BerenKantar34
"Kusursuz bir oyun, tehlikeli bir yalan ve iki inatçı ruh."
Beyza için hayat, öğrencileri, hayalleri ve ailesinden ibaret düz bir çizgiden ibaretti. Ta ki o çizgiyi, holdingin soğuk koridorlarında yürüyen, her bakışı bir emir gibi olan Ömer Akçay'a kadar. Bir gecede başlayan bir PR çalışması, iki taraf için de bir çıkış yolu gibi görünüyordu: Ömer projeyi kurtaracak, Beyza ise bu karanlık dünyadan bir an önce kurtulacaktı.
Ancak hesap etmedikleri bir şey vardı: Oyunun kuralları, Beyza'nın ailesinin kapısından içeri girdiği an değişmeye başladı. Ömer, Beyza'nın hayatına sadece bir "nişanlı" olarak değil, tüm sınırları ihlal eden bir yabancı olarak girdi.
Sahte gülüşlerin ardındaki gerçek kıvılcımlar alev aldığında, Beyza kendi elleriyle kurduğu o savunma zırhının Ömer'in kibrine karşı ne kadar zayıf olduğunu fark etti. Artık bir karar vermesi gerekiyordu: Bu oyunu kurallarına göre bitirecek miydi, yoksa kendi kurallarını yazıp ateşe mi yürüyecekti?
Çünkü bazen en büyük yalanlar, en gerçek savaşları başlatırdı.🎼