Aye164 adlı kullanıcının Okuma Listesi
7 stories
SUYUN FISILTISI (1) by Suhaznedar7
Suhaznedar7
  • WpView
    Reads 534,406
  • WpVote
    Votes 30,743
  • WpPart
    Parts 32
Gökleri inletecek derecede yağan yağmur küçük köyümüzü bertaraf edebilir güçlükteydi. Şimşeklerin çıkardığı korkunç seslerle bedenim bir kez daha titrerken yersiz olan bu korkuma mâni olamamıştım. Bir süre gözlerim kapalı bir hâlde gök gürültüsünü ve yağmur damlalarının pencereme sert vuruşunu dinledim. Çok geçmeden gözlerimi istemeye istemeye araladım. Uyumadan önce odamı aydınlatması için yaktığım üç mum yavaş yavaş etkisini yitirerek erimişti. Uyuşuk adımlarla yatağımı terk edip pencereden dışarıya doğru kaçamak bir bakış attım. Yoğun yağan yağmurdan dolayı dışarıyı pek net görememiştim. Derin iç çekişimle birlikte sırtımı dönmek üzereyken ansızın duyumsadığım ve anlamlandıramadığım bir koku genzimi yakarak etrafımı sardı. Kaşlarım anında çatılırken hemen arkamda bir gölgenin, sıcak bir nefesin tazeliğini hissetim. Nefesimi tutarak hareketlendiğimde hissetiğim o sıcak nefes yüzümü okşayarak geçmişti. Kalp atışım anında hızlandığında korkumu varlığını bilmediğim adamdan gizlemek istedim. Evimde daha doğrusu gecenin bir vaktinde yatak odamda tanımadığım bir adamla bir başımaydım! Kim bu yabancı? Gözlerim karanlığın örtemediği çehresini incelerken alıp verdiği sıcak nefesler yüzümü yalayıp geçiyordu. Boğazımda düğümlenen bağ yavaşça çözümlenirken kendimi ona bu sözleri söylerken buldum. Kesinlikle çıldırmış olmalıyım! "Bir katil olmayacak kadar güzel, bir yabancı olmayacak kadar yakınsın. Söyle bana... kimsin yabancı?" Dilimden firar eden sözlerin şaşkınlığından sıyrılamadan yabancı halimden keyif almışcasına bir ses çıkararak dudaklarını araladı. "Buldum seni ukala eşim." Not: Wattpata yayınlanan ilk Suyun Fısıltısı adlı kitabıdır.
Kader Madalyonu: Orkide | Tamamlandı by kssudeb
kssudeb
  • WpView
    Reads 21,940
  • WpVote
    Votes 1,667
  • WpPart
    Parts 33
Bazen kader, insanı yüzyıllar öncesine; var olmaması gereken bir zamana götürür. Orkide Sonay, üniversite öğrencisi sıradan bir genç kadınken, büyükannesinden miras kalan gizemli bir madalyonla tüm hayatı altüst olur. Zamanın derinliklerine savrulan Orkide, kendini 19. yüzyıl İngiltere'sinde; aristokrasinin ihtişamı ve skandalların gölgesinde bulur. Artık öğrenmesi gereken görgü, kıyafet ve sofra kuralları vardır. Bu yabancı dünyada attığı her adım bir hataya, söylediği her söz bir şüpheye dönüşebilir. Düştüğü bu zaman diliminde tamamen yalnız olan Orkide, kendisine sahte bir kimlik yaratır ve tanıştığı yakışıklı, nazik yabancıya kendisini Aurora Ophelia Swan olarak tanıtır. Nazik yabancının ise Dük Williams'ın oğlu, Lord Christopher Williams olduğunu öğrenmesi uzun sürmez. Bu anlamsız çekime kapılmak istemese de onun yanında her şey doğru hissettirir. Sanki kader onları çok daha önce birbirine bağlamıştır. Aşkın en saf hâlini Christopher'da bulan Orkide, gelecekteki ailesini özlerken bir yandan da Christopher'ın yanında kalmak ister. Ancak geçmişte atılan her adım, geleceğin kaderini değiştirebilir. Zaman onları ayırabilir. Yüzyıllar aralarına girebilir. Ama bazı aşklar... evrenin dengesini bile değiştirecek kadar güçlüdür. Rory'nin tek bir sözü her şeyi özetler: "Sadece seninle tanışmak için 215 yıl geriye geldim." Geçmişe gitmek kolaydır... peki ya geri dönmek? Aşk, sırlar ve fedakârlık birbirine karıştığında... Orkide hangi zamanı evi olarak seçecektir? Wattpad ilk yayın tarihi: 04.07.2024
GÖNÜLÇELEN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 1,131,319
  • WpVote
    Votes 97,530
  • WpPart
    Parts 35
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
I Married My Killer by Nisakihime-sama
Nisakihime-sama
  • WpView
    Reads 78,472
  • WpVote
    Votes 5,570
  • WpPart
    Parts 30
Kötü kadın karakter olarak yeniden doğdum. Ana karaktere eziyet eden bir kötü kadın. Bir çok nefreti üstüne çekmiş biri. En sonunda ise, kendi kocası tarafından öldürülen bir karakter. Ben, tabiki de bunları yaşamayacaktım. Uzun zamandır hayalini kurduğum bir novel dünyasına gelmiştim ve hemen ölmek gibi bir niyetim yoktu. Bu bedeni koruyacak ve yaşayacaktım.
LANETİN FISILTISI by Hikyapaye
Hikyapaye
  • WpView
    Reads 17,895
  • WpVote
    Votes 1,297
  • WpPart
    Parts 29
Bazı yerler vardır; adım attığında seni değiştirmeyi çoktan seçmiştir. Bazı hikâyeler vardır; içine girdiğinde artık eskisi gibi çıkamazsın. Sora, geçmişinden kaçtığını sanarak geldiği bu kasabada, aslında herkesin sakladığı bir şey olduğunu fark eder. Güçler, ırklar, akademi dersleri ve sessizce izleyen ormanlar... Hiçbiri göründüğü kadar masum değildir. Zamanla ortaya çıkan sırlar. Hayatını nasıl etkileyecek?
MASALLAR ALEMİNDE by Carpediem_neil
Carpediem_neil
  • WpView
    Reads 84,246
  • WpVote
    Votes 7,564
  • WpPart
    Parts 40
Bir varmış, bir yokmuş... Günün birinde upuzun bal rengi saçları olan güzeller güzeli bir kütüphaneci, sıradışı bir masal kitabı okumaktaymış. Hayatı boyunca her daim yapayalnız olan bu kadın, masal kitabında tıpkı kendisi gibi yalnızlıktan ölen bir kadına öyle üzülmüş ki kitabın başında ağlaya ağlaya bitap olmuş. Hüzünle masal kitabının eski sayfalarını çevirirken garip bir şeyi fark etmiş. Okuduğu resimli kitapta hikâyesine kahrolduğu karakterin çizimi tıpkı kendi yüzüne benziyormuş. Dehşet içinde kitabı kütüphane müdürüne götürmek için ayaklandığında üst raflardan kafasına düşen bir kitap, hayatını kaybetmesine neden olmuş. Gözlerini kapatırken ölümün ani soğukluğu tarafından ele geçirilmiş. Yeniden gözlerini açtığında ise okuduğu masal kitabı dışında hiçbir şey hatırlamıyormuş. Ancak onu asıl şaşırtan, yapayalnız olduğu için üzüldüğü kadının bedeninde uyanmasıymış... Vivara Thasisa'nın...
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,142,507
  • WpVote
    Votes 63,285
  • WpPart
    Parts 49
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.