • WpVote
    Votes 427,890
  • WpPart
    Parts 43
*Tamamlandı* "Sence bizden bir cacık olur mu?" dediğimde önce bana öylece baktı, sonra kahkahalarla gülmeye başladı. Öyle ki boynumdaki kolunu çekip dizlerine dayadı ve katıla katıla gülmeye devam etti. "Lan ne gülüyorsun?" diye sinirle sordum. Teyzeler pencereye çıktı ve gözleri hemen bizi buldu. "Sussana lan, Allahın belası domuz!" dedim dişlerimin arasından. "Esra, kızım hayırdır?" dedi FBI teyze. Hayrı mı kaldı be FBI teyze? Aldık başımıza belayı işte. Ama seni kırmayayım. Hayırlı uğurlu olsun! "Yok Selma Teyze!" dedim gülümsemeye çalışarak. "Arkadaşı kızın biri taciz etti arka sokakta da, kriz geçiriyor şu an." Azman aniden gülmeyi kesti ve kaşları çatıldı. "Vay vah!" dedi diğer pencereden MİT teyze. "Su getireyim mi Akın evladım?" Azman'ın gözleri ona döndü. "Yok sağol Makbule Teyze. Alıştım artık..." dedi ve gözleriyle beni işaret etti. "Bu kızın tacizlerine." Rezillik yükleniyor...%94 Kapak Tasarımı: Gölgehayaller © Tüm Hakları Saklıdır.
Yol Arkadaşım (Tamamlandı) by gamzesgl
gamzesgl
  • WpView
    Reads 127,803
  • WpVote
    Votes 9,182
  • WpPart
    Parts 53
İnsan bir hikaye anlatmaya karar verince nereden başlayacağını bilemiyor bazen. Aslında söyleyecek çok sözüm var, hissediyorum. Size hikayemi anlatacağım, hatta başka hikayeleri de. Hayat denen bu zorlu yolda yürürken yalnız olmadığınızı bilin istiyorum. Elinize batan, kalbinizi kanatan o dikenler herkesi başka şekilde buluyor. O hayat denen uçurumdan nasıl düştüm, sonra nasıl yükseldim hatta tekrar düşüp düşüp nasıl hayatta kaldım, dinlemek istersiniz belki. Ben Asya. Başlayalım mı?
OKYANUS by cemre_eren
cemre_eren
  • WpView
    Reads 202,010
  • WpVote
    Votes 11,956
  • WpPart
    Parts 31
Kaygı bozukluğu olan, çok şansız olduğunu düşünen, özgüven problemleri yaşayan Gülşah için ailesine karşı gelip başka bir şehre üniversite okumaya zaman işler daha da zorlaşır. Platonik aşık olduğu bir adam ve ona pek de iyi davranmayan arkadaşları vardır. Bir gün hayran olduğu kızın telefonunu çalışma odasında bulur, kız ona teşekkür etmek için kahve ısmarlar. Ama masaya bir süre sonra kızın arkadaş grubu da oturur. Onlardan biri fakültedeki en soğuk ve gizemli adam olan Gökçe'dir. Gülşah'ın kendisine de hayata da bakış açısı bu adamla tanıştıktan sonra değişecektir. ******************* ''Teşekkür ederim, var olduğun için. Bu karanlık dünyada, asit yağmurlarının arasında, üzerime ışık dolu bir şemsiye tuttuğun için.''