rosaignis
Bir kız çocuğu vardı, kalabalık bir evin içinde büyüyüp yine de dünyanın en yalnız yerinde yaşıyormuş gibi hisseden, çünkü annesinin suskunluğu ve babasının yokluğu onun üzerine her gün biraz daha ağır bir gölge gibi düşüyordu.
Sevgi onun hayatına hiç girmemişti; sadece başkalarının omuzlarında gördüğü, dokunamadığı bir sıcaklık olarak uzaktan var olmuştu ve bu yüzden kalbi hep kapısı kapalı, içinde eski ağlamaların yankılandığı bir oda gibi kaldı.
Terk edilmek ona küçük yaşta öğretilmiş bir kaderdi, kayıp olmak ise içine işlenmiş bir kimlikti, çünkü ailesi ona var olmanın değil, yük olmanın nasıl hissettirdiğini göstermişti.
Şimdi içinde hâlâ küçük bir kız duruyor, kırık bir anahtarla kilitli bir kapının önünde, biri gerçekten görür ve kalır diye sessizce bekleyen.
Ve bazı çocuklar iyileşmek için değil, acıyla şekillenmiş bir kalple yaşamayı öğrenmek için büyür.
Aslında acı ama bir o kadar da gerçek olan bir şey ise bazı çocuklar o acıyla birlikte ölür.
⍫
KARANLIK YÖRÜNGE