Neslin_4848
Odamdaki pencereye yağan yağmurun damlaları çarptığında çıkan tok ses karanlık odanın içinde yankılanıyordu.
Gökgürülderken ona eşlik eden şimşekle odamın içi saniyelik süreyle aydınlandı.
Yorganı boğazıma kadar çekmiş yatağın içinde iyice küçülmüştüm.
Her zaman olduğu gibi yine düşüncelerin içindeyken bu sefer yağan yağmurun sesine işlik eden bir bildirim sesiyle tüm düşüncelerimden sıyrıldım.
Komedinin üzerinde şarjda olan telefonu çekip aldım ve dünyadaki tüm kötülüklerden korunmak istercesine sığınmıştım yorganın sıcaklığına.
Telefonu açıp mesaja baktığımda WhatsApp'tan olduğunu görünce kaşlarım çatıldı.
Bilinmeyen numaradan gelen bu mesaj kalbimin hızlanmasını sağlarken parmağım mesajın üzerine gidip tıkladığında WhatsApp'ta buldum kendimi.
Bilinmeyen numara: İtiraf etmeliyim ki seni bulmak zor oldu, küçük kaçak.
Gözlerim bilinmeyen mesajın üzerinde gezindiniğinde, neredeyse telefon yüzüme düşecekti. Son anda düşmesini engeledim ancak ellerimin titremesine yapacak bir şeyim yoktu.
Ellerim titriyordu, içime çektiğim nefes ciğerlerime gitmiyordu. Bunların üstüne çenem de titremeye başladığında gözlerim çoktan dolmaya başlamıştı bile.
Bir bildirim daha.
Bir tane daha.
Ve bir tane daha.
Bilinmeyen numara: Benden kaça bileceğini sanman ne kadar da aptalca, seni küçük aptal.
Bilinmeyen numara: Eğer bir kere Meçhul Katil'in radarına girersen, çıkışın ancak ölümle son bulur.
Meçhul Katil...
Bu şehrin, hata bu ülkenin bilinmez katili. Veyahut buradaki insanların dediğine göre adaleti kendi sağlayan katil.
O kendi adaletini kendi sağlardı. Bunca yıldır devletin bile hakkında gelemediğini tek kişi.
Onlar dört kişilik bir orduydu. Ve Rusya'nın tamamı onlarındı.
Bilinmeyen numara: Kaçamadın, buldum seni, küçük kaçak.