cerennokszz
Alaca vakitte gök yarılır, kara kanatların gölgesine sürünerek zehir karışırdı. Karganın çığlığı, toprağın en derinlerine işleyen bir lanet gibi yankılanırken; yılan, kıvrılışında hem ölümü hem tutkuyu taşırdı. O an gökyüzü ne aydınlıktı ne karanlık... ve kader, iki kalbi birbirine bağlayacak ilk düğümünü atardı.
"Yılanın Kalbi" operasyonunda sevgili rolüyle bir mafyanın yanına sızan Diken, görevi bittiğinde ardında kırık bir takıntı bırakır. Onun için sadece bir görevdir. Ama adam için? Bir takıntı. Bir saplantı. Bir cehennem sebebi.
O takıntı, Diken'i sonsuza kadar izleyecek bir lanet gibi peşine düşer.
Ama kader oyununu oynar: Bu kez karşısında, düşmanının en büyük düşmanı vardır. Üstlerinden gelen emirle izlediği adam... ve bilmeden kalbine düşürdüğü en yasak his: aşk.
Bu iki düşmanın arasındaki nefret, Diken'in varlığıyla yeniden alevlenir. Ve o fark eder ki, bazen bir kadının kalbi, bir ülkenin en tehlikeli savaş alanıdır.
Aşk mı sadakat mi? Görev mi kalp mi? Hangisi onu kurtaracak, hangisi öldürecek?
Biri onu unutmamak için yanacak, diğeri onu anlamak için karanlığa adım atacak.
Ve Diken... Yine ikisinin arasında, kendi dikenlerine dolanacak.
Bir yanlarında kapanmayan yaralar, diğer yanlarında birbirine dokunan korkular. Ne gecenin karanlığına sığabildiler... Ne gündüzün aydınlığına. İkisinin arasında, yarım kalmış bir ışığın ortasında doğdu onların hikâyesi.
Gündüzün aydınlığından, gecenin karanlığından korkan iki yürek... Bir tarafı kan, bir tarafı umut. Bir tarafı bedel, bir tarafı teslimiyet.
Yılan'ın ininde, Karga'nın kanadına...
Alacalı bir Dilrubâ.