ramo_1107 adlı kullanıcının Okuma Listesi
7 قصص
ALTI SANİYE | KİTAP OLDU بقلم fatmasamataa
fatmasamataa
  • WpView
    مقروء 63,395
  • WpVote
    صوت 6,946
  • WpPart
    فصول 22
Ekin, yıllar önce yaşadığı şehre yüksek lisans eğitimi için geri döner fakat şehrin üzerinde kara bulutlar dolaşmaktadır. Çalıştığı mağazanın genç bir adam tarafından izlendiğini fark eden Ekin, olacaklardan habersizdir. Art arda meydana gelen cinayetler, seri katil şüphesini doğururken mağazanın müdürünün ölümünden sonra oklar Ekin'i gösterir. Cinayetin peşine düşen Komiser Murat Karayel'e masumiyetini ispatlamaya çalışan Ekin, kendini geçmişle geleceğin karmaşasının ortasında bulur. Ekin'in tek bildiği, katilin gözlerinin içine daha önce baktığıdır. Geçmişin izleri, yerini gelecekteki kan izlerine bırakırken Ekin küçük intikamların peşinden koşar, Komiser Murat adaleti kovalar ve Poyraz kan izlerini silmeye çalışırken yağmur dansı yapar.
VEYL | KİTAP OLDU بقلم fatmasamataa
fatmasamataa
  • WpView
    مقروء 846,663
  • WpVote
    صوت 25,063
  • WpPart
    فصول 14
Veyl, üç kitaptan oluşan bir seridir ve ilk kitabı basılmıştır. İkinci ve üçüncü kitabı 2025-2026 yılları içerisinde basılacak ve seri tamamlanacaktır. Burada yalnızca tanıtım amaçlı bölümler bulunmaktadır. Cehennemin kapısı açıldı: Kötülerin Şehri'ne. Yekta Akay, suçluların gönderildiği Kötülerin Şehri isimli adaya düştüğünde suçlu olup olmadığını bilmiyordur. Tek bildiği, suçlu olamayacak kadar iyi bir kalbinin olduğudur. Kötülerin Şehri'nden çıkmanın iki yolu vardır: Ya adaletin biçtiği cezayı çekmek ya da ölmektir. Adadaki herkes kendi gibi kötülerle cezalandırılıyordur ve bu cezaların bir sınırı yoktur. Kötülüğün bir sınırının olmadığı bu şehirde Yekta'nın sekiz yıl, altı ay, on bir günü vardır. Kötülerin Şehri, öncüler ve yancılar tarafından yönetilir. Siyah Bölge Öncüsü Kunter, Yekta'yı yancısı yapmayı kafaya koymuştur çünkü Yekta, bir Gri'dir. Grilerin ne bir bölgesi ne bir öncüsü ne de yancısı vardır. Onlar hem her bölgeye ait hem de hiçbir yere ait değildirler ve Kötülerin Şehri halkının oyuncağı olmak için şehre düşerler. Bir Gri olarak Yekta Akay, Kötülerin Şehri'nde hayatta kalabilecek midir?
PUSULA بقلم arvs98
arvs98
  • WpView
    مقروء 6,615,107
  • WpVote
    صوت 276,459
  • WpPart
    فصول 73
Aşkın imkansızlığı kalplere dokunup, kimseyi bu kadar acıtmayacaktı. İntikamın soğukluğu damarlarınıza sokulup, sizi hiç böyle üşütmeyecekti. Ve olağanüstü yetenekler zaaflara kurban olurken, okurlar yerinde duramayacaktı. Mantığıyla aşk arasında kaldığında, ne yapardı? Sorunun cevabı kitap da.
+16 أكثر
RUH YANSIMASI  بقلم kumsallardagezen1212
kumsallardagezen1212
  • WpView
    مقروء 2,078
  • WpVote
    صوت 732
  • WpPart
    فصول 16
İki farklı bir ruh, iki farklı bir insan. Ama tek bir beden. 🕯️ Ölüm yeni bir yaşamı belirledi. Yalan büyük bir ihaneti koynunda büyüttü. Acı kimliksizliğe bürünüp onu sahte bir bedene hapsetti. Gerçekler silik bir imgeden ibaret olarak kaldı. Yalanlar bir hayatı şekillendirdi. Hiç kimse istediği bedende değildi. Hiç kimse gerçeği köreltemezdi. 🕯️
+19 أكثر
THALRON: ADANMIŞLAR بقلم asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    مقروء 394,749
  • WpVote
    صوت 33,728
  • WpPart
    فصول 15
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
BEYAZ LEKE بقلم asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    مقروء 38,336,333
  • WpVote
    صوت 2,073,535
  • WpPart
    فصول 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.